WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/4686 E.  ,  2024/232 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle Öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli 2014/401 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli 2014/401 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararına sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 16.10. 2018 tarihli 2017/189 Esas 2018/9785 Karar sayılı ilamı ile;

"...1-Katılanlar ... ve ...'ın yaralanmalarının niteliğine ilişkin kesin doktor raporları aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2-Sabah saat 07:10 sıralarında bölünmüş toplam 4 şeritli Muş Bitlis Karayolu üzeri Bulanık yol kavşağında sanığın idaresindeki 07 LBZ 74 plakalı araçla seyir halinde iken, karşı istikamete geçerek, karşı istikametten sol şeritte gelen katılan ...'ın idaresindeki ... plakalı araca çarptığı, Yunus'un idaresindeki aracın takla atıp şarampole yuvarlandığı olayda, Yunus'un aracındaki ...'ın hayatını kaybettiği, katılan ... ve aracında yolcu olarak bulunan mağdur ..., katılanlar Sadık, Semiran ve Aynur'un ise çeşitli şekillerde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu, katılan ...'un ise kusurunun olmadığı dikkate alındığında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde bir miktar daha asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeyerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında az ceza tayini,

Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirlenmemesi suretiyle TCK‘nın 52/3.maddesine aykırı davranılması....” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli 2018/314 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 36.450 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli 2018/314 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararına sanık müdafi tarafından temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 30.04.2020 tarihli 2019/13445 Esas 2020/6285 Karar sayılı ilamı ile; ''..Sanık müdafii 30/04/2009 tarihli duruşma yönünden mazeret bildirdiği halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması...'' sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine temyize konu Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli 2021/10 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 36.450 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.08.2021 tarihli ve 2021/101629 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteminin kusur raporuna itiraz edildiğine ve sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle fazla ceza verildiğine ilişkindir.

2.Katılanlar vekilinin temyiz isteminin süre tutum dilekçesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.15.06.2014 günü, saat 07.10 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 07 LBZ 74 plaka sayılı otomobil ile Bitlis istikametinden Muş ili istikametine seyrederken olay mahalline geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçların yol bölümüne geçip sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu ölümlü, yaralanmalı dava konusu olay meydana gelmiştir.

2.Kaza tespit tutanağına göre, meydana gelen kazada sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94 üncü maddesinin "bölünmüş yollarda karşı yöndeki trafik için ayrılan yol bölümüne girmek" kusurunu ihlal ettiği, diğer sürücü ...'ın ise kusurunun olmadığı belirlenmiştir.

3. Savcılık aşamasında keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın bölünmüş karayolunda Muş ili istikametinden Bitlis ili istikametine kendi yolunda hiçbir trafik kuralı ihlali yapmadan seyrettiğinden dolayı herhangi bir kusurunun tespit edilemediği, 07 LBZ 74 plakalı otomobil sürücüsü sanık Habib Ulaşkın'ın bölünmüş karayolunda ters istikamete girerek şerit ihlal etmesi sebebiyle kazaya sebebiyet verdiği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde yazılı asli kusurlardan (b) bendini "bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme" ihlal ettiğinden dolayı kazada asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4. Kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.12.2014 tarihli rapora göre,
a-Sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş yolda seyrederken olay mahalline geldiğinde sevk ve idare hatasıyla aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen araçların yol bölümüne geçip sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu,

b-Sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş yolu takiben seyrederken olay mahalline geldiğinde karşı yönden direksiyon hakimiyetini kaybederek gelip önünü kapatan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda mevcut şartlarda alabileceği önlem ve kazaya etken kural ihlalinin olmadığı anlaşılmakla sonuçta atfı kabil kusurunun olmadığı belirlenmiştir.

5. Dosyada mevcut otopsi raporunda ...'ın kesin ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı meydana gelen kafatası kemikleri çok parçalı açık kırığı, beyin dokusu hasarı sonucu ortaya çıkan beyin travmasına bağlı solunumun ve dolaşım durması sonucu olduğu tespit edilmiştir.

6. Dosya kapsamında alınan adli raporlara göre, katılanlardan ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale giderilebilir şekilde, katılan ...'ın Basit tıbbi müdahale ile giderilemez, ağır (4) derece kemik kırığı derecesi ile, katılan ... basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandıklarının tespit edildiği anlaşılmıştır.

7. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında özetle, birden tansiyonun yükseldiğini ve gözlerinin karardığını bir ses duyduğunu sonrasında hava yastığının patladığını gördüğünü beyan ettiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3 ncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne ve beş kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin reddi ile hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli 2021/10 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 5 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 3 yıl 4 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 30 TL olarak hesabıyla 36.450 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.