12. Ceza Dairesi 2021/41 E. , 2024/2113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/103 E., 2016/330 K.
SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma, onama
Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 62/1, 52/2, 51/1-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca şantaj suçundan kurulan hükmün onanmasına, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ceza miktarına, takdiri indirim nedenlerinin oluşmadığına, resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, suça konu görüntülerin rıza ile çekilip çekilmediğinin araştırılmadığına, resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir dönem birliktelik yaşadığı katılan ile girmiş olduğu cinsel ilişkiyi önceden yerleştirdiği cep telefonunun kamerası ile kayda aldığı, katılanın ilişkiyi sonlandırması üzerine kendisi ile görüşmeye devam etmediği takdirde söz konusu görüntüleri ailesine göndereceğinden bahisle tehdit edip görüntüleri katılanın inanması için katılana gönderen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. ve 107/2-1. maddelerindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A) Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecinde ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12.02.2016 tarihli ve 2016/317 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2.cümlesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi talep edilmesine rağmen sanık hakkında ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 134/2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması.
Emanete bulunan suça konu kayıtların alanında uzman bir bilirkişiye verilerek söz konusu görüntü ve seslerin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dökümünün yaptırılarak kayıttan katılanın haberdar olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ve araştırma yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Dosya kapsamına göre; bir dönem birliktelik yaşadığı katılan ile cinsel ilişkiye girdikleri sırada önceden yerleştirdiği cep telefonunun kamerası ile cinsel ilişkiyi katılanın rızası dışında kayda alıp katılanın ayrılması üzerine katılan ile birlikteliğe devam etmek için katılana gönderdiği iddia ve kabulüne konu olayda; katılanın cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerin katılanın kendisine gönderilmesi nedeniyle yetkisiz üçüncü kişi ve kişilerle paylaşılmaması nedeniyle 5237 sayılı 134/2. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşmadığı ancak görüntülerin katılanın rızası dışında kaydedilmesi nedeniyle aynı Kanun'un 134/1-2.cümlesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının uzun süreli olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olduğu kabul edilerek sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince işlenen fiillerin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde madde öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezaların asgari hadden tayin edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kastamonu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanın vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!