WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/3928 E.  ,  2024/1815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/206 E., 2016/735 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 52/4 maddesi uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri;Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu eşyaların kendisine ait olmadığını, ismini hatırlamadığı bir kimse tarafından değeri olup olmadığını öğrenmesi amacıyla kendisine getirildiğini, hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, yapılan yargılama, sanık savunması, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde sanığın... Mahallesi, köprü girişinde buluduğu sırada elindeki poşet içerisinde Kültür varlığı niteliğinde olduğu değerlendirilen sikkelerin bulunduğu, suça konu sikkeler üzerinde alınan rapor sonucu söz konusu sikkelerden beş adedinin 2863 Sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğinde olduğunun belirlendiği, her ne kadar sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ve birbiri ile çelişen beyanlarda bulunmuş ise de; sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olması nedeniyle itibar edilemeyeceği, bu sebeple sanık üzerine atılı suçun sübut bulduğu vicdani kanısına ulaşılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Kabule göre de;
A. Olay günü saat 13:00 sıralarında sanığın...ilçesi,... Mahallesi, köprü civarında elindeki poşetiçerisinde bulunan tarihi eser olduğu değerlendirilen eşyalar ile birlikte yakalandığı, mahkeme huzurunda vermiş olduğu savunmasında eşyaların başkasına ait olduğunu, olası değerini öğrenmesi amacıyla kendisine bıraktığını beyan ettiği, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,

B. 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu belirlenen dava konusu eserlerin, aynı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle...3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.