WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/3761 E.  ,  2023/2921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/275 E., 2019/230 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanık müdafiinin 20.03.2020 tarihli temyiz talebinin incelenmesinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ve 7201 sayılı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık ...'ın yokluğunda açıklanan 13.12.2019 tarihli kararın tebliği için sanığın duruşmada bildirdiği en son adres olarak "KTÜ Farabi Hastanesi PTT Şubesi Merkez/Trabzon" esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde, doğrudan mernis adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği kabul edilerek, sanık müdafiinin temyiz talebi kabul edilmiştir.

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/71 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve 2012/71 Esas, 2014/11 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2017 tarihli ve 2015/14111 Esas, 2017/7480 Karar sayılı kararı ile "Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmaz üzerine sanık ... tarafından 42 metrekare, tek katlı yapı inşa edildiğinin 09.01.2011 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, sanık ...'in aşamalardaki savunmasında, damatları olan sanık ... ...'in araziyi kullanmak üzere kendisinden ve kardeşi olan diğer hissedarlardan muvafakatname aldığını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut Bursa 18. Noterliği tarafından tanzim edilen 12.01.2012 tarihli muvafakatname içeriğinden Çaykara ilçesi, Uzungöl beldesi, Yenimahalle'de kain, tapunun 102 ada 10 parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine sanık ...'ın baraka (bungalov) inşa etmesine, bilabedelle süresiz olarak kullanmasına, ilgili belediye nezdinde yapılması gerekli her türlü iş ve işlemleri yerine getirmesine, hissedarlar olarak rıza ve muvafakat edildiğinin anlaşıldığı, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ve anılan kararın mahallinde ilan edildiğine dair tutanakların dosya arasına alındığı, bu itibarla sanığın inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan" hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2017/275 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna Aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 51/1-3 ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; keşif sırasında mahalde bulunan inşaat malzemelerinin sanığa ait olmadığına, bilirkişi raporunun sanığa tebliğ edilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmaz üzerine sanık ... tarafından 42 metrekare, tek katlı yapı inşa edildiğinin 09.01.2011 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, sanık ...'in aşamalardaki savunmasında, damatları olan sanık ...'ın araziyi kullanmak üzere kendisinden ve kardeşi olan diğer hissedarlardan muvafakatname aldığını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut Bursa 18. Noterliği tarafından tanzim edilen 12.01.2012 tarihli muvafakatname içeriğinden Çaykara ilçesi, Uzungöl beldesi, Yenimahalle'de kain, tapunun 102 ada 10 parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine sanık ...'ın baraka (bungalov) inşa etmesine, bilabedelle süresiz olarak kullanmasına, ilgili belediye nezdinde yapılması gerekli her türlü iş ve işlemleri yerine getirmesine, hissedarlar olarak rıza ve muvafakat edildiğinin anlaşıldığı, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ve anılan kararın mahallinde ilan edildiğine dair tutanakların dosya arasına alındığı, bu itibarla sanığın inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinde zorunluluk bulunduğu, sanık ... hakkında yargılama devam ederken savunmasında söz konusu yapıyı yıktığını beyan ettiğinden bahisle suça konu yere suç teşkil edilen yapının yıkılıp yıkılmadığı, kaldırılıp kaldırılmadığı, sit alanına geri dönüşümsüz zarar verip vermediğinin tespiti açısından 23.10.2019 tarihinde keşif icra edilmiş inşaat ve ziraat bilirkişisinin 08.12.2019 tanzim tarihli bilirkişi raporunda yapının kullanılan beton ve harçlı imalatlar ve alan nedeni ile basit yapı niteliğinde olmadığı, sit alanına yapılan müdahalenin ve zararın yaşanan toprak kaybı ve bozulan bitki örtüsü bütünlüğü nedeniyle geri dönüşümsüz olduğuna ilişkin rapor ettiğinin görüldüğü hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu" gerekçesi ile sanığın mahkûmiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmaz üzerine sanık ... tarafından 42 metrekare, tek katlı yapı inşa edildiğinin 09.01.2011 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, sanık ...'in aşamalardaki savunmasında, damatları olan sanık ...'ın araziyi kullanmak üzere kendisinden ve kardeşi olan diğer hissedarlardan muvafakatname aldığını beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut Bursa 18. Noterliği tarafından tanzim edilen 12.01.2012 tarihli muvafakatname içeriğinden Çaykara ilçesi, Uzungöl beldesi, Yenimahalle'de kain, tapunun 102 ada 10 parselinde kayıtlı gayrimenkul üzerine sanık ...'ın baraka (bungalov) inşa etmesine, bilabedelle süresiz olarak kullanmasına, ilgili belediye nezdinde yapılması gerekli her türlü iş ve işlemleri yerine getirmesine, hissedarlar olarak rıza ve muvafakat edildiğinin anlaşıldığı, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 tarih ve 3332 sayılı kararı ve anılan kararın mahallinde ilan edildiğine dair tutanakların dosya arasına alındığı, bu itibarla sanığın inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinde zorunluluk bulunduğu, sanık ... hakkında yargılama devam ederken savunmasında söz konusu yapıyı yıktığını beyan ettiğinden bahisle suça konu yere suç teşkil edilen yapının yıkılıp yıkılmadığı, kaldırılıp kaldırılmadığı, sit alanına geri dönüşümsüz zarar verip vermediğinin tespiti açısından 23.10.2019 tarihinde keşif icra edilmiş inşaat ve ziraat bilirkişisinin 08.12.2019 tanzim tarihli bilirkişi raporunda yapının kullanılan beton ve harçlı imalatlar ve alan nedeni ile basit yapı niteliğinde olmadığı, sit alanına yapılan müdahalenin ve zararın yaşanan toprak kaybı ve bozulan bitki örtüsü bütünlüğü nedeniyle geri dönüşümsüz olduğuna ilişkin rapor ettiğinin görüldüğü hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu" gerekçesi ile sanığın mahkûmiyetine dair hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

2. Bozma ilamı sonrası icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 11.12.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu yapının bütünselliğinin bozulduğu, beton harçlı imalatların kaldırılmadığı, yapıdan sökülen taşınabilir malzemenin parsel yüzeyinde gelişi güzel istiflendiği, bu hali ile yapının tam olarak kaldırılmadığı, sit alanına yapılan müdahalenin ve zararın yaşanan toprak kaybı ve bozulan bitki örtüsü bütünlüğü nedeni ile geri dönüşümsüz olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık tarafından, 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda inşa edilen yapının kaldırılmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi karşısında, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2017/275 Esas, 2019/230 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.