WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/3565 E.  ,  2024/930 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Hükmün açıklanması ile mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2013 tarih, 2012/278 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2.Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2013 tarih, 2012/278 Esas, 2013/167 Karar sayılı kararının katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.02.2015 tarihli ve 2014/8119 Esas, 2015/1786 Karar sayılı ilamı ile özetle ".... sanığın sübuta eren eylemi nedeniyle 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraatine karar verilmesi, "nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 74/1, 77/1-2.cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/511 Karar sayılı kararının 04.11.2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 06.02.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a maddesinde tanımlanan eşe karşı kasten yaralama suçunu işlediği ve Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 16.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/477 Esas, 2019/22 Karar sayılı kararı ile açıklandığı anlaşılmış olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.06.2021 tarihli, 2021/71780 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın bu yönüyle düzeltilerek onanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece sanığın 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olmayan arazide yapılan kazıya iştirak ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Temyiz dışı sanık ...'e ait arazide temyiz dışı sanıklar...' ve temyize konu sanık ...'in de katılımları ile izinsiz olarak kazı yapıldığı, zira görüşme içeriklerine göre sanıklar ...'ın bizzat kazı çalışmalarında bulundukları, diğer sanıkların ise aşama aşama kazı eylemini takip ederek, kazı yapılan alanın başkaları tarafından fark edilmemesini sağlayarak ve suç aletlerini temin ederek gerçekleştirilen kazı eylemine 5237 sayılı TCK'nın 37 ve 38. maddesi kapsamında katıldıkları, arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen 28/02/2013 tarihli rapor ile suça konu kaçak kazı çukurları içerisinde ve çukurların bulunduğu alanda 2863 sayılı Kanun'a aykırılık gösteren herhangi bir buluntu yer almadığının, söz konusu taşınmazların sit alanı olarak tespit ve tescil kaydının da bulunmadığının belirlendiği dosya kapsamında, sanığın 2863 sayılı Kanun'un 74/1-2. maddesinde tanımlanan suçu işlediği sabit olmakla,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, hükümde, "2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında taşınmaz kültür varlığı niteliğine haiz olmayan arazide yapılan kazıya iştirak eden sanık hakkında tayin edilen temel hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 74/1-ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin yanlış gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması," ve "Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" hususları
Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “ 77/1-2. cümlesi” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine, “74/1-2.cümlesi” ibaresinin eklenmesi ve hükme son bent olarak "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 2.725,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.