WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/3408 E.  ,  2023/2744 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/315 E., 2020/341 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/247 Esas, 2015/879 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci madddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir.
2. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2015/247 Esas, 2015/879 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 24.02.2020 tarihli ve 2019/6010 Esas, 2020/1911 Karar sayılı ilâmıyla özetle; dosya içeriğine göre; sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri içinde, iki yönlü, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, aydınlatmalı yolda, saat 23:30 sıralarında seyir halindeyken, petrol istasyonuna girmek için sola manevra yaptığı esnada, karşı şeritten gelmekte olan ölenin idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde meydana gelen ve sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin ölmesine sebebiyet verdiği olayda; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/315 Esas, 2020/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkraları uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.06.2021 tarihli ve 2020/106518 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Sanığın kazada kusurunun bulunmadığına,

2.Deliller toplanmadan bilirkişi incelemesi yaptırıldığına,

3.Ceza miktarına,

4.Katılanların tüm hukuki ve cezai haklarından feragat etmesinin hüküm kurulurken dikkate alınmadığına,

5.Vesaire,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Çivril Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Çivril/... yolunda seyir halindeyken Çavdaroğlu Petrol istasyonuna girmek için sola manevra yaptığı sırada karşı istikametten gelen ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu...'nin yaralanması nedeniyle tedavi gördüğü Denizli Servergazi Devlet Hastanesinde 11.02.2015 tarihinde vefat ettiği, ...'nin kesin ölüm nedeninin trafik kazası sonucunda gelişen C4-5 servikal diskolasyonu ve medulla spinalis yaralanması nedeniyle tedavi görmekte iken gelişen komplikasyonlar (akciğer atalektazisi, enfeksiyonlar) olduğunun dosya arasında bulunan 11.02.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında belirtildiği, soruşturmaya konu trafik kazasının oluşumunda sanık ...'in dosyadaki aldırılan raporlara ve tutanaklara göre tam kusurlu olduğu, ...'nin ise kusurunun bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanık ...'in taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.

2. Kaza tespit tutanağı ve eki kroki ile ölü muayene ve otopsi tutanağı dosya kapsamında mevcuttur.

3. Sanık müdafii tarafından 02.01.2020 tarihli ibranamenin temyizi dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulduğu belirlenmiştir.

4. Dosya kapsamında yer alan; 01.03.2015 tarihli ve 09.07.2015 tarihli trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlarda özetle; sanığın manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması sebebiyle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
1. Sanığın idaresindeki araçla yerleşim yeri içinde, iki yönlü, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, aydınlatmalı yolda, saat 23:30 sıralarında seyir halindeyken, petrol istasyonuna girmek için sola manevra yaptığı esnada, karşı şeritten gelmekte olan ölenin idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde meydana gelen olaya sanığın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporlardaki kusur tayininin de oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin kusur tayinine ve bilirkişi raporlarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

2. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin ceza miktarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

3. Sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçunun 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında hükme bağlandığı ve atılı suçun takibinin şikayete tabi olmadığı nazara alınarak, sanık müdafiinin katılanların tüm hukuki ve cezai haklarından feragat etmesinin hüküm kurulurken dikkate alınmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.

4. 5271 sayılı Kanun'un ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 E., 2018/382 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu ve 232 nci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, sanık hakkında “Sanığa verilen sonuç hapis cezasının kısa süreli olmaması sebebiyle” şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2020 tarihli ve 2020/315 Esas, 2020/341 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.