12. Ceza Dairesi 2021/2981 E. , 2024/260 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
1.Suça konu alanın I. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sanığın yeterli araştırma yapması halinde bu hususun ortaya çıkacağına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin Kabulü;"Dosyada bulunan sanık savunması, ...'nın 12.02.2016 tarihli yazı cevabı, ...'nün yazı cevabı, mahallinde yapılan keşif, Jeoloji Yüksek Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, İnşaat Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 15.04.2016 tarihli rapor ve tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/30 numaralı iddianamesiyle Urla İlçesi, İçmeler Mahallesi, 1148 sokak, No:45 adresinde I. Derece doğal sit alanı içerisinde bulunan Tapunun 387 ada, 15 parsel maliki sanığın yapısını ruhsat ve projesine aykırı imal ettiği iddiası ile yargılamasının yapılarak 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet ettiğinden bahisle aynı kanunun 65 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; iddia, sanığın savunması ve sanığın savunmasını destekler 15.04.2016 tarihli raporda kent haritası fofoğraflarından, google harita bilgilerinden ve imalatın inşaatına ilişkin beton tuğla ve diğer yapı elemanları ile yapılan incelemeler sonucuna dava konusu yapının 12 Ekim 2004 tarihinden önce inşa edildiği belirtilmesi karşısında, bu tarihle dava tarihi arasında 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 7,5 yıllık zaman aşımı dolduğu anlaşıldığından bu eylem nedeniyle açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmiştir. " denmiştir.
B. Sanık savunmasında; "Bu hususta daha evvel polis karakolunda verdiğim ifademi tekrar ederim. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 1148 Sokak, No:5 adresindeki taşınmazı 40 sene önce satın aldım, bu tarihten evvel yaklaşık 24 yıl önce de bir teneke baraka yaptığım doğrudur, ben bu yapıyı yaparken buranın sit alanı olduğunu bilmiyorum, bilseydim zaten bu yapıyı yapmazdım, yine bu barakanın imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturduğunu bilmiyordum, öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan yasa hükümleri uygulansın, savunmam ve diyeceklerim bundan ibarettir, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
13.08.2015 tarihli yapı tespit zaptı ile Mülga İzmir I numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Böle Kurulu’nun 08.02.2008 tarih ve 2969 sayılı kararı ile tescil edilen II. Derece doğal sit alanı içerisinde kalan Urla ilçesi, İçmeler Mahallesi, 387 ada 15 numaralı parsel üzerinde tek katlı kargir ev inşaa edildiği tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece 25.03.2016 tarihinde inşaat bilirkişi ve jeoloji mühendisi bilirkişisi eşliğinde keşif yapıldığı, 15.04.2016 tarihli inşaat bilirkişi raporunda suça konu binanın kent haritası fotoğraflarından, imalatın inşaatına ait beton, tuğla ve diğer yapı elemanlarında yapılan el ve göz muayenesi ile renk değişimi ve solmalar, eskime durumu, parlaklık, dökülmeler dikkate alınmak suretiyle 12.10.2004 tarihinden önce inşa edildiği kanaatine varıldığının bildirilmesi karşısında mahkemece 12.10.2004 tarihi ile dava tarihi arasında 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 7,5 yıllık zaman aşımı dolduğu anlaşıldığından bu eylem nedeniyle açılan davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
12.10.2004 tarihi öncesi olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/526 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!