12. Ceza Dairesi 2021/2318 E. , 2023/3965 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/109 E., 2020/496 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl 11 ay süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir.
2. Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 06.01.2020 tarihli ve 2019/3010 Esas, 20120/23 Karar sayılı ilâmıyla özetle; yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanması sırasında, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 2 yıl 11 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararı üzerine Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/109 Esas, 2020/496 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına, karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.04.2021 tarihli ve 2021/41992 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1.Kusurun belirlenebilmesi için mahkemece keşif yapılması ve keşif sonucunda bilirkişi raporu alınması gerektiğine,
2.Sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına,
3.Ceza miktarına,
4.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Bulanık Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Yapılan yargılamada tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, olay günü sanığın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı ... ile Türk Telekom İlköğretim Okulunun park yerinden çıkarken maktule çarptığı, maktulun aracın sağ ön tarafının altında kalarak vefat ettiği, alınan bilirkişi raporlarında sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın okul bahçesinde gerçekleştiği hususunun sanığın daha fazla dikkatli olmasını gerektirdiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu, sanığın arabaya top çarptığını zannettiği şeklindeki hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmiş, kusurun yoğunluğu ve olayın gerçekleştiği yer dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulmuştur."
2. Olay yeri inceleme raporu ve eki kroki ile olay yeri inceleme, 03.06.2015 tarihli ölü muayene tutanağı dosya kapsamında mevcuttur.
3. Dosya kapsamında yer alan; 02.11.2015 tarihli trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, sanığın trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede kusurlu olduğu, 22.02.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda özetle; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 E., 2018/20 K. sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 E., 2018/16 K. sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile birlikte 5275 sayılı Kanun'un 106 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık müdafinin temyiz isteği yönünden;
1.Sanığın idaresindeki araçla park halinde bulunduğu okul bahçesinden çıkmak amacıyla aracını çalıştırıp, okul çıkış kapısına doğru yöneldiği esnada, manevra alanı içerisinde bulunan maktüle çarparak ölümüne tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen kusur durumuna ilişkin raporlardaki kusur tayininin de oluş ve dosya kapsamına uygun olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla; sanık müdafiinin kusurun belirlenebilmesi için mahkemece keşif yapılması ve keşif sonucunda bilirkişi raporu alınması gerektiğine ve sanığın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz istekleri reddedilmiştir.
2. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin ceza miktarına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteği reddedilmiştir.
3. Sanığa verilen ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bulanık Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/109 Esas, 2020/496 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!