WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/1703 E.  ,  2024/1407 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 43/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; şantaj suçunun unsurlarının oluşmadığına, şantaj suçunun birden fazla kez gerçekleştiğine ilişkin delillerin açıklanmadığına, sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin kastının belirlenemediğine, sanığın temyiz sebepleri; mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine, yanlış anlaşılma olduğuna, mağdur ile evlenme aşamasında olduklarına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir dönem duygusal birliktelik yaşadıkları mağdurun görüşmeye devam etmediği takdirde beraberlikleri dönemde çekinmiş oldukları resimleri ve cinsel içerikli mesajlaşma içeriklerini yakınlarına göndereceğinden bahisle tehditte bulunan ve rızası dışında resimleri ve cinsel içerikli mesajlaşma içeriklerine dair ekran görüntülerini tanık Ufuk'a gönderen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve aynı Kanun'un 107/1. maddesindeki şantaj suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiş, şantaj suçunun birden fazla kez yapıldığı gerekçesi ile TCK'nın 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A) Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın ve Cumhuriyet savcısının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun TCK'nın 139/1. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurun 31.03.2016 tarihli sanığın da hazır olduğu duruşmada şikâyetinden vazgeçtiği, sanığın da vazgeçmeye açıkça karşı çıkmaması nedeniyle sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken, eylemin şikâyete tabi olduğu gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünde hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 134/2. 139/1. 73/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,

B) Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/49 Esas, 2015/337 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi nedeniyle bozma isteyen Tebliğnamenin (4) numaralı bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanığın ve Cumhuriyet savcısının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanığın bir dönem duygusal birliktelik yaşayıp ayrılan mağduru ilişkiye devam etmediği takdirde beraberlikleri döneminde çekinmiş oldukları resimleri ve cinsel içerikli mesajlaşmaları yakınlarına göndereceğinden bahisle tehdit etmesine konu olayda; sanığın mağduru tehdit etmediğine ilişkin savunması karşısında, dosya arasında bulunan mesaj içeriklerine göre mağdurun sanık ile ilişkiye devam etmeye yönelik mesaj göndermesi ve dosya arasında bulunan mesaj içerikleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı şantaj suçunu işlediğine dair mağdurun soyut beyanı dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek zincirleme suç hükümlerine ilişkin uygulaya yönelik delillerinde nelerden ibaret olduğu açıklamadan yasal, yeter ve geçerli gerekçesiz olarak yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.