WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/1556 E.  ,  2024/1406 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 52/2, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; şantaj suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, gizli çekilen görüntü ifşa etmediğine, görüntünün rıza dahilinde çekildiğine, ceza miktarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir dönem birliktelik yaşadığı katılanın bilgisi dışında kaydettiği katılan ile yapmış olduğu cinsel ilişkiye ait görüntüleri ilişkilerini devam ettirmediği takdirde ifşa edeceğinden bahisle tehdit eden, daha sonra söz konu görüntüleri CD ye aktarıp katılanın babasının iş yerine kapının altından atarak ifşa eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2. ve 107/2-1. maddelerindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A) Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
22.09.2015 olan suç tarihin gerekçeli karar da 05.10.2015 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiş, Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B) Özel Hayatın Gizliliğini ihlal Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
18 yaşından küçük olduğu dönemde katılan çocuğun cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüsünün CD'ye aktarılarak katılanın babasının iş yerine bırakılmasına konu olay hakkında zamanaşımı süresi içerisinde dava açılabileceği mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

1.Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.11.2015 tarihli iddianamesindeki "...kız arkadaşı olan mağdure ile rıza çerçevesinde gerçekleşen cinsel birlikteliği mağdurenin bilgisi dışında gizli bir şekilde kamerayla kayda aldığı..." iddiasına konu olayda; 08.10.2015 tarihli CD inceleme ve izleme tutanağına göre mağdurun göğüslerinin gözüktüğü yarı çıplak olduğu halde cinsel birlikteliğe dair görüntü kaydı olduğunun bildirilmesine ve katılan ...'nin cinsel birlikteliğin şikayet tarihinden 5-6 ay kadar önce çekilmiş olduğuna dair beyanları karşısında, sanığın sübut bulan eyleminin katılanın cinsel organının gözüktüğü fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntüsünün katılanın rızası dışında kaydedilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesindeki görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu ve ayrıca, 18 yaşından küçük olduğu dönemde katılan çocuğun cinsel arzuları tahrik ve istismar eden, toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüsünün kaydedilmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 226/3-1. cümlesindeki müstehcenlik suçunu da oluşturduğu, TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren TCK'nın 226/3-1. cümlesindeki müstehcenlik suçundan hüküm kurulması, görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesindeki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde düzenlemeye aykırı olarak iddianame dışına çıkılarak söz konusu görüntülerin ifşa edildiği kabul edilerek TCK'nın 134/2. maddesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Nisan 2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 05.10.2015 olarak gösterilmesi,

3.Kabul ve uygulamaya göre de;

a)Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5237 sayılı TCK'nın 139/1. maddesi gereğince şikayete tabi olduğu ve 5271 CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, sanığa yüklenen suçların işleniş biçimine, zamanına ve gerçekleşme şekillerine göre; özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, bu kapsama girmeyen şantaj suçuyla birlikte işlenmediği dikkate alındığında soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nınn 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

b)Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.03.2024 tarihinde karar verildi.