12. Ceza Dairesi 2021/1492 E. , 2024/2275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/469 E., 2016/1432 K.
SUÇ : Şantaj, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece sanık hakkında şantaj suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 107/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 30.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin ikinci cümlesi ve 62. maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca şantaj suçundan hükmün onanmasına, görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılanın 2011 yılında sanığa ait evde cinsel ilişkiye girdikleri, cinsel ilişkiye girdikleri sırada sanığın gizli kamera ile görüntülerini kaydettiği, katılanın kendisi ile sanığın isteklerini yapmazsa görüntüleri yaymakla korkuttuğu olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 107/1 ve 134/1. maddesinin ikinci cümlesindeki şantaj ve görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Şantaj Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi suçu yönünden;
Sanığa isnat edilen TCK'nın 134/1. maddesinin ikinci cümlesindeki görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanun'un 139/1. madde ve fıkrası gereğince şikayete tabi olduğu, gerek sanığın savunmasına gerek katılanın beyanına göre, iddiaya konu fiili ve failin kim olduğunu en geç 2011 yılında öğrenen katılanın, TCK'nın 73/1. madde ve fıkrasında öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 29.04.2015 tarihinde şikayette bulunduğu ve dosya içeriği itibariyle de CMK’nın 223/9. madde ve fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşılmakla; kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK'nın 134/1-2, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. madde ve fıkraları gereğince DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!