WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/1243 E.  ,  2024/1909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/210 E., 2016/76 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3-7-8 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, sanığın yapmış olduğu eylemin basit onarım niteliğinde olduğuna, yeni bir kaçak yapı niteliği taşımadığına, basit onarım için sanığın izin aldığına, sanığın zarar verme kastı olmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluştuğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, iddia, sanık savunması, keşif, mahalli bilirkişi, teknik bilirkişi raporları, suça konu yerin sit alanı sınırları içerisinde olduğunu gösterir kroki, kaymakamlığın ilan tutanağı ve dosyadaki diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; sanığın, ...ilçesi,...mahallesi mevkiinde ...Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 3332 sayılı kararı ile sit alanı olarak ilan edilen 156 ada, 1 nolu parselde 2015 yılı içerisinde kaçak inşaat yaptığı, bu suretle doğal yapıyı bozduğu, davaya konu alanın imar planı bulunmadığı, sanığın Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun bölgenin yapılaşma şartlarını belirlediği kararlarına aykırı hareket ederek atılı suçu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiştir.

Suça konu alanın ...Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 04.12.1998 gün 3332 sayılı kararı ile III. derece doğal sit alanı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 22.12.2015 tarihli yazısı ile sanığın inşaat yapmak için kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadığı, ...Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca yapı izni ile ilgili alınmış bir karar bulunmadığı bildirilmiştir.

Mahkemece 02.03.2016 tarihinde mahallinde fen ve inşaat bilirkişisi refakatinde keşif yapılmış, keşif akabinde alınan 09.03.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda suça konu yapının III. Derece doğal sit alanı sınırları içerisinde olduğu, 01.04.2016 tarihli inşaat bilirkişisi raporunda taşınmaz üzerindeki yapıların betonarme imalatlar nedeni ile kalıcı yapılardan olduğu, izinsiz ve kaçak yapılarak sit alanının doğal yapısına zarar verdiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmayarak, tebliğnamedeki düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.