12. Ceza Dairesi 2021/1178 E. , 2023/3675 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/198 - 2016/436
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hazine vekili, 08.10.2015 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 21.11.2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15.07.2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19.10.2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.01.2021 tarihli, 2016/370671 sayılı ve "Müştekinin kendisine yapılan tebligata rağmen duruşmalara katılmadığı gibi dosyaya yazılı olarak da katılma isteğini belirten dilekçe sunmadığı, 09.11.2015 tarihli keşif icrasına katılmakla birlikte katılma isteğini belirten bir beyanının bulunmadığı ve katılan sıfatı almadığı bu nedenle hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddi" görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Her ne kadar sanık ... hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan dolayı cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, mahkememizce suça konu taşınmaz üzerinde yapılan keşif ve bu keşfe istinaden düzenlenen 25.01.2016 tarihli ek bilirkişi raporları ile izinsiz olduğu iddia edilen uygulamaların tamamının Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne ait 29.12.2014 tarih ve 1403 sayılı Kurul kararının eki olarak onaylanan rölöve planına uygun olduğunun ve bu projeye aykırı herhangi bir uygulamanın da söz konusu olmadığının tespit edilmiş olması karşısında sanığın beraatine dair hüküm verilmiştir.."
2. Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.11.1999 tarih ve 1123 sayılı kararı ile tescilli kentsel sit alanında kalan, Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26.01.2012 tarih ve 97 sayılı kararı ile korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli 172 ada 16 parsel, 19.09.2013 tarih ve 852 sayılı kararı ile tescilli 172 ada 39 parselde yer alan taşınmazdaki yapıya ilişkin olarak anılan Kurulun 08.05.2012 tarihli kararı ile sanığa rölöve öncesi temizlik izni verildiği, Kurul görevlileri tarafından yerinde yapılan incelemeler sonunda düzenlenen 15.10.2014 tarihli raporda, temizlik iznini aşan zemin kotu düşürme ve kaya oyma mekânlarda genişletme yapıldığı tespit edilmiştir.
3. Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.12.2014 tarih ve 1403 sayılı kararı ile 172 ada 16-39 parsellere ilişkin sunulan rölövenin uygun olduğuna karar verilmiştir.
4. Sanık aşamalardaki savunmalarında, izinsiz bir müdahale yapmadığını, suça konu yer ile ilgili olarak yeniden bir proje çizdirerek kurula sunacağını beyan etmiş, dosyaya sunduğu 14.01.2016 havale tarihli yazılı savunmasında, Kurul tarafından onaylanacak restorasyon projesi sonrasında yoluna devam edeceğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
Mimar ve arkeolog - sanat tarihçi bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 20.11.2015 havale tarihli raporda, Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.12.2014 tarih ve 1403 sayılı kararı ile rölöve projesi onaylanan suça konu taşınmazlarda gerçekleştirilen eylemlerin izinsiz inşai ve fiziki müdahale niteliği taşıdığının, kaya oyma mekânlarda yapılan genişletmenin doğal dokuyu bozduğunun ve geri dönüşümünün mümkün olmadığının belirtilmesine karşılık, aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 05.02.2016 havale tarihli ek raporda temizlik iznini aşan izinsiz uygulamaların, onaylı rölöve planına uygun olduğunun, onaylı rölöve projesine aykırı herhangi bir uygulamanın söz konusu olmadığının belirtilmesi suretiyle iki rapor arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmakla, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak kurul tarafından onaylı restorasyon/tadilat projesi bulunup bulunmadığı araştırılıp, bulunduğunun belirlenmesi halinde onaylı tüm projeler dosya kapsamına alındıktan sonra mahallinde konusunda uzman ve önceki keşifte yer almayan bilirkişiler refakatinde yeniden keşif yapılarak suça konu müdahalelerin onaylı projelere uygun olup olmadıkları tereddütsüz şekilde tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden sanık hakkında atılı suçtan beraat hükmü tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ürgüp Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/198 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!