12. Ceza Dairesi 2021/10710 E. , 2024/1728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/287 E., 2020/1682 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin ceza evinde fazladan kalması nedeniyle 150.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.438,70 TL maddi, 20.650,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminatın fazla olduğundan 5.000,00 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın fazla olduğundan 5.000,00 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.200,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin haksız disiplin cezası olması nedeniyle 413 gün süre ile fazladan ceza evinde kaldığından hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/113 Esas, 2009/334 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının resmi belgede sahtecilik ve iftira suçundan yargılandığı, yapılan yargılama üzerine toplam 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmün 25.11.2013 tarihinde kesinleştiği, davacının 25.02.2014 - 09.06.2016 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 14 gün hükümlü kaldığı ve davanın 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, davacı cezanın infazı sırasında ...Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 08.07.2015 tarihli kararı ile ceza infaz kurumuna sokulması, kullanılması ve bulundurulması yasak olan ilaçlardan kullandığından bahisle 11 gün hücreye koyma cezası ile cezalandırıldığı, ...İnfaz Hakimliğinin 2015/862 Esas 2015/1047 karar sayılı ilamı ile iş bu kararın onandığı, onama kararının 10.09.2015 tarihinde kesinleştiği, ilgili disiplin cezasının iptali bakımından kanun yararına bozma yoluna gidildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.11.2016 tarihli kararı ile söz konusu infaz hakimliğinin 11 gün hücreye koyma cezasının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, ...İnfaz Hakimliğinin 25.01.2017 tarihli ek kararı ile davacı hakkındaki disiplin cezasının kaldırılmasına karar verildiği, hakkındaki cezaların İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/31 D. İş sayılı toplama kararı ile 3 yıl 9 ay olarak infazına karar verilen davacı ...'nün ...4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/260 D. İş sayılı ve 04.10.2016 tarihli kararıyla 09.10.2016 tarihinden itibaren şartla tahliyesine karar verildiği, davacı hükümlü hakkında disiplin cezası verilmeden önce düzenlenen 18.06.2014 tarihli müddetnameye göre disiplin cezası verilmemiş olsa davacı hükümlünün 22.08.2016 tarihinde koşullu salıverilmesine karar verilmesi gerektiği, dolayısıyla hükümlünün haksız disiplin cezası nedeniyle 22.08.2016-09.10.2016 tarihleri arasında fazladan ceza infaz kurumunda kaldığı, maddi zarar bakımından bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, manevi tazminat talebinin ise, günün ekonomik koşulları, davacının ekonomik ve sosyal yaşantı düzeyi, kapalı cezaevinde kalmasına yol açan olayların gelişim tarzı, çektiği üzüntü, paranın satın alma gücü, hükmedilecek manevi tazminatın zenginleşmeye neden olamayacağı hususları gözetilerek, hak ve adalet kurallarına göre hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, davacının ...Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 08.07.2015 tarihli kararı ile her türlü zehir ve uyuşturucu ilaç ve maddeleri kuruma sokmak, bulundurmak, kullanmak eyleminden dolayı 11 gün hücreye koyma disiplin cezası aldığı, ...İnfaz Hakimliğince hücre cezasının onanmasına karar verildiği, hücre cezası nedeni ile davacı hükümlünün denetimli serbestlik haklarını kullandırılmayarak infaza devam edildiği, ...İnfaz Hakimliğinin kararı aleyhine Yargıtay Dairesince kanun yararına bozma yolu ile hücre cezasının kaldırıldığı, davacının bu nedenle fazladan cezaevinde kalmış olması ile oluşan mağduriyetinin CMK' nın 141/3. maddesi kapsamında tazminatı gerektirdiği kabul edilerek, davacı yararına hakkaniyet gereği olarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminat taktir edilmesi gerektiği halde, davacının atılı suçtan beraat etmiş gibi ve 5275 sayılı CGTİHK' nın 105/A vd. Maddelerinde düzenlenen Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümlerinin mutlaka uygulanması gereken bir hakmış gibi kabul edilerek fazladan yattığı tüm süre üzerinden değerlendirme yapılarak fazla maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi, hukuka aykırı olduğundan 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/113 Esas, 2009/334 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının toplam 3 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilip, kararın kesinleşmesi üzerine, davacının 25.02.2014 - 09.10.2016 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 14 gün ceza evinde kaldığı, bu haliyle davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, şartla tahliye tarihleri ve 5271 sayılı CMK 141/3 maddesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, yukarıda yapılan eleştiri dışında aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!