WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10689 E.  ,  2023/5325 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/356 E. 2020/1814 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 30.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütü üyesi olmak, terör örgütü adına suç işlemek suçundan 19/03/2010-22/03/2010 tarihleri arasında gözaltına alındığı, 22/03/2010-08/08/2014 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kaldığı, yaklaşık 5 yıl haksız gözaltı ve tutukluluk süreci geçirdiği, Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/521 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu beraatine karar verildiği, davacının yakalanıp gözaltında kaldığı, haksız olarak tutuklu kaldığı gün için toplam 100.000 TL maddi ve 150.000 TL manevi olmak üzere toplam 250.000 TL tazminata hükmedilmesine, haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi, yargılama giderlerinin davalı hazineye yükletilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 10.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen maddi ve manevi tazminat miktarı tazminat hukukunun genel prensipleri olan, hakkaniyet, tazminatın haksız zenginleşme aracı olmaması, felaketin özlenir hale getirilmemesi, tazminat miktarının zararla objektif orantılılık arz etmesi ilkelerine aykırı olup, fahiş düzeyde olduğu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2019/240 Esas 2019/464 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/356 Esas 2020/1814 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2021 tarihli, davacı hakkında tutuklama, tahliye ve infaz evraklarının alınması gerektiği ve manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle hükmün bozulmasını görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davalı vekilinin temyiz istemi; yerel mahkemece eksik inceleme yaptığını, kanunda aradığı şartlar tümüyle gerçekleşmediğinden davacı lehine tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacının gözaltında kalmasında idarenin kusurunun bulunmadığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin genç yaşta haksız yere uzun süre tutuklu kaldığını, bu nedenle maddi ve manevi tazminat isteminin kabul edilmesi gerektiğini, istinaf mercinin faiz hususunda karar vermediğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/521 Esas, 2019/114 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 19.03.2010 - 08.08.2014 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.04.2019tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, 37.618,05 TL maddi, 56.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın fazla olduğundan 37.618,05 TL'ye indirilmesi gerektiğini, manevi tazminatın eksik olduğundan 90.000 TL'yükseltilmesi gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/521 Esas 2019/114 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.03.2010-08.08.2014 tarihleri arasında 1603 gün gözaltı ve tutuklu kaldığının iddia olunduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 27.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
2.Davacının gözaltı, tutuklama ve tahliye evraklarının dosya arasında bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemekle birlikte, tutuklama müzekkeresinin infaz görüp görmediğini tespit etmeden eksik araştırmaya hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Hükmedilen maddi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesindebir isabetsizlik bulunmamıştır.

4.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

5.Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

B.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Maddi tazminatın talep edilen miktar olarak verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Kabul ve uygulamaya göre;Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmeiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-2, B-2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarihli ve 2020/356 Esas 2020/1814 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.