WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10675 E.  ,  2023/5324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/307 E., 2020/700 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 20.03.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 11/08/2018 tarihinde gözaltına alındığını, 11/08/2018 tarihinde İnegöl Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığını, 28/09/2018 tarihinde yine İnegöl Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla tahliyesine karar verildiğini, müvekkilinin haksız ve hukuksuz olarak son derece yüz kızartıcı bir iddiayla 48 gün tutuklu kaldığını, İnegöl C. Başsavcılığının 2018/6958 soruşturma sayılı dosyasında müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, verilen kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, müvekkilinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde 48 gün tutuklu kaldığını ve bu şekilde mağdur olduğunu, müvekkilinin İnegöl ilçesinde sigortasız olarak 3.500,00 TL ücret karşılığında çalışmaktayken tutuklandığını, müvekkilinin 19/03/2019 tarihine kadar iş bulamadığını, müvekkilinin cezaevinde yaşadığı günlerin travmasını yaşadığını, çevresindeki insanların ilgili suçtan ceza aldığını düşündüklerini, bu durumun müvekkilinin bütün sosyal hayatını zedelediğini ve çevresi tarafından dışlandığını belirterek, manevi zarara karşılık olarak 100.000 TL ve maddi zarara karşılık olarak da 10.000 TL olmak üzere toplam 110.000 TL tazminatın haksız koruma tedbiri uygulanan tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte hazineden alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve nispi vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

2.Davalı vekili 02.05.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddedilmesi gerektiğine, tazminata neden olan ceza yargılamasındaki kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleştiyse tebliğden itibaren 3 aylık sürenin geçip geçmediği, eğer tebliğ edilmediyse azami bir yıllık sürenin geçip geçmediğinin incelenmesi gerektiği, eğer bu sürelerde bir aşım söz konusu ise davaya zamanaşımı bakımından itiraz eder ve davanın usulden reddinin talep edileceğini, davacının ikametgah bilgilerinin istenerek eğer oturduğu yer başka bir yer çıkarsa mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiğini, davacının tazminat istemeyecek kişilerden olması durumunda davanın reddinin gerekeceğine, tazminat yolunun zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğine, davacının uğradığı iddia ettiği zarar miktarlarının hiç bir somut belgeye dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

3.İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/66 Esas, 2019/269 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/307 Esas, 2020/700 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Yerel mahkeme ve istinaf mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan soruşturma başlatıldığını ve bu suç nedeniyle gözaltı ve tutuklama işlemi olduğunu, savcılık makamınca mağdurenin yaşının büyük çıkması nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçuna dönüştürüldüğünü ve şikayet bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, mağdurenin ve velisinin hiç bir zaman şikayette bulunmadığını bu nedenle şikayetten vazgeçme de olmadığını, bu nedenle mahkeme gerekçesinde belirtilen şikayetten vazgeçme nedeniyle 5271 sayılı Kanun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/6958 Soruşturma - 2019/628 sayılı ceza dosyasında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından 11.08.2018 - 28.09.2018 tarihleri arasında 48 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, kararın 15.03.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, dosyanın içeriği incelendiğinde sanığın eyleminin nitelikli cinsel istismar suçunun yasal unsurları oluşmadığı, mağdurenin olay tarihi itibariyle 15 yaşını doldurduğu, bu nedenle mağdur ve yasal temsilcisinin şikayeti olmadığından dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek mağdurun yaş tahsisi için İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesine davaname tanzim edilmesine karar verildiği, kararın 15.03.2019 tarihinde kesinleştiği, ilgili davaname doğrultusunda mağdur hakkında İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/36 esas 2019/110 karar sayılı dosyası getirtilip incelendiğinde, mağdurenin yaşının 04.10.2002 tarihinden 04.10.2000 olarak değiştirilmesine karar verildiği, kararın 30.05.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılan olayda davacı sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş ise de 5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kaldığı belirtilerek şikayetten vazgeçme nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu nedenle tazminat istenilemeyeceği anlaşıldığından dolayı davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/6958 Soruşturma - 2019/628 sayılı ceza dosyasında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından yargılandığı, 11.08.2018 - 28.09.2018 tarihleri arasında 48 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiği, kararın 15.03.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Davacının hangi suç veya suçlardan gözaltına alınıp tutuklandığının tespiti amacıyla gözaltı, tutuklama ve tahliye evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiği tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilerek tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan tutuklandığının tespiti halinde davacı yönünden tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği ve koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı Kanunun 141 inci madde ve devamı maddelerinde belirtilen şartların davacı yönünden gerçekleşeceği,

Davacının reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan tutuklandığının tespiti halinde ise; 5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminat istemeyecek hallerin belirlenmesine ilişkin nedenlerin niteliği dikkate alındığında, bu hallerin, suçun işlenmesi sonrası değişen taraf iradelerine ya da devletin tasarruflarına dayalı olarak, sanığa ceza verilmemesini öngören kurumlar olduğu, somut olayda davacının, tazminata konu ceza yargılamasındaki eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki olduğu ve bu suça ilişkin şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, mağdurun kolluk beyanında şikayet hakkını hiç kullanmaması nedeniyle düşme kararı verildiğinden davacı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/307 Esas, 2020/700 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İnegöl Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.