12. Ceza Dairesi 2021/10635 E. , 2023/3774 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/903 E., 2020/770 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 02.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12/04/2018 tarihinde gözaltına alındığını ve aynı gün tutuklandığını, 03.12.2018 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 100.000TL maddi ve 200,000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 30.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/562 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/903 Esas 2020/770 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının cezaevi harcamalarının ve avukata ödediği ücretin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma sonucunda 12.04.2018 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklama istemiyle Van 2. Sulh Ceza Hakimliğinde sevkinin sağlandığı, davacının (sanığın) Van 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/2019 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/474 Esas sayılı kararı ile tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda ise Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarih 2018/474 Esas, 2019241 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, verilen beraat kararının istinaf edilmeden 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının 12.04.2018 - 25.04.2018 tarihleri arasında tutuklu kaldığı sürelerin infaz gördüğü ancak 25.04.2018 tarihinden sonra tutuklu kaldığı sürelerin infaz görmediği, maddi tazminat miktarı belirlenirken, aylık net gelirini resmi bir belge ile ispat edemeyen davacının, vasıfsız bir işçi olduğu değerlendirilerek, tutuklulukta kaldığı dönemdeki net asgari ücret nazara alınıp, tutuklandığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle, haksız tutuklulukta geçen sürelerin ay ve günü üzerinden hesaplanan ve dosya kapsamıyla uyumlu olan bilirkişi raporunda belirtilen 694,59 TL maddi ve 800 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 12.04.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince;
1-Maddi tazminata ilişkin kurulan hükme yönelik incelemede;
A) Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.09.2019 tarih ve 2019/4057(E)-2019/9522(K) sayılı kararında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.04.2019 tarih ve 2017/1394(E)-2019/494(K) sayılı kararında belirtildiği üzere; aynı olaydan kaynaklanan davalarda kanun yollarına başvuruda kesinlik sınırının belirlenmesinde kanunun yoluna başvuranın davacı olması halinde reddedilen, davalı olması halinde ise hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamının dikkate alınması gerektiği, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamının 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde yer alan istinaf sınırı itibariyle davalı yönünden maddi tazminatın kesin nitelikte olması nedeniyle CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine,
B) Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Manevi tazminata ilişkin kurulan hükme yönelik istinaf incelemesinde;
Hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ile benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak biçimde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği halde, davacı yararına bu ölçülere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı ise de; HMK'nın 353/1-b ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddeleri uyarınca bu hususun davanın yeniden görülmesini ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün gerekçesinde ve 2. fıkrasında manevi tazminat miktarı olarak belirlenen "800,00 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "1.000,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/474 Esas, 2019241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 12.04.2018 tarihinde gözaltına alındığı, aynı gün tutuklandığı, 03.12.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği ancak tutuklama müzekkeresinin 12.04.2018 - 25.04.2018 tarihleri arasında 13 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.06.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma/tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının cezaevi harcalamalarından doğan zararın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilmemesinde hukuka ayrılık bulunmamıştır.
2.Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde hukuka ayrılık bulunmamıştır.
3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve infaz gören tutukluluk süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka ayrılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/903 Esas 2020/770 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!