WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10628 E.  ,  2023/3772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1969 E., 2020/1023 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın süre yönünden reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 20.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin suç işleme amacıyla kurulan örgüte üye olma, örgüt faaliyeti kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçlarından 24.06.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 27.06.2008 tarihinde tutuklandığını, 24.03.2009 tarihinde tahliye olduğunu, yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 200.000 TL manevi tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 17.04.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/93 Esas 2019/204 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/1969 Esas 2020/1023 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.1.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın kesinleşme şerhli beraat kararının davacıya tebliğinden 3 aylık süre içerisinde davanın açıldığı, davanın süreden reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında suç işleme amacıyla örgüt kurma ve örgüt faaliyeti kapsamında ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediğine başlayan soruşturma sürecinde gözaltına alınıp tutuklandığı ve 9 ay süre ile cezaevinde kalması sonrasında beraatine ve tahliyesine karar verildiği, bu kararın her ne kadar yapılan incelemede 26.02.2014 tarihinde kesinleşmesine rağmen davacıya 28.12.2018 tarihinde tebliğ edildiğinin görüldüğü, tebliğ tarihinden itibaren dava açmak için zaman aşımı süresi başlayacağından süresi içerisinde tazminat davasının açıldığının anlaşıldığı, davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutuklu kaldığı süre, aile çevresi ve toplumda yaşadığı olumsuz baskı ile manevi olarak yaşadığı üzüntünün telafisi bakımından mahkememizce takdir edilen 27.000 TL manevi tazminatın dava dilekçesinden faiz başlangıç tarihi konusunda netlik olmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı hazineden tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ...'in suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından yapılan soruşturma sırasında 24.06.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 27.06.2008 tarihinde tutuklandığı, İzmir 1. ACM'nin 2009/430 esas sayılı dosyasında (eski İzmir 8. ACM.nin 2009/1 esas) yargılandığı, 27.03.2009 tarihinde tahliye edildiği ve beraatine karar verildiği, kararın 26.02.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihinin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 20.03.2019 tarihinde tazminat davası açıldığı anlaşılmakla davanın süre yönünden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarih ve 2019/93 Esas 2019/204 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1 Esas 2013/230 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından 24.06.2008- 27.03.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.02.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tâbi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
İlk derece mahkemesi hükmünün davalı vekili tarafından istinaf edildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin davacı vekiline 18.06.2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, davacı vekili tarafından 18.06.2019 tarihli dilekçe ile katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca davalı vekili yönünden istinaf incelemesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, süresinde açılmayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince süresinde katılma yoluyla istinaf başvurunda bulunan davacı vekilinin istinaf nedenleri yönünden inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/1969 Esas 2020/1023 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.