12. Ceza Dairesi 2021/10582 E. , 2023/3791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/686 E., 2020/478 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 04.11.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Devlet hastanesinde nöroloji doktoru olan müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 05.01.2019 tarihinde gözaltına alınıp tutuklandığını, 25.02.2019 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiğini, müvekkilinin haksız tutuklama nedeniyle maaşının üçte ikisini alabildiğini, döner sermaye ve ek ödemeden mahrum kaldığını, daha sonra görevine iade olduğunu, manevi zarara uğradığından bahisle 31.118,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 27.11.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davacı vekilinin özel vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacıya uygulanan tedbir yargılama yöntemi olduğundan devlete kusur izafe edilemeyeceğini, davacının kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulandığını, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, faiz ve faiz başlangıç talebinin haksız olduğunu, davacının mahsup kararının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davanın kabulü halinde davacıya maktu vekalet ücreti verilebileceği, öne sürmüştür.
3.Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2019/212 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/686 Esas, 2020/478 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.01.2020 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan kabulü ile manevi tazminatın eksik olduğundan hükmün bozulmasını talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları gereğince davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/53 Esas – 2019/349 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 05.01.2019 - 25.02.2019 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının açıkta kaldığı Ocak 2019 ve Haziran 2019 dönemine ilişkin maaşının 1/3'ünün açıkta kaldığı dönem içinde kesildiği, kesilen miktarın davacıya ödenmediği anlaşılmış ise de yapılan bu kesintinin koruma tedbirlerinden kaynaklanmayıp açığa almaya yönelik idari tasarruftan kaynaklandığı, maaşının eksik ödenmesinden kaynaklı oluşan maddi zararını idari mercilerden idari yargı yoluyla talep edilebileceğinden maddi tazminata ilişkin talebinin reddine, 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın fazla olduğundan 4.500,00 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.320,00 TL olması gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/53 Esas – 2019/349 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 05.01.2019 - 25.02.2019 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınma ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiş ve bu nedenle tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/686 Esas, 2020/478 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!