WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10581 E.  ,  2023/3790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/485 E., 2020/465 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 31.10.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.05.2011 tarihinde gözaltına alındığını, 09.05.2011 tarihinde tutuklandığını, 22.06.2012 tarihinde tahliye edildiğini, Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarih ve 2014/130 esas ve 2018/40 karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiğini, müvekilinin 1 yıldan fazla tutuklu kaldığını, müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarak tutuklandığını, haksız gözaltına alınması nedeniyle baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını, ceza evinde eziyet çektiğini, tutuklandığı suçtan hakkında beraat kararı verildiğini, maddi ve manevi yönden zarara uğradığını, bu nedenle 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminata yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 14.11.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, bu olmadığı takdirde yasaya, usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

3.Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2020 tarihli ve 2019/554 Esas, 2020/45 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/485 Esas, 2020/465 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 22.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığını, bu suçtan da beraat ettiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi tazminatının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/130 Esas – 2018/40 Karar sayılı soruşturma dosyasında 08.05.2011 tarihinde gözaltına alındığı, 09.05.2011 tarihinde Terörle Mücadele Kanunun 7/2. maddesindeki "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçundan tutuklanmasına karar verildiği, davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan beraatine karar verildiği, ancak davacıya hakkında açılmış olan "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçundan kovuşturmanın ertelenmesine karar verilerek davacı hakkında 3 yıl denetim süresi belirlendiği, davacı hakkındaki kovuşturmanın ertelenmesi kararının 07.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkındaki denetim süresinin kesinleşme ile başladığıve iş bu tazminat davasının açıldığı tarih olan 31.10.2019 tarihi itibariyle davacının hakkındaki denetim süresini tamamlamadığı anlaşılmıştır.

Tazminat davasının dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkında üzerine atılı "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan beraat kararı verilmiş ise de, davacının "Terör Örgütü Propagandası Yapmak" suçundan tutuklandığı, anılan suçtan 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesine karar verildiği, 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesine göre hakkında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde aynı maddenin birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlememesi hâlinde düşme kararı verileceği, işlenmesi hâlinde ise bu suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen kovuşturmaya devam olunacağı dikkate alındığında, bu aşamada 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci ve devamı maddelerinde belirtilen tazminat isteme koşullarının oluşmadığı ancak bahse konu kamu davasının sonuçlanmasından sonra tazminat isteme koşullarının değerlendirilebileceği nazara alındığında davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/130 Esas - 2018/40 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve terör örgütü propagandası yapmak suçlarından yargılandığı, 08.05.2011 – 22.06.2012 tarihleri arasında 411 gün terör örgütü propagandası yapmak suçundan gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan beraatine karar verilip kararın 24.11.2018 tarihinde kesinleştiği, terör örgütü propagandası yapma suçundan ise kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği, kararın 06.02.2019 tarihinde kesinleştiği, inceleme aşamasında davacının denetim süresinde suç işlememesi üzerine davanın düşmesine karar verildiği, düşme kararının da 04.02.2022 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesine tabi olduğu ve Kanun'da öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu bendine göre, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nispî avukatlık ücreti ödeneceği ancak ödenecek miktarın Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikkate alınarak davalı lehine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı hazine lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma yapılmamıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacı hakkında tutuklandığı terör örgütü propagandası suçundan açılan kamu davasının, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verildiği ve davacının denetim süresince yeni bir suç işlemediğinin tespiti üzerine kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendinde yer alan tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği şeklindeki düzenleme gereğince, davacı hakkında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Hükmedilen vekalet ücreti yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği, somut olayda da davalının davayı vekili aracılığıyla takip edip davanın reddi kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/485 Esas, 2020/465 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.