12. Ceza Dairesi 2021/10571 E. , 2023/3788 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/424 E., 2020/1934 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 12.02.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 22.06.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 10.05.2011 tarihinde göz altına alındığını, 11.05.2011 tarihinde tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda rüşvet almak ve vermek suçundan açılan kamu davasında 4 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini hakkındaki yargılamadan beraat ettiğini, müvekkilinin gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreler içinde ve yargılamalar devam ederken iş adamı olması sebebi ile çevresindeki itibarın zedelendiğini, cezaevinde olması sebebi ile kaçırdığı iş fırsatları ve ihalelerin olduğunu, müvekkilinin kanuna uygun tutuklandığı halde makul sürede yargılama merci huzuruna çıkarılmadığı ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmediği, yakalanmaları ve tutuklanmaları yakınlarına bildirilmediği, ölçüsüz arama gerçekleştirildiği, şartları oluşmadığı halde iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması tedbirlerine başvurulduğu, sürekli bir stres altında kaldığını, kendisinin ve ailesinin yaşadığı sıkıntılar da dikkate alınarak yaşadığı acı ve üzüntünün bir nebze de olsa giderilebilmesi için manevi zararların da karşılanması gerektiğini tüm bu sebeplerle 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminata yakalama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 08.03.2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılarak süresinde açılmamış ise davanın reddi gerektiğini, mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maddi tazminatın reddi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı hakkında derdest dosya bulunup bulunmadığınını, davacı hakkında mahsup kararı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2019 tarihli ve 2016/104 Esas, 2019/389 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/424 Esas, 2020/1934 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 21.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat davası açan davacı hakkında tutuklu kaldığı süre ve uğradığı zarar nispeti dikkate alınmayarak bilirkişinin eksik hesapladığı ve yargılıma safahatında mahkemeye beyan edilen kişinin zararının miktarı dikkate alınmadan asgari ücret üzerinden tazminat tesis edildiğinden verilen kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davanın reddi gerektiğini, istinaf mercince istinaf itirazlarının dikkate alınmaksızın karar verildiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/236 Esas – 2015/71 Karar sayılı ceza dosyasında rüşvet almak ve vermek suçundan 10.05.2011 - 28.09.2011 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 04.03.2015 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, üç kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, birinci bilirkişi raporunu ibraz eden bilirkişi yaptığı incelemede, davacıya ait Vergi Dairesi kayıtlarını da değerlendirerek davacının gelir kaybının 4.614,56 TL olduğunu tespit edildiği, itiraz üzerine ikinci raporda tutukluluk tarihini baz alıp, asgari ücrete göre hesaplama yapmış ve maddi zararın 3.237,86 TL olduğunu tespit edildiği, iki bilirkişi raporu arasında çelişki olduğundan üçüncü bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bu kez üçüncü bilirkişinin raporunda uğranılan maddi zarar 3.047,33 TL olarak tespit edildiği, üç ayrı bilirkişi tarafından alınan üç ayrı raporda miktarlar farklı olmakla, ilk bilirkişinin raporu hüküm kurmaya daha elverişli olduğundan, ilk bilirkişi raporu baz alınarak davacının uğradığı maddi zarar miktarının hesap edildiği belirlenerek, 4.614,56 TL maddi, 7.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın hatalı bilirkişi raporuna istinaden hesap edildiği bu nedenle maddi tazminatın 3.003,00 TL olması gerektiği, buna göre değişen vekalet ücretinin 1.200,36 TL olarak değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/236 Esas – 2015/71 Karar sayılı ceza dosyasında rüşvet suçundan 10.05.2011 - 28.09.2011 tarihleri arasında 141 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 04.03.2015 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda alınan belgeler doğrultusunda davacının 2009 yılında kar ettiği, 2010 ve tutuklandığı 2011 yılında zarar ettiği anlaşıldığından bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin esasını oluşturan Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/236 Esas – 2015/71 Karar sayılı ceza dosyasında rüşvet suçundan tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin temyiz talepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.07.2020 tarihli ve 2020/424 Esas, 2020/1934 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!