WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10423 E.  ,  2023/3288 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/871 E., 2020/1129 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine, tehdit suçundan beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 23.11.2017 - 16.04.2018 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 10.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre ve yetki yönünden reddi gerekir. Yasadan kaynaklanan tutuklama işlemi yapıldığından davacının talebi yersiz, talep edilen tazminat miktarı fahiştir. Talep edilen zarar maddi delil ve belgelerle ispatlanmamıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/392 Esas, 2018/492 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/871 Esas, 2020/1129 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.12.2021 tarihli ve 2020/85852 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının tutuklanmasının, en azından gözaltına alınmasının tazminat talep hakkı doğurduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının 22.11.2017 tarihinde gözaltına alındığı, İzmir 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.11.2017 tarih 2017/940 sorgu sayılı kararında çocuğun cinsel istismarı suçundan tutuklanmasına karar verildiği, 01.03.2018 tarihli iddianamede cinsel istismar, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddia edilerek cezalandırılmasına karar verilmesinin talep edildiği, 16.04.2018 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 23.05.2018 tarihli kararında sanığın tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine karar verildiği, kararda cinsel istismar eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete bağlı suçlardan olduğu ve şikayetten vazgeçildiği belirtilerek bu suça ilişkin davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verildiği, kararın 16.07.2018 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin yasal süre içinde verdiği 24.07.2018 tarihli dava dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, vekalette tazminat davası açma için özel yetki bulunmadığı görülmektedir.

5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde gözaltı ve tutuklama işlemine maruz kalan kişinin beraat etmesi halinde tazminat isteme hakkı olduğu belirtilmiş; 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi halinde tazminat istenemeyeceği belirtilmiştir.

Davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama işlemi cinsel istismar suçu nedeniyle yapılmış olup, bu suça ilişkin dava şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmüş olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince davacının tazminat istemeye hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/128 Esas - 2018/223 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 23.11.2017 - 16.04.2018 tarihleri arasında 144 gün tutuklu kaldığı, tutukluluğun 11 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda sonunda eylemin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine dair karar verildiği, kararın 16.07.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un "tazminat isteyemeyecek kişiler" başlıklı 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi şöyledir:
"... (c) Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında
kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici
olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülenler."
5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamu davası ertelenen veya düşürülen kişilerin tazminat isteyemeyeceğinin belirtildiği, tazminata esas dosyada şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği dikkate alındığında, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/871 Esas, 2020/1129 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.