12. Ceza Dairesi 2021/10404 E. , 2023/3287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/652 E., 2020/725 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacılar vekili 21.03.2019 tarihli dava dilekçelerinde özetle; "Müvekkillerinin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 31.12.2015 - 03.03.2016 tarihleri arasında tutuklu kalmaları sebebiyle oluşan zararlarının karşılığı olarak her bir müvekkil yönünden ayrı ayrı 250.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 26.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi gerekir. Daha önce aynı koruma tedbiri için dava açılıp açılmadığı, mahsup yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Yasalara aykırı herhangi bir işlem yapılmamıştır. Koruma tedbiri uygulanması yönünden devlete yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Maddi zararların ispat edilmesi gerekir. Davacının davaya muvafakatinin olup olmadığı araştırılmalıdır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/118 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/652 Esas, 2020/725 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.12.2021 tarihli ve 2020/84869 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz istemi; şirket sahibi olan davacıların maddi zararlarının 250.000,00 TL olduğuna, avukatlık ücreti ve cezaevi harcamalarının maddi tazminat hesabında dikkate alınmamasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacıların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı 31.12.2015 tarihinde tutuklandığı, 03.03.2016 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama neticesinde Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.07.2016 tarih, 2016/36 E., 2016/261 K. sayılı kararıyla davacıların müsnet suçtan mahkumiyetlerine karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu esastan reddine karar verildiği, söz konusu karara yönelik yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11.10.2018 tarih, 2018/2998 E., 2018/6981 K. sayılı kararıyla davacılar yönünden hükmün bozulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2018 tarih, 2018/3314 E., 2018/1440 K. sayılı kararı ile davacılar yönünden beraat kararı verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde davaya konu koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davacıların maddi zararının tespiti hususunda ilgili kurumlardan bilgi ve belge toplanılmak suretiyle dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi raporuna göre davacıların haksız tutuklama nedeniyle doğan maddi zararının 2.718,17 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporu hüküm vermeye elverişli olduğundan hükme esas alınarak her bir davacı yönünden 2.718,17 TL maddi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Maliye Hazinesinden tahsiline karar verilmiştir.
Davacıların tutuklulukta kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu ve konumu nazara alınarak her bir davacı lehine takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Maliye Hazinesinden tahsiline karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/36 E., 2016/261 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 31.12.2015 - 03.03.2016 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kaldıkları, tutukluluğun 07.01.2016 - 03.03.2016 tarihleri arasında 56 gün olarak infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2018/3314 E., 2018/1440 K. sayılı kararı ile davacıların ayrı ayrı beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 10.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Davacılara ait şirketlerin davacıların gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle zarara uğradığına ilişkin somut bir belgeye rastlanmadığından, davacılar lehine tutuklu kaldıkları dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacıların, kendi vekilleri ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olmaları nedeniyle davacılar lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacılar ile avukatları arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından; kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Davacıların cezaevi harcamalarına ilişkin talebinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesi yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacıların sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/652 Esas, 2020/725 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!