12. Ceza Dairesi 2021/10358 E. , 2023/4011 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/5200 E., 2020/1300 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davacı yönünden reddedilen tazminat miktarı kesinlik sınırında ise de davacı vekilinin, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 22.07.2020 tarihinde tebliği üzerine 24.07.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 18.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.12.2016 günü gözaltına alındığını, 11.12.2016 tarihinde tutuklandığını, 25.09.2018 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 200.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 29.05.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın öncelikle husumetten reddini,davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2019 tarihli ve 2019/381 Esas 2019/334 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/5200 Esas 2020/1300 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.12.2021 tarihli, temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi, manevi tazminat ve vekalet ücretinin yüksek olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının 10.12.2016 günü gözaltına alındığı, 11.12.2016 tarihinde tutuklandığı, 25.09.2018 tarihinde tahliye edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.10.2017 tarih ve 2017/2104-1455 E. K. sayılı kararı ile hakkında verilen kararın bozulduğu ve davacı hakkında beraat kararı verildiği, bu kararınsa 13.12.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını süresinde açtığının, haksız olarak tutuklu kaldığı günlerin mahsup edilmediğinin ve davacının CMK'nın 141 v.d. maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açmaya hak kazandığının anlaşıldığı, davacının resmi bir belge ile asgari ücreti geçer bir gelirinin olduğunun ispat edilemediği, bu sebeple hesaplamanın 16 yaşından büyükler için geçerli olan net asgari ücret tutarı üzerinden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 31.910,14 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın tutukluluk tarihi olan 11.12.2016 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı lehine fazla manevi tazminata hükmolunmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasında manevi tazminata ilişkin (2) nolu bentde yazılı "75.000 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "50.000 TL" ibaresinin getirilmesine suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/37 Esas 2017/135 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 10.12.2016-25.09.2018 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 15 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 13.12.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Temyiz kesinlik sınırının talep edilen veya hükmedilen toplam miktar üzerinden değerlendirileceği, karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacı lehine 31.910,14 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 50.000 TL'ye düşürülerek hükmün düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği gözetilerek; davalı aleyhine hükmedilen toplam tazminat miktarının 81.910,14 TL olması nedeniyle kararın davalı bakımından kesin olmadığı, dolayısıyla hükmün davalı açısından temyizi kabil olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki ret öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "31.879,46" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "31.910,14 TL" olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Yukarı da (A-1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
3. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı ve karar tarihi dikkate alınarak, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 5.450 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-1) ve (B-1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2019/5200 Esas 2020/1300 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!