WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10320 E.  ,  2023/3278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/4318 E., 2020/818 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında gece vakti silahla yağma suçundan 30.11.2014 - 05.12.2014 ve 10.03.2015 - 04.05.2017 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle 75.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini vekâleten arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

2. Davalı vekili 19.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın husumet, süre, yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davaya konu karar kesinleşmemiştir. Tazminat isteminin hukuki dayanağı yoktur. Talep edilen tazminat miktarlarının davacının sosyal ve hukuki durumuna uygun olup olmadığı belirlenmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/397 Esas, 2018/165 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.523,94 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/2883 Esas, 2018/3596 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek; İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/192 Esas numaralı dosyasından alınıp dosyaya konulan iki ayrı döneme ait tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediğinin, mahsup olup olmadığının tutuklama müzekkerelerinin infaz edilmek üzere gönderildiği cezaevinden sorulmaması, bu suretle iki ayrı dönemde infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmemesi, faiz isteminde bulunulmadığı halde, talebi aşacak şekilde hükmedilen maddi ve manevi tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi, gözaltında kalan gün için maddi ve manevi tazminat talep edilmediği halde, talebi aşacak şekilde, maddi ve manevi tazminatın 29.11.2014 tarihinden itibaren hesaplanması, nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2019 tarihli ve 2019/27 Esas, 2019/139 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.523,94 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/4318 Esas, 2020/818 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hüküm fıkrasında "15.000,00 TL" olarak belirlenen manevi tazminat miktarının "70.000,00 TL" ye çıkarılması, "10.523,94 TL" olarak belirlenen maddi tazminat miktarının "31.063,33 TL" ye çıkarılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.12.2021 tarihli ve 2020/69394 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin koşularının oluşmadığına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının vekili aracılığı ile sunduğu dilekçesinde; gece vakti silahla yağma suçundan dolayı 30.11.2014 tarihinde tutuklandığını, 05.12.2014 tarihinde tahliye edildiğini ve sonrasında aynı olay nedeni ile 10.03.2015 tarihinde tekrar tutuklanarak 04.05.2017 tarihinde tahliye edildiğini, üzerine atılı suçlamalardan beraat ettiğini ve bu kararın 13.11.2017 tarihinde kesinleştiğini, yapılan bu soruşturma ve kovuşturma öncesinde 2.500,00 TL aylık kazancı olduğunu, haksız yere ve iki kez olmak üzere toplamda 789 gün tutuklu kaldığını, tutuklu kaldığı süre içinde iş çevresini kaybetmesi nedeni ile maddi, çekmiş olduğu üzüntü sebebi ile de manevi zarara uğradığını beyan ederek, haksız tutuklama nedeni ile 75.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 175.000,00 TL tazminat talebinde bulunduğu İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/397 esas ve 2018/165 karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabülü ile 15.000,00 TL manevi, 10.523,94 TL maddi tazminata hükmedildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 2018/2883 Esas, 2018/3596 Karar sayılı ilamı ile davacının faiz talep etmediği halde, mahkemece faize hükmedilmesi ve tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediğinin cezaevinden sorulmadığı gerekçesi ile kararın bozulması üzerine dosyanın İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/27 esas sırasına kaydı ile tekrar ele alındığı, Bakırköy/Metris 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yazılan müzekkereye kurumca verilen 20.02.2019 tarihli cevap yazısı ile davacının tutuklu kaldığı süreler ile tevkifinin infazına başlandığı sürelerin bildirildiği işbu davada; davacının haksız yere tutuklulukta kaldığı anlaşılarak davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye de neden olmayacak şekilde hakkaniyete uygun olarak, 15.000,00 TL manevi, 10.523,94 TL maddi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
A-Maddi tazminat istemine ilişkin istinaf incelemesinde;
1-Davacının 30.11.2014 tarihinde tutuklanıp, ardından 05.12.2014 tarihinde tahliye olduğu, yargılama sürerken 10.03.2015 tarihinde tekrar tutuklandığı ve 04.05.2017 tarihinde tahliye olduğu, davacının birinci dönem olan 30.11.2014 - 05.12.2014 tarihleri arasında 2014 ve 2015 yıllarına ait aylık asgari net ücret miktarlarına göre hesaplanan (2014 yılı Kasım ayı için 891,03/30 = 29,70 TL günlük miktar üzerinden bir gün için 29,70 TL, Aralık ayı için 4 gün için 4x29,70TL = 118,80 TL'nin toplamı olan 148,50 TL olması gerektiği,

Davacının ikinci dönem olan 10.03.2015 - 04.05.2017 tarihleri arasında 2015-2016-2017 yıllarına ait aylık asgari net ücret miktarlarına göre hesaplanan (2015 yılı Mart ayı 22 gün için 949,07/ 30 = 31,63 TLx22= 695,86 TL, 2015 yılı Nisan- Mayıs- Haziran ayları için 3x949,07= 2.847,21 TL, 2015 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım- Aralık ayları için 6x1.000,54 TL = 6.003,24 TL, 2016 yılı 12 ay için 12x1300,99 = 15.611,88 TL, 2017 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan ayları için 4x1.404,06=5.616,24 TL, 2017 yılı Mayıs ayı 3 gün için 1404,06/30 = 140,40 TL toplamı olan 30.914,83 TL olması gerektiği,

Her iki dönem toplamının da 148,50TL+30.914,83TL= 31.063,33 TL olması gerekirken davacının hüküm kesinleşmesine kadar kaldığı tutukluluk süresinin baz alınarak 10.553,94 TL hesap edilmesi,

B-Manevi tazminat istemine ilişkin istinaf incelemesinde;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kalınan süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunduğundan; hüküm fıkrasında "15.000,00 TL" olarak belirlenen manevi tazminat miktarının "70.000,00 TL" ye çıkarılması, "10.523,94 TL" olarak belirlenen maddi tazminat miktarının "31.063,33 TL" ye çıkarılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/192 E., 2017/254 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının gece vakti silahla yağma suçundan 30.11.2014 - 05.12.2014 tarihleri arasında 5 gün, 10.03.2015 - 04.05.2017 tarihleri arasında 786 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 27.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanun'da düzenlenmiş ise de; özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Kanun'un uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/192 E., 2017/254 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının gece vakti silahla yağma suçundan 30.11.2014 - 05.12.2014 tarihleri arasında 5 gün, 10.03.2015 - 04.05.2017 tarihleri arasında 786 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 27.10.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine ancak davacı yönünden davanın tümüyle reddedilmesi halinde vekalet ücretine hükmedilebileceği göz önünde bulundurularak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.03.2020 tarihli ve 2019/4318 Esas, 2020/818 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.