12. Ceza Dairesi 2021/10313 E. , 2023/3768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/728 E., 2020/886 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesiyle birlikte gerekçeli kararın kendisine 12.10.2020 tarihinde tebliğinin ardından 12.10.2020 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 18.02.2016 tarihinde tutuklandığını, 04.04.2017 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 09.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2020 tarihli ve 2019/424 Esas 2020/68 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/728 Esas 2020/886 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.12.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; maddi ve manevi tazminat talebinin reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının ölçülü olmadığına, davanın kısmen kabul edilmesi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; Konya 5. ACM'nin 2016/92 E, 2019/318 K. sayılı dosyasının dosyasının celp edildiği, davacı ...'in sanıklardan biri olduğu, yapılan yargılama sonunda Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan 09.07.2019 tarihinde beraatine karar verildiği, kararın 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı sanığın bu dosyada 16.02.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 18.02.2016 tarihinde tutuklandığı ve 04.04.2017 tarihinde tahliye edildiği, kararın 17.07.2019 tarihinde kesinleştirildiği, kesinleşmeden sonra davanın 08.08.2019 tarihinde ve süresinde açılmış olduğu, davacı hakkında tutuklu kaldığı süre zarfında sosyal ekonomik durum araştırması, davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı sırada hurda topladığı ve herhangi bir SGK kaydı bulunmadığına ilişkin beyanı, kazancı ile ilgili herhangi bir belge sunulmaması dikkate alınarak, davacının maddi tazminata ilişkin zarar miktarının asgari ücrete göre belirlenmesi gerektiği ve Mahkemece yapılan incelemeye göre; davacının 16.02.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 18.02.2016 tarihinde tutuklandığı, 24.02.2016 tarihinde infazına ara verildiği, 28.10.2016 tarihinde tekrar infaza devam edildiği, 04.04.2017 tarihinde serbest bırakıldığı, tüm bu değerlendirmeler ışığında davacı ... için 16.02.2016-24.02.2016 tarihleri arasındaki 346,93 TL maddi tazminat, 28.10.2016-04.04.2017 tarihleri arasındaki 7.128,03 TL maddi tazminat ile 9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafından tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş olmakla, 346,93 TL maddi tazminat ile 9.000 TL manevi tazminat için haksız tutuklama tarihi olan 18.02.2016 tarihinden itibaren yasal faiz, 7128,03 TL maddi tazminat için de tutuklamanın infaz görmeye başladığı 28.10.2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp, fazla tayin edilmesi ve davacının ilk olarak 16.02.2016-24.02.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, daha sonra ise 28.10.2016-04.04.2017 tarihleri arasında ikinci kez tutuklu kaldığı, dolayısıyla koruma tedbirlerinin kesintisiz sürmeyip arada fasıla bulunması sebebiyle manevi tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihlerinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken böyle bir ayırım yapılmadan tazminata hükmedilip 18.02.2016 tarihinden itibaren faizin işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasının A-1.maddesinde manevi tazminata ilişkin 3. paragrafın tümden hükümden çıkarılarak yerine “16.02.2016-24.02.2016 tarihleri arasındaki hürriyetinden yoksun kaldığı günler için belirlenen 400,00 TL manevi tazminatın talep gibi tutuklama tarihi olan 18.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 28.10.2016-04.04.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı günler için belirlenen 7.500,00 TL manevi tazminatın ise 2.kez tutuklama tarihi olan 28/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması, yeni tazminat miktarları gözetilerek B-3.maddesinde vekalet ücreti olarak belirlenen "2.471,24 TL" yerine "2.306,24 TL" yazılması suretiyle hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/92 Esas ve 2019/318 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 16.02.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 18.02.2016 tarihinde tutuklandığı ve 04.04.2017 tahliyesine karar verildiği, ancak tutuklama müzekkeresinin 16.02.2016-24.02.2016 tarihleri arasında 8 gün ve 28.10.2016-04.04.2017 tarihleri arasında 5 ay 6 gün infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1. Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda16.02.2016-24.02.2016 tarihleri arasında 8 gün ve 28.10.2016-04.04.2017 tarihleri arasında 5 ay 6 gün tutuklu kalan davacı için eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş olup, açıklanan nedenle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, maddi ve manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Yukarı da (A.2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı için eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunduğundan, davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/728 Esas 2020/886 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!