WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2021/10269 E.  ,  2023/3767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/908 E., 2020/756 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 15.08.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan dolayı müvekkiline ait ... plakalı aracına el konulduğunu, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, yine mahkemenin 09/05/2019 tarihli ek kararı ile müvekkiline ait aracın iadesine karar verildiğini, ancak söz konusu aracın müvekkiline iade edilmeyerek Van Gümrük Müdürlüğünce satıldığını, haksız el koyma nedeniyle aracın satılması, el konulan süre boyunca kullanılamamasından dolayı kazanç kaybı olmak üzere toplam 285.080 TL maddi zararın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 27.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; " davanın öncelikle usulden reddi, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/564 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/908 Esas 2020/756 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; ilk derece mahkemesi kararında dava esas ve karar sayısının ihtiva etmediğinden kararın usuli eksiklikler nedeniyle bozulması gerektiğine, kesinleştirme şerhinin tesis edilmemesi nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin ve davanın reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ile yargılama giderinin davacı üzerinden bırakılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacının 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan dolayı hakkında soruşturma başlatıldığı ve Gürpınar Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/23 D.İş sayılı 11.01.2016 kararı ile davacıya ait 36 SE 406 Plakalı araca el konulduğu, yapılan yargılama soruşturma Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarih 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, ancak ... yönünden hüküm kurulmadığı, Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarih 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı ek kararı ile davacıya ait aracın iadesine karar verildiği, ancak söz konusu aracın davacıya iade edilmeyerek Van Gümrük Müdürlüğünce satıldığı, ancak söz konusu Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarih 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararının kesinleşmediği, istinaf incelemesinde olduğunun anlaşıldığı, davacının aracına 11.01.2016 tarihinde el konulmuş olması ve bu ... hakkında verilen 09.05.2019 tarih 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı Ek kararı hakkında da herhangi bir kesinleştirmenin bulunmadığı gelen mahkeme cevabi yazılarından anlaşıldığı üzere davacının tazminat talep ettiği aracına el konulması ve yargılama sonunda aracın müsaderesine yer olmayıp davacıya iadesine dair karar hakkında; ek kararın henüz kesinleştirilmemiş olduğu, koruma tedbirleri nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat istemli davaya konu davacı hakkında 5237 sayılı kanunun 142/1-a maddesi gereğince kesinleşmiş bir hüküm veya karar olmadığı, dava açma şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller uyarınca mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin davanın kabulü gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü neden yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan yapılan soruşturma kapsamında dava konusu 36 SE 406 plaka sayılı araca 07.01.2016 tarihinde el konulmasına karar verildiği, yapılan yargılama neticesinde davacının üzerine atılı suçtan beraatine ve mahkemenin 09.05.2019 tarihli ek kararıyla dava konusu 36 SE 406 plaka sayılı aracın müsaderesine yer olmadığına karar verildiği, el konulma tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlükte olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacı vekilince aracın müvekkiline iade edilmeyerek Van Gümrük Müdürlüğünce satıldığı ileri sürülerek haksız el koyma nedeniyle aracın satılması ve el konulan süre boyunca kullanılamamasından dolayı kazanç kaybı talep edilmiştir.

Dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde ; Gürpınar Sulh Ceza Hakimliğinin 11.01.2016 tarihli 2016/23 D.İş sayılı kararı ile 07.01.2016 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın sigara kaçakçılığı suçunda nakil vasıtası olarak kullanıldığı gerekçesiyle aracın siciline CMK'nın 127 nci ve 128 inci maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince "satılamaz-devredilemez" şerhi verilmek suretiyle el konulmasına karar verildiği, akabinde Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2016 tarihli 2016/16 soruşturma yazısı ile dava konusu aracın daha önceden de kaçakçılık suçunda kullanıldığı, Muş Cumhuriyet Başsavclığınca ... üzerine şerh verildiği, soruşturma kapsamında Muş Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlendiği, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 10/2 maddesi uyarınca aracın soruşturma ve kovuşturma devam ederken kaçakçılık suçunun işlenmesinde tekrar kullanılması halinde elkonulan aracın alıkonulacağına dair hükmü gereğince soruşturma ve kovuşturma devam ederken kaçakçılık suçunun yeniden işlenmesinde yeniden kullanılan ... plakalı aracın alıkonulması talebine istinaden Gürpınar Sulh Ceza Hakimliğinin 19.01.2016 tarihli 2016/34 D.İş sayılı kararı ile aracın alıkonulmasına karar verildiği, alıkonulma kararı doğrultusunda satış suretiyle tasfiye işlemine tabi tutulacak olan dava konusun aracın 07.01.2016 tarihinde zapt edilerek 04.02.2016 tarihinde yediemin otoparkına teslim edildiği, aracın 28.09.2016 tarihinde ihale usulüyle 11.000 TL bedelle satıldığı anlaşılmıştır.

Davacı hakkında; tazminata esas Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine hükmedilmiş ve mahkemenin 09.05.2019 tarihli ek kararı ile davacıya ait aracın müsaderesine yer olmadığına ve ... üzerindeki şerhin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verildiği ve mahkemesince verilen yazı cevabına göre davacı sanık yönünden kesinleşmesinin yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamında bulunan Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/571 Esas 2016/312 Karar sayılı dosya ile 5607 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan yapılan ve davacının malen sorumlu sıfatıyla yer aldığı yargılama neticesinde 12.05.2016 tarihli karar ile suçta kullanılan dava konusu 36 SE 406 plaka sayılı aracın müsaderesine karar verildiği ve hükmün 06.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Yukarı da açıklandığı üzere dava konusu aracın Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli 2014/571 Esas 2016/312 Karar sayılı kararı ile müsaderesine karar verilerek iş bu hükmün 06.09.2016 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar davacı tazminata esas dosya kapsamında 21.03.2019 tarihinde beraat ettiğini ve mahkemece 09.05.2019 tarihli ek kararı ile dava konusu aracın müsaderesine yer olmadığına karar verildiğini ileri sürerek el koyma kararının hukuka aykırı olduğundan bahisle tazminat talep etmiş ise de dava konusu araçla ilgili tazminata esas ceza dosyasında verilen karardan önce kesinleşen bir müsadere kararının da olduğunun anlaşılması karşısında İlk derece mahkemesince davacının aracına 11.01.2016 tarihinde el konulmuş olması ve bu ... hakkında verilen 09.05.2019 tarih 2016/19 Esas, 2019/71 Karar sayılı ek kararın henüz kesinleştirilmemiş olduğu, koruma tedbirleri nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat istemli davaya konu davacı hakkında 5237 sayılı kanunun 142/1-a maddesi gereğince kesinleşmiş bir hüküm veya karar olmadığı, dava açma şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesinde sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacı vekilince davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz nedeni açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiştir.

2. 5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince davanın tümüyle reddedilmesi ve davacının 285.080 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu ve karar tarihi de dikkate alınarak yapılan hesaplamada nispi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olduğu anlaşılmakla; yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen 6.180 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde ve yargılama giderinin davacıdan tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Gerekçeli karar başlığında sehven dava dosya numarası ve karar numarasının yazılmaması ve istinaf yolu merci olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin gösterilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiş olup, ayrıca kısa karar ve gerekçeli kararda hükmün içerik olarak aynı olduğu, kararın gerekçe kısmında dava konusu talepten bahsedilerek gerekçelendirme yapıldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tesis edilen kararın iş bu dava konusuna ait olup olmadığının anlaşılamadığı ve kararın usulü eksikler nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.07.2020 tarihli ve 2020/908 Esas 2020/756 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.