12. Ceza Dairesi 2021/10103 E. , 2023/3570 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/60 E., 2020/217 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 28.02.2020 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 05.03.2020 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 05.03.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütü propagandası yapmak suçundan 27.09.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 2 gün sonra serbest bırakıldığını, 2018 yılında tekrar gözaltına alınarak 4 gün sonra serbest bırakıldığını, toplam 6 gün gözaltında kaldığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirtmiş, bu kapsamda maddi ve manevi kaybı için 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 20.03.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının ve mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/122 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/217 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 08.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz itirazlarının esastan reddiyle hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi, manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğuna, davacının tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığının araştırılmadığına ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "...Dosyamız davacısı ...'un iş bu dosyada sanık olup, yapılan yargılama sonunda Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan 15/11/2018 tarihinde beraatine karar verildiği, tüm yargılama süreci ve dosya kapsamı incelendiğinde;
-Davacı ...'un, ilk olarak 28/09/2017 - 29/09/2017 tarihleri arasında 1 gün gözaltında bulunduğu, ardından ikinci kez 17/06/2018 - 18/06/2018 tarihleri arasında 1 gün gözaltında bulunduğu,
-Bunun haricinde davacı hakkında başkaca tutuklama yahut adli kontrol altına alınma biçiminde bir koruma tedbiri uygulandığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı,
Kararın dosyamız davacısı yönünden 23/11/2018 tarihinde kesinleştiği, mahkemece kesinleştirme işleminin 27/11/2018 tarihinde yapıldığı, kesinleşmeden sonra sanığa yeni bir tebligat yapılmadığı ve davanın 05/03/2019 tarihinde süresinde açılmış olduğu,
Davacının haksız gözaltında bulunduğu tarihlere konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin anlaşıldığı,
Davacının maddi tazminat taleplerinin; tutuklanması nedeniyle çalışamamış ve işten çıkarılmış olmasından kaynaklı kazanç kaybına ilişkin olarak toplam 10.000 TL olduğu, mahkememizce davacının 28/09/2017 - 29/09/2017 tarihleri arasında 1 gün ve 17/06/2018 - 18/06/2018 tarihleri arasında 1 gün olmak üzere toplamda 2 gün gözaltında kaldığı baz alınarak kazancına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığı da dikkate alınıp 2017 yılına ilişkin ilk 1 günlük gözaltısı için 2017 yılı aylık net asgari ücret tutarı olan 1.404,06 TL üzerinden hesaplama yapılarak 46,80 TL ve 2017 yılına ilişkin ikinci 1 günlük gözaltısı için 2018 yılı aylık net asgari ücret tutarı olan 1.603,12 TL üzerinden hesaplama yapılarak53.44 TL olmak üzere toplamda 100,24 TL kazanç kaybı oluştuğunun tespit edildiği, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin taleplerinin reddi ile davacı lehine 100,24 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği,
Davacının gözaltına alındığı süreçte ve serbest bırakılmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu, bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı, duyulan elem ve üzüntü ile orantılı olması gerektiği, davalı için de bir ceza niteliğine dönüşmemesi gerektiği şeklindeki kriterleri dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği davacı lehine manevi tazminata da hükmedilmesi gerekeceği,
Tüm bu değerlendirmeler ışığında fazlaya ilişkin taleplerin reddi ile davacı ... için 100,24 TL maddi, 200 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi, dava dilekçesinde tazminat taleplerine ilişkin faiz işletilmesi hususunda herhangi bir talepte bulunulmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığı, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile değişik CMK 142. maddesi gereği, hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 300,24 TL üzerinden 36,02 TL nisbi avukatlık ücreti hesaplanmakla birlikte nisbi vekalet ücreti, Sulh Ceza Mahkemesi için belirlenen maktu vekalet ücreti tutarından az olamayacağından, 1.056,00 TL nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatleri mahkememize hasıl olmakla usul ve kanuna uygun aşağıdaki hükme varılmıştır." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/521 Esas – 2019/114 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü propagandası yapma suçundan 28.09.2017 - 29.09.2017 tarihleri arasında 1 gün ve 17.06.2018 - 18.06.2018 tarihleri arasında 1 gün olmak üzere toplamda 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.11.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
1. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
2. Davacının tazminata esas ceza dosyasında yapılan incelemede 5271 Sayılı Kanunun 144 üncü maddesininde yer alan koşulların bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Davacının tazminata esas ceza dosyasında iki ayrı tarihte gözaltına alındığı ve davacının dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin faiz talebinde bulunduğu gözetildiğinde 28.09.2017 - 29.09.2017 tarihleri arasındaki 1 gün ve 17.06.2018 - 18.06.2018 tarihleri arasında 1 gün için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminata hükmedilerek, her bir tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.4) bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2020/60 Esas, 2020/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!