12. Ceza Dairesi 2021/10086 E. , 2023/3571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3015 E., 2019/4376 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 12.11.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce hakkında 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası verildiğini ve cezanın kesinleşmesi nedeni ile davacının 10.11.2016 tarihinde cezaevine teslim olduğunu, 11.11.2016 tarihinde tahliye olarak denetimli serbestlik müdürlüğünde 1 yıl 3 ay denetimli serbestlikte infazını tamamladığını, davacıya verilen 1.000,00 TL adli para cezasını 25.10.2016 tarihinde yerine getirdiğini ve avukatlık ücreti olarak da 08.12.2016 tarihinde 2.257,31 TL ödeme yaptığını, daha sonra davacı tarafından 27.12.2016 tarihinde kanun yararına bozma yoluna gidilerek davacı hakkında Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından 31.05.2018 tarih 2017/17943 Esas- 2018/6257 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiğini belirtmiş, bu kapsamda kazanç kaybı için 10.000,00 TL maddi tazminatın mahkumiyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, adli para cezası için 1.000,00 TL maddi tazminatın 25.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve avukatlık ücreti olarak da 2.257,31 TL maddi tazminatın 08.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 50.000,00 TL manevi tazminatın mahkumiyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 28.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat şartlarının oluşmadığını, davanın süresinde açılmadığını, mahkemenin yetkili olup olmadığı ve davacı vekilinin vekaletnamesinde özel yetki bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, maddi zararın ispatlanmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz talebinin kanuni çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
3. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/459 Esas, 2019/249 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/3015 Esas, 2019/4376 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 04.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hatalı vekalet ücretine hükmedildiğine, adli para cezası için 1.000,00 TL ve avukatlık ücreti olarak da 2.257,31 TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiğine ve hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacının Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/20 esas sayılı dosyasında Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının ... Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, verilen karar 06/09/2016 tarihinde kesinleşmiş ve davacı Kocaeli Kandıra Açık Ceza İnfaz Kurumu'na 10/11/2016 tarihinde teslim olmuş, 11/11/2016 tarihinde tahliye olarak 11/11/2016 tarihinde Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nde 1 yıl 3 ay denetimli serbestlikte infazını tamamlamış, davacı hakkında verilen 1.000 TL adli para cezasını 25/10/2016 tarihinde yerine getirilmiş olup, davacının 10/11/2016 ve 11/11/2016 tarihleri arasında bir gün cezaevinde kaldığı, daha sonra ilgili karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmiş ve söz konusu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından bozularak yapılan yeniden yargılamada beraat kararı verilmiş ve karar 31/05/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı tarafından ödenen 1000 TL adli para cezası ile kararda katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin icra marifetiyle ödenmesi nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulmuştur. Ödenen para cezasının sanığın beraatine karar verilmiş olması nedeniyle infazı yapılan kurum tarafından her zaman iadesinin mümkün olduğu, ayrıca katılan lehine hükmedilen vekalet ücretinin de icra müdürlüğünce eski hale getirilmek suretiyle iadesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmelidir. Davacının cezanın infaz amacıyla 1 gün cezaevinde kaldığı ve daha sonra denetimli serbestlikle serbest kaldığı anlaşıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacının ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak 1.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 10/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin ve yerinde görülmeyen diğer maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince davacının maddi tazminat talebin kabulü ile 43,36 TL maddi tazminata hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Dörtyol 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/20 Esas – 2016/604 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine hükmedilerek hükmün kesinleşmesi üzerine 10.11.2016 - 11.11.2016 tarihleri arasında 1 gün hükümlü olarak cezaevinde kaldığı, mahkumiyet hükmünün kanun yararına bozulması neticesinde davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği, kararın 31.05.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı anlaşıldığından davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre hesaplanan vekalet ücretinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
3. Davacının hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle ödediği 1.000,00 TL adli para cezası ve 2.257,31 TL avukatlık ücretinin iadesinin idare tarafından yapılması gerektiği gözetilmekle, mahkemece bu hususa ilişkin talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/3015 Esas, 2019/4376 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!