12. Ceza Dairesi 2021/10071 E. , 2023/3837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/226 E., 2020/388 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacıya ait 2.000 kg çaya 03.01.2008 tarihinde el konulduğunu, hakkında Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan kovuşturma sonucunda beraat kararı verildiğini, beraat kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından zamanaşımından düşme kararı verildiğini belirtmiş, davacının el koyma kararı nedeniyle uğramış olduğu zarara karşılık 750.000,00 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 23.01.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; süre, yetki mükerrer dava ve tazminat koşulları bakımından inceleme yapılması gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3. Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2018/605 Esas, 2019/523 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/388 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik maddi tazminata hükmedildiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Davacının davasına dayanak teşkil eden Gevaş Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/233 Esas ve 2015/431 Karar sayılı dosyasının mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmakla incelenmesinde; davacı ...'in kaçakçılığı konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla taşımak suçundan yapılan yargılama neticesinde 07/05/2015 tarihli kararı ile beraat kararı verildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2018/5416 E. 2018/11086 K. Sayılı kararı ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, kararın 30/10/2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği,
Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabında; davacı ile ilgili 2000 kg çaya haksız olarak el koyma nedeniyle açılmış başkaca bir tazminat davasına rastlanılmadığının bildirildiği,
... işbu tazminat davasının 13/12/2018 tarihinde süresinde açıldığının anlaşıldığı,
... yargılama sebebiyle davacıya ait 2000 kg çaya haksız olarak el konulduğunun anlaşıldığı,
Maddi tazminat talebi açısından değerlendirildiğinde; 03/01/2008 yılı içinde davacıya ait 2000 kg çaya haksız el koyma ile ilgili 22.06.2009 tarihinde yediemin deposunda bulunan çay için alınan bilirkişi raporunda 2000 kg çayın mal bedeli 10.000,00 TL, taşıma bedeli 3.333,00 olmak üzere toplamda 13.333,00 TL. değerinde çaya el konulduğu tespit edilmiş; her ay aynı miktarda ürünün veya el konulan çayın tamamının aynı kar payı ile satılıp satılamayacağının tespitinin mümkün olmaması, varsayıma dayanması karşısında bilirkişi raporu hükme esas alınmamış ve el konulan çay miktarının bedeli olan 13.333,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş ve 2000 kg çaya haksız olarak el konulduğu 03/01/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilip sonuç olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Gevaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/233 Esas - 2015/431 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıya ait 2.000 kg çaya 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında 03.01.2008 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine, el konulan malların iadesine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ve el konulan malların iadesine karar verildiği, kararın 30.10.2018 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Hüküm duruşmasında hazır bulunduğu anlaşılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığına yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
3. Elkonulan çayların tasfiye edildiği ancak davacı tarafından tasfiye bedelinin Van Gümrük Müdürlüğünden talep edilmesi halinde alınabileceği anlaşılmakla çayların bedeli üzerinden hesaplanan tazminattan tasfiye bedelinin düşülmesi neticesinde kalan kısmın maddi tazminat olarak ödenmesi gerekirken tamamının ödenmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış ve davacı vekilinin eksik maddi tazminata hükmolunduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.06.2020 tarihli ve 2020/226 Esas, 2020/388 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!