WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/9911 E.  ,  2023/3475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/165 E., 2015/366 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015165 Esas, 2015/366 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1-Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2-Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3-Diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel mahkemenin kabulü;" Yapılan yargılama, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık ...'e ait tarlada 14/05/2015 tarihinde sanık ... tarafından kullanılan iş makinesi ile diğer sanıklarla birlikte kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak amacıyla kazı yaptıkları sırada Jandarma görevlilerince yakalandıkları nedenle kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemişler, olay tarihinde tarlada su aradıklarını belirtmişler, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Kaçak kazı yapılan alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan herhangi bir taşınır-taşınmaz kültür varlığına rastlanılmadığı" bildirir 1241 sayılı yazısı, yapılan keşif sonucunda Jeoloji Mühendisinin "davaya konu yerin yeraltı su seviyesinin oldukça yüksek olduğu, arazilerin durumu, kazı yapılan makinenin özellikleri dikkate alındığında kazının su amaçlı yapıldığını" bildirir 22/12/2015 havale tarihli raporu ve Arkeoloji bilirkişinin "suça konu olan alanın 2863 sayılı kanun kapsamına girmediğini" bilidirir 22/12/2015 havale tarihli raporu içeriğinden anlaşıldığı üzere sanıkların savunmalarının aksini kanıtlar delil elde edilemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1309 Esas 2013/258 Karar sayılı ilamında "Ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve Latince “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde uygulanacağı gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır." şeklinde açıklandığı üzere somut olayda sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine yönelik her türlü şüpheden uzak yeterli delil elde edilemediğinden 5271 Sayılı CMK'nın 223/2.e maddesi gereğince üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."

B. Alaca Asliye Ceza Mahkemesince 03.12.2015 tarihinde keşfe gidilmiş, keşif akabinde fen bilirkişisi, arkeolog bilirkişi ve jeoloji bilirkişisi raporlarını sunmuştur.

IV. GEREKÇE
1-14.05.2015 günü saat 14:45 sıralarında Çorum İl Jandarma Karakol Komutanlığına kaçak kazı yapıldığına dair telefon ihbarı gelmesi üzerine, jandarma görevlilerince çalışmalara başlandığı, suça konu alana gidildiğinde sanık ...'nin kepçe ile açılmış olan çukuru kapattığı, diğer sanıkların da kepçenin yanında durduklarının görülmesi üzerine haklarında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan işlem başlatıldığı, sanıkların aşamalarda alınan beyanlarında suçlamaları kabul etmedikleri, su kuyusu açmak için toprağı kazdıklarını beyan ettikleri, yargılama aşamasında mahkemece keşif yapıldığı, keşif akabinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda suça konu alanın 2863 sayılı Kanun kapsamında olmadığının bildirildiği, 21.12.2015 tarihli jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda yapılan kazının yeri, konumu ve etrafındaki arazilerin durumu, kazı yapılan makinenin özellikleri dikkate alındığında su amaçlı yapıldığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmakla; sanıkların savunmaları, alınan bilirkişi raporları, sanıkların kazı yaptıkları zaman ve konum, kazı esnasında sanıkların yanlarında bulunan ... ve gereçler dikkate alındığında, sanıkların cezalandırılmalarını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alaca Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015165 Esas, 2015/366 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.