WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/9849 E.  ,  2024/2044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1030 E., 2016/403 K.
SUÇLAR : Taksirle öldürme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 51/1-8. Maddelerine göre 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar veerildiğine, olayda bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına, yüksek ceza verildiğine, hakkında HAGB, TCK 50 ve 51.madde hükümlerinin uygulanmamasına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında tayin edilen cezanın çok düşük olduğuna, sanığın yüksek bir ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 01:35 sıralarında 1,25 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki araçla yanında ölen ... ile birlikte meskun mahal dışında, gece vakti, iki yönlü asfalt kaplama virajlı yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde sanığın direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı ve aracın şarampole yuvarlandığı, sanık ile araçta yolcu olarak bulunan ...'ın hastaneye kaldırıldıkları, ...'ın hastanede "kafa tramvasına bağlı gelişen beyin kanaması" sonucu öldüğünün belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı düzenlenen 09.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 51/1-8. Maddelerine göre 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda bir kişinin ölmüş olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, taksirle öldürme suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, anılan suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu olmaları kriterinin esas alınması gerektiği, buna göre tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması ve sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi yerine, bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesi,
2. Asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereği iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, alt sınırdan uzaklaşılarak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde alt sınırdan ceza belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi,

3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,

4. 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların denetim süresi içerisinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yeniden ele alınması amacıyla ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.