WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/9848 E.  ,  2024/2043 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/904 E., 2016/239 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/1-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; yerel mahkemece suçun sübutuna ilişkin yeterli araştırma yapılmamış olduğuna, müteveffanın kaza tarihinde hastanede yapılan tedavisinde herhangi bir ölümcül yaralanmasının, iç kanamasının olmadığı, sonrasında müteveffa taburcu edilmiş olduğuna, aradan geçen sürede illiyet bağını kesen bir eylem olup olmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmamış, bu yönde özellikle adli tıp kurumu ilgili ihtisas dairesinden bilirkişi raporu alınmamış olduğuna, ölümün kesin olarak suça konu eylem sebebiyle gerçekleştiğine ilişkin kesin, her türlü şüpheden uzak delile ulaşılamamış olmasına rağmen sanığın mahkumiyetine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığına, eksik incelemeye, sanık hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünün yerinde olduğu düşünülecek olsa dahi tayin ve takdir edilen cezanın atılı eyleme uygun olmaması ve alt sınırdan uzaklaşılmış olması için yeterli sebep olmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılmış olması sebebiyle de hükmün bozulması gerektiğine, kararın usul ve yasaya uygun olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki araçla meskun mahalde, asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde, sola dönüşle sokağa girdiği sırada yolun karşısına yaya geçidi üzerinden geçmekte olan ölene çarparak ölümüne neden olduğu olayda; mahkemece hükme esas alınan keşfe dayalı 24.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın ''yaya geçidine yaklaştığı trafik işaretleriyle kendisine bildirilmesine rağmen yavaşlamayıp ve yaya geçidi üzerinde nizami yürümekte olan müteveffaya ilk geçiş hakkını vermeyip dikkatsiz davranmak'' kuralını ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/1-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.