WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/9267 E.  ,  2024/637 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, sanıklar ... ve ... hakkında yarı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca sonuç ceza olarak hapis cezasından çevrilmiş 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının ve fazla caza tayininin hukuka aykırı olduğuna, sanık ...'in temyiz sebebi hukuka aykırı nitelikte hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü ile sonuçlanan iş kazasının meydana gelmesinde mahkemenin hükme esas aldığı 26/06/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu oldukları kabul edilen sanıklar ... ve ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Saray Mahallesi, Kazan/Ankara mevkiinde faaliyet gösteren yetkilisinin sanık ... olduğu DORÇE Prefabrik Yapı ve Profil Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile şirket müdürünün sanık ... olduğu Çetinler Prefabrik İnş.Turz. Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan işçilik hizmet sözleşmesi kapsamında Çetinler Prefabrik'e bağlı olarak DORÇE Prefabrik'e ait fabrika alanı içerisinde, panel montaj atölyesinde dokuz nolu tezgahta prefabrik panel montajında çalışan panel kaplama işçisi ...'in çalıştığı tezgahın arka kısmında yer alan panel istifleme paleti üzerinde bulunan 7 adet yaklaşık 2.100 kg ağırlığındaki panellerin işçinin üzerine devrilmesi sonucu ...'in kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen öldüğü, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/05/2015 tarihli ölü muayene tutanağı ile kişinin ölümünün üzerine ağır malzeme düşmesi sonucu oluşan kafa ve genel beden travmasına bağlı gelişen hemopnomotoraks sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği olayda,

Dosya kapsamında mevcut bulunan ve soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine A sınıfı iş güvenliği uzmanı tek bilirkişi tarafından düzenlenen 26/06/2015 tarihli kusur tespitine ilişkin raporda, sanık ...'in alt işveren, sanık ...'nun ise üst işveren olarak çalışma ortamında gerekli iş güvenliğini tedbirlerini yeterince almamaları, çalışanların talimatlara uygun şekilde hareket edip etmediğini yeterince denetlememeleri, çalışma ortamında yeterli risk analizi yaptırmamaları, geniş anlamda mekanizması oluşturmamış olmaları nedenleri ile meydana gelen olayda asli kusurlu bulunduklarının belirtildiği anlaşılmakla,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesindeki ihtarat ile yetinilmesi yerine, hükümde infazı kısıtlar biçimde 5237 sayılı TCK'nın 50/6-7 maddeleri gereğince hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ihtaratına yer verilmesi ile,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdikleri kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanıklar hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması sonucu sanıklar hakkında eksik ceza tayini,

Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafinin ve sanık ...'in yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 50/4 ve 50/1-a maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASI, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün sanık ... hakkındaki (A) numaralı bölümünün (4) numaralı paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.-TL olarak hesabıyla 15.200.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması ve hükmün sanık ... hakkındaki (B) numaralı bölümünün (4) numaralı paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4.maddesi delaletiyle 50/1-a.maddesi gereğince, sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.-TL olarak hesabıyla 15.200.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin yazılması, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.