12. Ceza Dairesi 2020/5091 E. , 2023/4085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/77 E., 2016/127 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2015/77 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.09.2020 tarihli ve 2016/268781 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı olarak fazla miktarda hükmedildiğine ve 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanması gerektiğine,
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, özel bir sebebe dayanmayan genel usul ve yasaya aykırılığa İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ''Olay günü katılan sanık ...'ın kullandığı ... plakalı aracı ile D-200 karayolunda Saraykent ilçesi sınırları içinde seyir halindeyken önünde sağ şeritte seyreden katılan sanık ...'ün kullandığı ... plakalı traktörün arkasında takılı olan ve ışıklandırma donanımı bulunmayan römorka aracının sağ ön kısmı ile çarptığı, çarpma neticesinde aracın savrulduğu ve refüj üzerinde durduğu, kazada yaralanan ...'ın aldığı yaralanmalardan ötürü 27/07/2015 tarihli ölü muayene tutanağında belirtildiği üzere trafik kazası sonucu aldığı darbelere bağlı beyin ödemi ve iç kanama sonucu hayatını kaybettiği, araçta bulunan katılan ...'ın İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 13/10/2014 tarihli raporunda belirtildiği üzere, tarif edilen birden fazla kaburga kırığına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif(1), Orta(2-3) ve Ağır(4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık olması nedeniyle skorlama yapılarak şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır(4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, katılan sanık ...'ın Sorgun Devlet Hastanesinin 27/07/2014 tarih ve 6110-1804 sayılı raporunda gösterildiği şekilde, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı, olay nedeniyle diğer katılan sanık ...'ün de Saraykent İlçe Devlet Hastanesi'nin 27/07/2014 tarih ve 657 sayılı raporunda gösterildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığı, olayın meydana gelmesinde katılan sanıkların kusurları ile ilgili olarak aldırılan Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/01/2015 tarihli raporunda, davaya konu katılan sanık ... idaresindeki araçtaki yolcuların ölümü ve yaralanması olayında, katılan sanıkların ayrı ayrı eşdeğer kusurlu olduklarının bildirildiği anlaşılmıştır.
Katılan sanık ... mahkememizde, traktöre ikaz lambası taktıracağını ancak taktıramadığını belirtmekle birlikte, bir tane üçgen reflektörü çivi ile römorka tutturduğu yönünde tevilli ikrar içeren savunmada bulunmuş ise de, olay sonrası tutulan kaza tespit tutanağı, aynı yöndeki tespitlere yer veren 09/10/2014 tarihli bilirkişi raporu ve tanık beyanlarına göre, gerek kaza tespit tutanağı gerekse de mahkememizce kolluk marifetiyle yaptırılan araştırma sonucuna göre olay zamanı aydınlatma bulunmadığı anlaşılan yolda, tepe lambası olmadan, römork takılı ve saman yüklü vaziyette, arkasına gerekli ve yeterli reflektör donanımını da takmadan yola çıkarak kazanın meydana gelmesinde Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/01/2015 tarihli raporunda gösterildiği şekilde kusurlu olduğu yönünde vicdani heyet kanaatine ulaşılmıştır.
Katılan sanık ...'ın, savunmasında belirttiği üzere 110 km civarında, aydınlatması olmayan yolda far ışığı altındaki görüş mesafesine uygun olmayan hızda seyir halinde olması ve bu haliyle şerit değiştirirken diğer katılan sanık kullanımındaki traktörü fark etmeyerek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği ve Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/01/2015 tarihli raporunda gösterildiği şekilde kusurlu olduğu yönünde vicdani heyet kanaatine ulaşılmıştır.
Katılan sanık ...'ın, kızı olan ...'nın ölümü ile katılan sanık ...'ün yaralanmasına neden olarak üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit görüldüğünden, bu suçtan eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zararın niteliği ve ölenin kişiliği nedeniyle sanığın şahsi mağduriyeti de dikkate alınarak, takdiren alt sınırdan cezalandırılması cihetine gidilmiş, hakkında takdiri indirim de uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, sabıkasız olması ve dosyaya yansıyan kişiliği itibariyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde yeniden suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluşması, katılan sanık ... beyanına göre, suç nedeniyle meydana gelen ve tazmini gerekir bir zararın bulunmaması nedenleriyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Katılan sanık ...'ün, diğer katılan sanık ile katılan ...'nin yukarıda açıklandığı üzere kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ve kızları olan ...'nın ölümüne neden olarak üzerine atılı taksirle öldürme suçunu işlediği sabit görüldüğünden, bu suçtan eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ve bir kişinin ölümü iki kişinin de nitelikli yaralanması şeklinde meydana gelen zararın niteliği de dikkate alınarak, takdiren ve teşdiden cezalandırılması cihetine gidilmiş, hakkında takdiri indirim uygulanmış, sübut bulan taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundaki kusur durumu, oluşan zararın ağırlığı, TCK'nın 1 maddesinde gösterilen ceza kanununun amacı da gözetilerek, sanık hakkındaki hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK'nın 50/4 maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine takdiren yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet karar verilmiştir.
2.Katılanların kati adli muayene raporları dosyada mevcuttur.
3.27.07.2014 tarihli ölü muayene tutanağında,
''...
Şahsın trafik kazası sonucu aldığı darbelere bağlı beyin ödemi ve iç kanama sonucu ölümün meydana geldiğini kanaatindeyim
...''
Denilmektedir.
4.Kolluk güçlerince tanzim olunan 01.01.2014 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre;
''Araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur.
a)Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanan sürücüler 1 800 000 lira para cezası
...ile Cezalandırılırlar.'' ve aynı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre;
Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre;
''...
d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorundadırlar...''
Kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
5.Yozgat Başsavcılığınca aldırılan ve trafik jandarma tim komutanı tarafından tanzim edilen 08.10.2014 tarihli raporda, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre;
''Araçların, esasları yönetmelikte belirtilen şekilde ve tarzda teknik şartlara uygun durumda bulundurulması zorunludur.
a)Servis freni, lastikleri, dış ışık donanımından yakını ve uzağı gösteren ışıklar ile park, fren ve dönüş ışıkları noksan, bozuk veya teknik şartlara aykırı olan araçları kullanan sürücüler 1 800 000 lira para cezası
...ile Cezalandırılırlar.'' ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre "Özelliklerine ve cinslerine göre, yönetmelikte nitelik ve nicelikleri belirtilen gereçlerin araçlarda bulundurmamak, kullanmamak, veya kullanılır şekilde bulundurmamak'' kusurundan ötürü birinci derece ve asli kusurlu olduğu bildirilmiştir.
6.Yargılama aşamasında aldırılan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 06.01.2015 tarihli raporda, sanığın gece vakti meskun mahalde, aydınlatma bulunmayan yolda, tepe lambası olmayan, dolayısıyla gece vakti trafiğe çıkmaya uygun olmayan, ayrıca arkasında, ışık donanımı ve iki adet yansıtıcı özellikte trafik işaret levhası da bulunmayan römork takılı halde trafikte seyre çıkmış olmakla trafiğin seyir güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, aydınlatma bulunmayan yol bölümünde arkasından aynı yöne seyreden ve kendisini bu donanımsız halinden dolayı zamanında fark edemeyen kamyonetin, römorkunun sol arka kısmına çarpıp sola savrulması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralamalı olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi nedeniyle, kamyonet sürücüsü ile eşdeğer derecede kusurlu olduğu saptanmıştır.
7.Sanık aşamalarda, saman çeteninin arka kısmına iki üçgen reflektörün takılı olduğu ancak herhangi bir aydınlatma düzeneğinin bulunmadığını, aniden gelen aracın römorkun sol tekerleğine vurduğunu, olay nedeniyle üzgün olduğunu ileri sürmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın idaresinde flaşörlü yanıp sönen, sarı ışıklı dönerli uyarı lambası bulunmayan, arka ışık donanımı olmayan römork takılı traktörle, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken sebebiyet verdiği kazada bilinçli taksir koşulları oluşmasına karşın uygulanmayarak eksik ceza tayini yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Yukarıda değinilen şekilde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca neticeten hükmedilen 1 yıldan fazla süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin mümkün olmaması karşısında bu husustaki temyiz itirazları reddolunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yozgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2015/77 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!