WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/5069 E.  ,  2023/3315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/324 E., 2016/160 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli ve 2016/274481 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Keşif yapılması gerektiğine, Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığına, karşı yanın çok süratli ve kusurlu olduğuna, kaza tespit tutanağı ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunduğuna, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.''Kaza günü olan 02.05.2015 günü saat 11.50 sıralarında sanık ...’ün içinde eşi ... olduğu halde sevk ve idaresindeki 10-L-1180 plakalı otomobil ile Savaştepe istikametinden Balıkesir istikametine seyir halinde iken, kaza mahalline geldiğinde aynı istikamette seyir halinde olan ve sürücülüğünü ... yaptığı... plakalı yüklü tanker aracını sollama yasağı olmayan yerde sollamaya kalkıştığı sırada karşı yönden gelen ve ... ın sürücülüğünü yaptığı ve içinde kazada ölen ...’ın bulunduğu ... plakalı kamyonet aracında Balıkesir istikametinden Savaştepe istikametine rampa aşağı seyir halinde olduğu, ...’ın sollama yaparak kendi şeridine giren ... ün aracını görünce sellektör yaptığı ancak ...’ün sollamaya az bir mesafe kalması nedeniyle aynı şeritte seyre devam ettiği ve çarpışma olmadan sollamayı tamamladığı, ...’ın ise kendi şeridindeki araca çarpmamak için aniden firene basarak aracını yolun sağına doğru çekip ... aracına çarpmaktan kurtarmasına rağmen aracını tekrar kendi şeridine geçirmek istediği sırada aracının hakimiyetini kaybederek sağa sola yalpa yaparak ... kullandığı tankerin sol ön alt kısmına kendi aracının ön kısmıyla çarptığı, çarpışma sırasında ... aracından dışarıya fırlayan ...kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, ...’ında kaza nedeniyle btm ile iyileşir ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralandığı, kazada başka yaralanan olmadığı, kazada yaralanan ... ile kazada vefat eden ... mirasçılarının sanık ... ... şikayetçi oldukları, diğer sanıktan şikayetçi olmadıkları anlaşılmıştır....

Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise, kazanın meydana geliş şeklinin Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile uyumlu olması nedeniyle bu rapora itibar edilmesi gerekmiş ve sanık ...’ün kaza nedeniyle ...’ın ölümüne katılan sanık ... ... da hayati tehlike geçirmeden basit şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak taksirle neden olmaktan sorumlu tutulması suretiyle asli kusurlu olması, bir yaralı ve bir ölüm olması da nazara alınarak TCK'nun 85/2. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması cihetine gidilmiştir.

Katılan sanık ...’ın ise, itibar edilen ve mahkememizcede kazanın oluşumuna uygun bulunan adli tıp raporuna göre kazada kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekmiştir...''

2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.

3. Sanık savunmasında "... Olay günü tarafıma ait otomobil ile Savaştepe den Balıkesir istikametine doğru seyir halinde bulunduğum esnada Karacalar Köyü mevkiinde... plakalı tankeri sollamak istedim. Bu esnada yol boştu ve herhangi bir sollama yasağı bulunmuyordu. Tankeri sollamak için sol şeride çıktıktan sonra belli bir mesafede ilerleyince karşı yönden gelen bir kamyoneti farkettim. Bu kamyonet rampa aşağı olmasının da etkisiyle aşırı şekilde hızlı ve kontrolsüz geliyordu. Kamyonet ben sollamayı bitirmeye yakın bana selektör yapmaya başlayınca sollamayı tamamlamak için az bir mesafenin kalmış olduğunu nazara alarak ben sollamaya devam ettim. Sollamayı tamamladıktan sonra sorunsuz olarak kendi şeridime girdikten sonra arkamda kaza sesinin olduğunu duyunca olay yerine gittim. Bu esnada kamyonetin yoldan çıktığını ve devrildiğini, ... içerisinde bulunan ... ve Mehmet'in yaralandığını gördüm. Olay nedeniyle benim herhangi bir kusurum bulunmamaktadır. Olay ...'ın kontrolsüz ve hızlı bir şekilde ... kullanması nedeniyle meydana gelmiştir. ...'ın bana selektör yaptığı mesafe ile benim aramda yaklaşık 100-110 mt mesafe bulunuyordu. Suçsuzum, beraatimi talep ederim'' demiştir.

4.Tanık ... beyanında " Olay günü ben Savaştepe'den Balıkesir istikametine geliyordum, rampa yukarı doğru çıkıyordum, arkamdan sanık ...'ün kullandığı otomobil beni solladı, bu sırada karşıdan yokuş aşağı sanık ...'ın kullandığı kamyonet geliyordu, kamyonetin frene bastığını ve bana göre yolun soluna doğru savrulduğunu gördüm, ... mıcıra kapıldı, kendi şeridine yola girdi ve akabinde sol köşeden benim tankerime çarptı. Ben kazaya sebebiyet vermemek için bana göre sağa, bankete doğru kaçtım, sanık ...'in kullandığı otomobil de benim önümde sağa kaçtı ve önümde durdu'' demiştir.

5. Kaza nedeniyle tutulan trafik kaza tutanağında, kazanın Balıkesir istikametine gidişe göre sağ şeritte meydana geldiği, sollama yapan otomobilin 65 m ileride sağ şeritte hasarsız bir şekilde durduğu, kamyonete ait sağ şeritte başlayıp sağa doğru yönelen 11.80 m fren izi ve sonrasında kaplama dışında 15 m kayma izinin bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca ...’ün geçme kurallarına uymamaktan asli kusurlu, ...’ın ise aracının hızını görüş ve yol durumuna göre uydurmamaktan ikinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.

6.İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen kusur raporunda;
''...A-Sanık sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermemiş, karşı yön yol bölümünün sollama yapılabilmesi için emniyetli olup olmadığını kontrol etmeden önündeki aracı sollayarak karşıdan gelmekte olan kamyonet sürücüsü müşteki sanığın seyir durumunu tehlikeye düşürmüş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli kusurludur.

B-Müşteki Sanık sürücü ..., yönetimindeki kamyonet ile seyri sırasında karşı yönden önündeki tankeri hatalı ve tehlike tevlit eder tarzda sollamakta olan sanık idaresindeki otomobile karşın ikazla birlikte fren ve sağa direksiyon tedbirine başvurduğu, olayın oluş şekli ve mahal şartları dikkate alındığında alabileceği başkaca bir önlemin bulunmadığı olayda kusuru görülmemiştir.

C-Müteveffa ..., müşteki sanık idaresindeki kamyonette emniyet kemeri takmadan yolculuk edip kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup kendi ölümü olayında alt düzeyde tali derecede kusurludur...'' kanaati bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay günü saat 11:50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, iki yönlü, iki şeritli, yatayda düz, düşeyde eğimli, asfalt kaplama il yolunda seyir halindeyken önünde aynı yönde seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki yakıt yüklü tankeri sollamak için karşı şeride girdiği sırada, karşı yönden gelen temyiz dışı katılan sanık ...'ın yönetimdeki kamyonetle sanığın aracına çarpmamak için aniden fren yaparak yolun sağına doğru yoldan çıktığı, akabinde direksiyon hakimiyetini kaybedip kendi şeridine geçmek istediği esnada sollanan tankerin sol ön kısmına kendi aracının sol ön kesimi ile tankerin şeridinde çarpışması sonucunda kamyonet sürücüsünün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması, kamyonette yolcu olarak bulunan ...'ın ölümü ile neticelenen olayda; mahkemece Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınarak sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
1.Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, hükmolunan ceza miktarı bakımından 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasında uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş ise de mahkemece ''Olayın meydana geliş şekli, olayda yaralanan ve ölen yakınlarının şikayetçi olup, katılma talebinde bulunmaları dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının TCK.50. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine taktiren yer olmadığına' şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile uygulanmasına karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.