12. Ceza Dairesi 2020/4967 E. , 2023/4209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2021/465 Esas, 2016/197 Karar sayılı kararı ile sanığın, taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli ve 2016/275582 sayılı, bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi;
Kusuru olmadığına, takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar vekilinin temyiz sebebi;
Herhangi bir hukuki sebep içermemektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü:
1.Olay tarihinde saat 21.35 sıralarında sanık ...'in kullanmakta olduğu tescilsiz motosiklet ile ... Bulvarı üzerinde batı istikametinden doğu istikametine doğru seyir halinde olduğu, ... Bulvarı ile 336'ıncı sokağın kesiştiği noktada bulunan kontrolsüz yaya geçidine yaklaştığı sırada, gidişe göre yolun sol tarafında orta refüjde bulunan yaya ...'in karşıya geçmek amacıyla yola çıktığı, sanığın duramayarak yaya ...'e çarptığı, yaya ...'in Nazilli Devlet Hastanesinde yaşamını yitirdiği, 31/08/2012 tarihli ölü muayene tutanağına göre, ...'in ölüm sebebinin trafik kazasına bağlı beyin kanaması olduğunun tespit edilmiştir.
2. Trafik bilirkişi raporu, Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporu ve İTÜ bilirkişi heyeti raporu ile; sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile gece vakti,aydınlatmanın mevcut olduğu bölünmüş yolda seyri sırasında kavşak mahalline geldiğini ve yaya geçidini kullanarak geçiş için kaplamaya giren müteveffa yayayı dikkate alarak hızını durabilecek şekilde azaltmadığı, müteveffa yayayı ikaz edip etkili direksiyon tedbirine başvurmadığı anlaşılmış olup meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
3.Sanık hakkında atılı taksirle ölüme sebebiyet verme suçunun sabit görüldüğü ve cezasında taksir derecesi sanığın kaza sonrası müteveffa ve ailesi ile ilgilenmemesi, sanığın ehliyetsiz bir şekilde motosiklet sevk etmesi hususları gözetilerek cezanın alt sınırından uzaklaşılarak tayin edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Ceza Miktarına İlişkin Temyiz İstemi ve Tebliğnamenin Bu Husustaki Bozma Görüşü Yönünden;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanığın Takdiri İndirim Uygulanmamasına İlişkin Temyiz İstemi ve Tebliğnamenin Bu Husustaki Bozma Görüşü Yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14-521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
C. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) maddesinde açıklanan nedenle Nazilli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2021/465 Esas, 2016/197 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!