WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/4940 E.  ,  2023/2838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1810 E., 2016/427 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/1810 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 54 üncü maddesi gereğince neticeten 24.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli emanetteki materyalin müsaderesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.09.2020 tarihli ve 2016/141259 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ceza miktarının fazla olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve müvekkil hakkında mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Mahkemece, ''...23/07/2015 tarihinde saat: 16:30 sıralarında Mamak İlçesi Küçükkayaş Mahallesi Mavi Göl Caddesi No:65 sayılı adreste faaliyet gösteren Petrol Ofisi Avcı Petrol isimli akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan ölen ...'ün market üst katında bulunan çalışma ofisi camlarını iskeleden sildiği esnada dengesini kaybederek zemine düştüğü ve neticesinde hastaneye kaldırıldığı, hayati tehlikesi bulunan ...'ün olaya ilişkin beyanının alınamadığı ve tüm müdahalelere rağmen 26/07/2015 günü saat 16:30 sıralarında hayatını kaybettiği görülmüştür.

Ölen ...'ün anne ve babası olan müştekiler ... ve ...'ün 07/10/2015 tarihli dilekçeleri ve alınan beyanlarında özetle; sanığın zararlarını karşıladığını, maddi ve manevi tazminat bedelini taraflarına ödediğini, şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Soruşturma aşamasında yapılan bilirkişi incelmesi neticesinde hazırlanan 17/09/2015 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; işveren sanık ...'nın olayın meydana geldiği iskeleyi kişileri düşmekten koruyacak şekilde emniyetli olmasını sağlamaması, buradaki güvenliğin çalışanın insiyatifine terk edilmesi, akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalıştırdığı müteveffayı mesleki yönden ve iş güvenliği yönünden gereği gibi eğitilmeden, bilgilendirmeden, bilinçlendirmeden emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırmadan, denetlemeden istasyonun dış cephesinde platform üzerinde emniyetsiz şekilde çalışmasını engellemeden cam temizlenmesi işinde çalıştırmış olmasından dolayı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, ölen işçi ...'ün ise kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu belirtilmiş, bu rapor mahkememizce de oluşa uygun olarak değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.

Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığınca hazırlanan 19/11/2015 tarihli otopsi tutanağının sonuç kısmında ise özetle; kişinin ölümünün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ harabiyetleri sonucu meydana geldiğinin belirtildiği görülmüştür. Toplanan tüm delillere göre sanığın sabit olan eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Ceza tayin edilirken TCK' 22/4 maddesindeki kusur durumuna göre sanığın asli kusurlu olması, TCK'nın 61 maddesi gereğince, sanığın suçu işleyiş şekli, güttüğü amaç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yoluna gidilmiştir.
Sanığın soruşturma aşamasında müştekilerin zararını gidermiş olması nedeni ile sanığa verilen ve 2 yıldan fazla hapis cezası olarak verilen ceza taksirli suçtan dolayı verildiğinden adli para cezasına çevrilmiştir...''

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. Kolluk görevlilerince 24.07.2015 tarihli olay yeri basit krokisi ve görgü tespit tutanağı tanzim edilmiştir.

3. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan makine mühendisi A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişisi tarafından hazırlanan 17.09.2015 tarihli raporda, sanığın olayın meydana geldiği platformun kişinin düşmekten koruyacak şekilde emniyetli olmasını sağlamaması, buradaki güvenliğin çalışanın insiyatifine terk edilmesi, akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalıştırdığı müteveffanın, mesleki yönden ve iş güvenliği yönünden gereği gibi eğitilmeden istasyonun dış cephesinde platformun üzerinde emniyetsiz şekilde çalışmasını engellememesinden dolayı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu hususuna değinilmiştir.

4. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Ankara Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı 19.11.2015 tarihli otopsi raporunda,
''...
1-Kişinin ölümünün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ harabiyetleri sonucu meydana gelmiş olduğu kanaatini
...
Bildirir rapordur''.

Denilmektedir.

5. Sanık aşamalarda, ...'ün 4-5 yıldır yanında çalıştığını, akaryakıt pompacısı olarak görev yaptığını, kendisine ait yeni açılacak ikinci akaryakıt istasyonun camlarını silmek için iskeleye çıktığını, oradan düşerek vefat ettiğini, iskelenin etrafında korkuluk bulunduğunu, bu korkuluğu nasıl aştığını bilemediğini, ayağının kaymış olabileceğini, kendisinin olayda kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür.

6. Katılanlar şikayetlerinden vazgeçmişlerdir ve kendilerinin zararları giderilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde, kusur tayininde, hükmedilen temel ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

A) Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun (6331 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun çok tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun'un 15 inci maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17 inci maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Meslek Eğitimlerine dair Yönetmelik hükümlerine göre de eğitim alma zorunluluğu bulunan motorlu kara taşıtı yakıtının perakende ticareti işinde çalışan işçi ...'ün değinilen mevzuat hükümleri gereğince çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği, yüksekte çalışmanın ehil kimsenin gözetimi altında yapılmasının ve yüksekten düşmeyi önlemek için korkuluk, platform veya güvenlik ağı bulundurulmasının sağlanmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması isabetsiz bulunmuştur.

2. Kasten işlenen suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince müsadere hükümlerinin uygulanması yasaya aykırı görülmüştür.

B) Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden
1. Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini yerinde görüldüğünden bu hususta hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin hükmedilen sonuç cezanın 2 yıl ve altı hapis cezası olması durumunda uygulanabileceği düzenlemesine yer verildiği, işbu dosyada ise 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri gereğince hükmedilen hapis cezasının 3 yıl 4 ay şeklinde hükmedildiği gözetildiğinde mahkemece anılan hukuki müessesenin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde A kısmında açıklanan nedenlerle, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2015/1810 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı ve nevi açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.