12. Ceza Dairesi 2020/4851 E. , 2023/1683 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının aynı kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince adli para cezasına çevrilmesine, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/256646 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... ... vekilinin temyiz istemi temyiz iradesinden ibarettir.
2. Katılan ... ve vekilinin temyiz istemi;
Cezanın az olduğuna ilişkindir.
3. Sanık müdafiinin temyiz istemi;
Sanığın kusuru bulunmadığına, raporlar arasında çelişki bulunduğuna, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılanların güvence hesabından destekten yoksun kalma tazminatı tahsil ettiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1. Olay günü saat 21:15 sıralarında sürücüler ... ve ... idarelerindeki motosikletlerle meskun mahalde, iki yönlü, iki şeritli, kuru, düz, eğimsiz, asfalt kaplama, aydınlatmalı yolda seyir halindeyken istikametlerine göre sağdaki tali yoldan gelip anayola doğru sola dönüş yapan sanığın sevk ve idaresindeki ... makinesine ...'ın çarptığı, .'in ise çarpmamak için direksiyonu kırdığı, boş araziye savrularak motosikletinin devrildiği, kaza nedeniyle ... ve .'in öldüğü olayda, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır.
2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
3. Sanık savunmasında ''Olay günü ben traktör tipinde kovası ve arkasında beko sistemi olan ... makinası kullanırken, olay meydana geldi, ben elma yüklemek için olay yerine 200 mt yakınlıkta bir alana giderken, ben bu makinayı . yol istikametinden aldım, ana yola çıkmadan önce durdum, sağıma solama baktım ... tarafından iki . istikametine bir araçta ... istikametine geçti ben ana yola çıktım, 10-15 mt ilerledim, karşıdan hızlı lambaları sönük bir şekilde iki cisim gördüm biri sağımdan geçti diğeri makinanın arka kısmına vurdu, her iki cisimde benim şeridimden geliyorlardı, indikten sonra ben motorsiklet olduğunu anladım, motorun yanına gittim motorlu yatıyordu, kan yoktu, hemen 155 i aradım ve ambulansında yönlendirilmesini söyledim, başında bekledim daha sonra makinanın yanına geldim, olay akşam saat 21:00 sıralarında oldu" demiş, sorulduğunda; ''Ben kazadan sonra olay yerini terk etmedim, .bana 80 mt kadar uzaklıktaydı, yanında 20-25 çocuk vardı, o çocukların nereden geldiğini anlayamadım, ben korktuğum için orada bekleyemedim, ben . istikametine doğru seyir halindeydim, sokak lambası vardı, benim kaza alanımda lamba vardı, ancak ileride yoktu, ben cisimleri fark ettiğimde kendi makinamın ışık mesafesinde fark ettim, ban aşağı yukarı 30 yıldır ... makinası kullanırım, belgelerimde vardır, ben yolun acemisi değildim, benim makinamın içinde birde çocuk vardı, çocuğun yaşı küçük olduğu için 11 yaşında olduğu için psikolojisi bozulmasın diye söylememiştim, çocuğun ismi ...' idi, olayları çocukta görmüştü" şeklinde savunmada bulunmuş, hazırlık aşamasında ...'ın orta şerit çizgisi üzerinde kendisine çarptığını beyan etmiştir.
4. Tanık ...: "Olay günü .yolu kenarındaki parkda, ben, ., ... . soy ismini bilmediğim ... isimli arkadaşımla duruyorduk, yanımızda bulunan şahıslardan ... ve . gezmek için yola çıktılar, .kendi motoru vardı, ... benim motorumu istedi, ben motorbisikletimi verdim, yavaş yavaş yanımızdan motorbisikletle ayrıldılar, bizim oturduğumuz yerden motorların ışıkları görünüyordu, motorlar bize doğru geliyordu, yolun ortasına kepçe çıktı, ışıkları ve ... lambası yoktu, yolun ortasında bu kepçe durakladı, anayoldaydı kepçe, ilerleyecek oldu o esnada ...'ın motosikleti kepçenin arka tekerinin oraya çarptı, diğer motorbisikletde kepçenin önünde ya sıyırdı yada vurdu tam hatırlamıyorum, . bizim göremediğimiz taraftan geçtiği için nasıl geçtiğini bilemiyorum, biz koştuk ... yerde yatıyordu, sol bacağından kan geliyordu, ... bağladık, . diğer taraftaydı onun yanına da gittik ambulans geldi, ifademi olay yerinde verdim" demiş, sorulduğunda: "bizim bulunduğumuz park kaza yerine 200 mt uzaklıktaydı, saat 21:15 de kaza oldu, hava karanlıktı, farlardan olay yerini gördük, motorbisikletlerin hızlarını bilemiyorum, hatırlamıyorum" demiştir.
5. Kaza tespit tutanağında, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, Adli Tıp Kurumu raporunda sevk ve idaresindeki ... makinesi ile seyri sırasında ilk geçiş hakkını anayoldan gelmekte olan müteveffaların idarelerindeki araçlara vermeyen sanığın asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise tarafların müşterek kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan ... ve vekilinin temyiz talebi yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak 2 kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan ... ... vekilinin temyiz talebi yönünden;
Katılan vekilinin temyiz iradesini yansıtan süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın tebliğ edilmesine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
3. Sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden;
A. Kusur yönünden;
Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği yönünden;
Güvence fonundan ölüm halinde destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, bunun dışındaki zararlara ilişkin ödeme yapılmadığı, bu zararın da doğrudan sanık tarafından giderilmediği, sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı bakımından da yasal engel bulunduğundan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Trafik Güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği yönünden;
Zarar ile tehlike suçu bir arada işlendiğinde, zarar suçundan mahkumiyete karar verildiği hallerde tehlike suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, tehlike suçuna ilişkin beraat kararı verilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir
5. Sanık hakkında kurulan hükümde, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına, uygulama maddelerinin eksik gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 3. paragrafın hükümden çıkarılarak yerine ''Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 4 yıl 2 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1520 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 T L olarak hesabıyla 30.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına”
ibaresinin eklenmesi, hükme ''Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!