12. Ceza Dairesi 2020/4840 E. , 2023/4124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/280 E., 2016/74 K.
HÜKÜMLER : Beraat- Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ..., ... ve ...'nin hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçunda kusurları bulunmadığından beraatlerine; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 havale tarihli ve 2016/132698 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri; kusur tespitine, sanıkların sorumluluklarının ve kusurunun bulunmadığına, maktulün esasen ...'ın işçisi olduğuna, ölenin tamamen kusurlu olduğuna, dosyadaki delil durumuna göre suçlulukları sübuta ermeyen sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri; sanığın hiçbir sorumluluğunun olmadığına, ... İnşaatın işçilerden sorumlu olduğuna, tüm işçilerin SGK girişlerinin ... İnşaat tarafından yapıldığına, söz konusu inşaatın şantiye şefi olan ...'nın kusurlu olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, maktulün ölümü ile sanık arasında nedensellik bağı bulunmadığına, kararın bozulması talebine ilişkindir.
C. Sanık ...'in Temyiz Sebepleri; olayda kusuru bulunmadığına, bir aylık süre zarfında 2-3 kez inşaat alanına gittiğini, göreve başladığında tespit ettiği eksiklikler konusunda 42 sayfa rapor hazırladığına ve bunu yetkililere sunduğuna, maddi durumundan dolayı avukat tutamadığına, ölenin eğitim aldığı bilgisinin kendisine söylendiğine, kararın bozulması talebine ilişkindir.
D. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyetine karar verilen sanıkların da üst hadden cezalandırılması gerektiğine, ölenin olayda kusurunun bulunmadığına, sanıkların tam kusurlu olduklarına, tüm sanıkların üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Maktul ...'un ... İnşaatın sahibi olduğu demir ve kalıp işlerinin taşeron ... İnşaat Firmasınca yerine getirildiği, ... ilçesi ... Mahallesi 141. Sokak üzerinde bulunan bina inşaatında kalıpçı ustası olarak çalıştığı, maktul ...'un 22.03.2014 günü saat 14:00 sıralarında İnşaatın 4. katında kuzeydoğu istikametinde bulunan balkonun tavan kalıplarını sökerken dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu öldüğü anlaşılmaktadır.
2.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2014 tarihinde düzenlenen ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, maktül ...'un yüksekten düşmeye bağlı kafatası, kot ve skapula kırıkları ile müterafik kafa ve göğüs travmasının tevlit ettiği kanama nedeniyle oluşan beyin doku hasarı nedeniyle öldüğünün tespit edildiği görülmüştür.
3.Mahkemece; "...Iddia, sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, inşaat işçisi olan ...'un kazanın meydana geldiği inşaatın 4. Katında balkon çıkıntısının kalıplarını sökerken düştüğü ve sonrasında öldüğü,
İşçinin çalışırken kemerini güvenlik ipine bağlamadığı, çalıştığı balkonun etrafında düşmeyi engelleyici file ve güvenlik ağı olmadığı, alt katlarda da düşmeye karşı platformlar yapılmadığı, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususlarda işçi eğitimlerinin usulünce yapılmadığı,
Kazanın meydana geldiği inşaatın müteahhidinin ... İnşaat sahibi ve yetkileri olan ... ve ... olduğu, bu inşaatın kalıp ve demir işçiliği için ...'ın sahibi olduğu ... İnşaat şirketi ile sözleşme yaptıkları,İnşaatta çalışan ölen ve diğer işçilerin ... İnşaat çalışanı olarak resmi kayıtlarda gösterildiği, sözleşme ile taraflardan birisinin sorumluluğunun kalkmadığı, her iki şirket yetkililerinin sorumluluklarının devam ettiği, Gerekli tedbirlerin alınması, uygulanması ve denetlenmesinden ... İnşaat ve ... İnşaat sahip ve yetkililerinin sorumlu olduğu, ... İnşaatın iş güvenliği uzmanı olan sanık ...'in iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamaması, alınacak tedbirleri belirlememesi ve işverene, taşerona bunları bildirmemesi, güvenliksiz çalışmayı engellememesi sebebiyle kusurlu olduğu, Dosya kapsamına, sanıkların sıfat ve yetkilerine 20/08/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunun daha uygun düştüğü, bu sebeple diğer raporlardan üstün tutulup hükme esas alınması gerektiği, Kazanın meydana gelmesinde ölenin asli, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in tali kusurlu oldukları kanaatine varıldığından;
Sanıklar ..., ..., ..., ...'in taksirle bir insanın ölümüne neden olmak suçundan eylemlerine uyan TCK nun 85/1, 62/1, 50, 52/2 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına,
Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında atılı suçtan cezalandırılmaları talebi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, bu sanıkların sıfatları ve yaptıkları iş nazara alındığında kazanın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığı anlaşıldığından, sanıkların üzerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine..." gerekçeleri ile sanıklar ..., ... ve ...'nin hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçunda kusurları bulunmadığından beraatlerine; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
4.22/03/2014 tarihli olay yeri inceleme raporunda; inşaatın 5 katlı olduğu, giriş kısmında duvarlarda güvenlik ve uyarı ikaz işaret levhalarının bulunduğu, inşaatın giriş kısmı sol tarafta bulunan tuğla yığınlarının arasında birinin üzerinde kırmızı şüpheli leke bulunan iki adet inşaat eldiveni, ... ibareli beyaz renkli baret, inşaat emniyet kemeri ve kalıp sökme manivela demiri olduğu, olayın meydana geldiği 4. Katta ölenin en son çalıştığı belirtilen yerin balkon çıkıntısı olduğu, bu katın duvarlarının örülü olmadığı, iki kiriş arasına ip bağlı olduğu, sökülmüş kalıpların olduğu, balkon tavanındaki kalıpların kısmen sökülmüş olduğunun belirtildiği, dosyadaki sözleşmeye göre ölenin ... Mimarlık şirketinin işçisi olduğu, işe başlama tarihinin 09/12/2013 olup yapılacak işin kalıp işi olarak belirlendiği, sözleşmede ... Mimarlık şirketi ve ölenin imzasının bulunduğunun belirlendiği görülmektedir.
5.... Mimarlık şirketinin sahibi sanık ... ve sanık ...'ın yetkilisi olduğu ... İnşaat şirketi arasında yapılan sözleşme hükümleri incelendiğinde; birinci maddesinde bu teklifin şantiyenin malzeme hariç tüm kalıp ve demir işçilik bedellerini kapsadığı, dördüncü maddesinde işçilerin kullanacağı işçi ve güvenlik alet edavatı ile kalıp ve iskele malzemelerinin taşerona ait olduğu, onuncu maddesinde inşaatta çalışacak olan tüm işçilerin sosyal güvenlik kurumuna kayıtlarının işveren tarafından karşılanacağı, SGK'ya karşı tüm sorumluluğun işverende olacağı, yirmi birinci maddesinde ... İnşaatın sadece malzeme temini ile mükellef olduğu, ilgili şantiyede çalışacak olan tüm personelin işveren tarafından sigortalanacağı, işyeri ve işçi sağlığı kriterlerinin işveren kontrolünde yerine getirileceğinin yazıldığı, inşaatın yapımı aşamasında ilgili inşaatta muhtemel kazaları önleyici profil veya sac veya güvenlik bandı kullanılarak bariyerler yapılacağı, bariyerlerin yapımının ... İnşaat firması tarafından karşılanacağı, bariyer mülkiyetinin ... İnşaata ait olduğunun yazılı olduğu, işveren olarak ...'nın taşeron firma olarak ... şirketinin imzalarının bulunduğu belirlenmiştir.
6. Soruşturma aşamasında alınan tek kişilik 29.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda ... İnşaat adına sorumlu şüpheli ... açısından, bilgi alma tutanağına dayanılarak kendi ifadesi olan ...'nun işçi sorumluluğunu kabul ettiğinden olay ile ilgil sorumluluğu bulunmaktadır. Yetkili olarak hiçbir uyarıda bulunmadığından ve uyarıları tutanaklar ile belgelemediğinden iş sağlığı ve güvenliği yüksekte çalışmalarda yönetmeliğin Ek 4 de belirtilen (ğ) maddesince görevini yapmadığı için hafif kusurlu olduğu, ... İnşaat adına çalışan şüpheli ... açısından, ... inşaatın sorumlusu olarak çalışan ... bağlı bulunduğu firmanın sorumluluğu olan iş sağlığı ve güvenliği açısından gerekli malzemeleri temin ettirmediği, güvenlik bandı, korkuluklar ve 3 veya 2 katta bulunması gereken güvenlik ağını temin ettirmediği için hafif kusurlu olduğu, ... İnşaat sahibi şüpheli ... açısından, inşaat ruhsatı sahipliğini ... İnşaat'ın yaptığı aralarında ... İnşaat adına sözleşmeli olarak çalıştırdığı demir ve kalıp işlerinde çalışacak işçilerin temin eden ...'ın İş Kanunu 2. maddesine göre alt işveren sıfatıyla çalışmalar yaptığı anlaşılmıştır. Olayda inşaatta çalışma süresince iş sağlığı ve güvenliği açısından yüksekte çalışmalarda uygulanacak emniyet kurallarına gerekli malzemeleri temin etmeyip çalışanın ölümünde 1. derecede sorumlu olup asli kusurlu olduğu, ... İnşaat sahibi şüpheli ... açısından, İnşaat ruhsatı sahibi olan ... isimli işveren İş Kanunu Madde 2'ye göre inşaatın işvereni konumunda olup, İş Kanunu madde 75'te belirtilen işçilerin özlük dosyalarında bulunması gereken okul diploması, çek tehlikeli işlerde belirtilen kollarda mesleki eğetimin sertifasının aldırılmadığı, çalışanı ...'un 09 Aralık 2013'ten 21 Mart 2014 tarihine kadar sağlık raporsuz çalıştırıldığı, ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu madde 4'te belirtilen çalışnaların sağlık ve güvenliklerinin sağlamakla sorumluluğunu yerine getirmediği madde 17'de belirtilen temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimine katılım belgesi aldırmamıştır. Yüksekte çalışmalar için işçilerin periyodik sağlık kontrollerinin belgesi bulunmadığı ve kişisel koruyucu donanımları kullanmayan çalışanlara uyarı tutanaklarının bulunmadığı, tespitleri yapılmış olup, bununla beraber Acil Durum Eylem Planının (ADEP) ve her işletmede ilk yardımcı eğitimini belgeleyen çalışan bulunmadığı için asli kusurlu olduğu, ... İnşaat'ın Risk Analiz Sorumlusu şüpheli ... açısından, 6331 sayılı Risk Analiz Değerlendirme Raporunda belirtilmesine karşın ilk yardımcı bulundurulmadığı risk analizi madde 13 kalıp söküm işlerinde de belirtilen uyarıları şartları ivedilikle yerine getirmediği ve kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, kusurlu olduğu, ... İnşaatta ÇSGB İSG-KATİP sisteminde iş güvenliği uzmanı olarak görev yapan şüpheli ...'in çalışalara iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermediği, inşaat çalışmalarında resmi onaylı tespit ve öneri defterine uyarıları yazmadığı ve görevini yerine getirmediği için kusurlu olduğu, ... İnşaatta ÇSGB İSG-KATİP sisteminde iş güvenliği uzmanı olarak ataması bulunan işyeri hekimi şüpheli ...'in çalışanların sağlık raporlarının ... İnşatta işe başlamasından itibaren sözleşme tarihi olan 09.12.2013'ten önce sağlık raporunun aldırılması uyarısını yapmadığı için olayda kusurlu olduğu belirtilmiştir.
7.Yargılama aşamasında 26.11.2014 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 03/12/2014 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda; ölenin inşaatın en tehlikeli yerinde çalıştığı, uyarılmasına rağmen iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymayarak belindeki emniyet kemerini çalıştığı balkonun kolonlarına bağlı bulunan güvenlik halatına bağlamadığı, bu sebeple hafif kusurlu olduğunu, ... İnşaat sorumlusu sanık ...'nun kendisiyle ilgili yazılı bir görevlendirme yapılmamış olması, inşaat sahasında malzeme ve diğer iletişim akışını sağlaması, ölen işçinin kendi işçisi değil ... inşaat şirketine ait işçi olması sebepleri kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını, ... İnşaat çalışanı ...'nin bu şirketin inşaat sahasından sorumlu olduğu, çalışanları sık sık uyardığı, ancak görevlendirilmiş yetkili teknik eleman olmamasına karşın ... İnşaat şirketinin işçilerinden sorumlu olmasına rağmen düşmeyi önleyici güvenlik önlemlerini aldırmaması sebebiyle hafif kusurlu olduğunu, ... İnşaat sahibi ...'ın sözleşmeyle işi yaptığı, demir ve kalıp işlerinde çalışacak işçileri temin eden firma sahibi olduğu, işleri alt işveren sıfatıyla yaptığı, yüksekte çalışmalarda uygulanacak emniyet kurallarına gerekli malzemeleri temin etmeyip asıl işverene de temin ettirmediği, bu sebeple asli kusurlu olduğu, ... İnşaat sahibi ...'nın işveren konumunda olup işçilerin dosyalarında bulunması gereken mesleki eğitim sertifikasını aldırmadığı, öleni sağlık raporsuz çalıştırdığı, çalışanların sağlık ve güvenliklerini sağlamakta sorumluluğunu yerine getirmediği, ölene iş sağlığı ve güvenliği eğitimine katılım belgesi aldırmadığı, yüksekte çalışmalar için işçilerin periyodik sağlık kontrolü belgesinin bulunmadığı, kişisel koruyucu donanımları kullanmayan çalışanların uyarı tutanaklarının bulunmadığı, ilkyardımcı eğitimini belgeleyen çalışan bulundurmadığı, bu sebeplerle asli kusurlu olduğu, ... İnşaat risk analiz sorumlusu ...'nın risk analizi değerlendirme raporunda belirtilmesine rağmen ilkyardımcı bulundurulmaması ve kalıp söküm işlerinde belirtilen uyarıları ve şartları ivedilikle yerine getirmemesi sebebiyle hafif kusurlu olduğu, iş güvenliği uzmanı ...'in çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermediği, resmi onaylı tespit ve öneri defterine uyarıları yazmadığı, bu şekilde yerine getirmediği için kusurlu olduğunu, işyeri hekimi ...'in sağlık raporu aldırılması uyarısı yapmadığı, ölenin yaşı itibariyle sağlık kontrolünden geçirilmediği, bu sebeple hafif kusurlu olduğunu, kazanın olduğu yerdeki balkonda iki kolon arasında fotoğraflara ve polis tutanağına göre halat bağlı olduğu, ancak halatın tek başına emniyeti sağlamayı ve işçileri tehlikelere karşı korumaya yeterli olmadığı, buna ilaveten balkon ucunda korkuluk yapılmadığını, dışa düşmeyi önleyici platform oluşturulmadığını, file ağ çekilmediğini, halatın yerinde mevcut olması veya olmaması durumuna göre kusurun değişmeyeceğini görüşü bildirilmiştir.
8. 22/04/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kazanın birinci sebebi olarak işin yetkili teknik eleman denetimi ve gözetimi, sorumluluğunda yapılmamış olması, iş güvenliğinin çalışanların inisiyatifine terk edilmiş olması, ikinci sebebinin ölenin betonerme kalıpların sökülmesi sırasında duvarın yüksek yerlerine ulaşılabilmesi için uygun iskelenin çalışma platformunun yapılmamış olması uygun olmayan iskele ve ahşap merdivenle yüksekte ve düşme riski olan yerde çalışma yapılması, üçüncü sebebinin olay yerinde emniyet kemeri ve baret gibi kişisel koruyucuların kullanılmasının sağlanmamış olması, dördüncü sebebinin işverenin işçisini mesleki yönden ve iş sağlığı güvenliği yönünden gereği gibi eğitmemiş, denetlememiş olması, beşinci sebebin ölenin dikkatsiz ve tedbirsiz çalışması olduğunu, olayın meydana gelmesinde ... İnşaat sahibi sanık ...'ın iş sağlığı ve güvenliği yönünden önlemlerin yeterince alınmasını sağlamaması nedeniyle asli kusurlu, ... İnşaat şirketinin işyerinde alt işverenin çalışmalarında iş sağlığı ve güvenliğinin alınmasıyla ilgili uyarıların yeterince yapılmamış olmasından dolayı kusuru bulunduğunu, bu tali kusurun cezaların şahsiliği ilkesinden dolayı iş güvenliği uzmanı sanık ...'e ait olduğu, ölenin kendi şahsi can güvenliği ön plana almamış olması, dikkatsiz ve tedbirsiz hareket etmiş olması nedeniyle tali kusurlu olduğunu, işyerinde iş güvenliği uzmanı görevlendiren ... İnşaat yetkilileri sanık ... ve ...'nın şahsi kusurlarının bulunmadığını, sanıklar ... ve ...'nin şahsi kusurlarının olmadığını belirtmişlerdir.
9. Mahkemece hükme esas alınan 20/08/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; olayın bir iş kazası olduğu, ölenin inşaatın 4. katında balkon çıkıntısı tavanındaki beton kalıplarını sökerek düşüp öldüğü, ölenin 57 yaşlarında tecrübeli bir kalıp ustası olmasına rağmen inşaatın 4. katında balkon çıkıntısındaki tavandaki kalıpları sökerken düşmeye karşı kendisini emniyete almadığı, emniyet kemeri kullanmadığı, emniyet kemerini bağlama halatına bağlamadığı, bu sebeple kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, kalıp sökülürken gerekli tedbirlerin sorumlular tarafından alınmadığı, emniyet kemerinin takılması, bağlama halatının kullanılması, uç kısımlara düşmelere karşı korkuluk, güvenlik ağı gibi önlemlerin alınması gerekmesine rağmen bunların yapılmadığı, inşaatın kalıp ve demir işçiliğinin ... İnşaat firmasına verildiği, ... İnşaat firmasının müteahhit olmayıp taşeron kabul edilebileceği, zaten bu sebeple ... İnşaat firmasının inşaatta iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurduğu, ölen ve diğer işçilerin ... İnşaat firmasının işçileri olduğu, bu sebeplerle kazanın meydana gelmesinde ... İnşaat firmasının da kusurlu olduğu, bu firmanın kusurundan firma sahipleri olan ... ile ...'nın sorumlu olduğu, ...'ın da inşaatın kalıp ve demir işçiliğini sözleşme ile alıp öleni çalıştırması sebebiyle kalıp sökülürken gerekli tedbirleri aldırmadığından kusurlu olduğu, ...'in iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamaması, alınacak tedbirleri belirlememesi ve işverene, taşerona bunları bildirmemesi, güvenliksiz çalışmayı engellememesi sebebiyle kusurlu olduğu, inşaatta kalıp ustaları olan ... ve ...'nin, ayrıca işyeri hekimi ...'in cezai sorumluluklarının olmadığı, buna göre ölenin asli kusurlu, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in tali kusurlu, sanıklar ..., ... ve ...'in kusursuz olduklarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
10. Olayın tanıkları M.K., K.K., E.İ., B.Ö.'nün anlatımları, olay yeri inceleme ve keşif tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
11.Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları inkar ettikleri, yargılama aşamasında alınan savunmalarında;
Sanık ...'nun; "Öncelikle şunu düzeltmek istiyorum, benim soruşturma aşamasındaki ifadelerde işçi sorumlusu olarak beyana geçmiş, o an ki telaşla o şekilde ifade vermişim benim inşaattaki sıfatım işçi sorumlusu değil iletişim sorumlusudur. Ben iletişim sorumlusu olarak çalışırım. İnşaatın ihtiyaçlarının giderilmesinde görev yaparım. Mesela malzeme gerektiğinde bunun teminini ben sağlar telefonlara bakarım. Ben olay anının görmedim ancak ses duyunca gittim. Ben vardığımda ... yerde yatıyordu. Üzerinde paraşüt tipi emniyet kemeri vardı. Ben nefes almasını sağlaması için kemeri ve eldivenlerini çıkarıp nefes almasını kolaylaştırmaya çalıştım. Kendisini düz zemine aldık. Benim yanıma ilk gelen .... İnşaatta çalışanlar kemer kullanırlar o gün ... da da kemer vardı ancak halata bağlamamış. Bu nedenle düşmüş. Bizim inşaatımızda ayrıca bir şantiye şefi olup olmadığını bilmiyorum. Ben patron olan ... ' ya bağlı olarak çalışıyordum. İşçi ve iş güvenliği ile ilgili bir görevim yoktu. Ara ara iş güvenliği uzmanları gelip bize eğitim verirdi. Olay günü ... 4. Katta balkonda kalıp söküyordu. Kendisi o gün sabah başka balkonda çalışırken çalışma pozisyonun yanlış olduğunu ve içeriden çalışması gerektiği yönünde Ali Poyraz tarafından uyarılmıştı. Bir gün önce de ben kendisini uyarmıştım. Zira bedeninin dışa verip çalışıyordu bu yanlış bir çalışma şekli idi. Ben vazifem olmamasına rağmen dolaşırken bu durumu gördüğüm için kendisini uyarmıştım zira patronun kesin emri vardı kendisi sürekli gelemediği için bu tür yanlışlıkları gördüğümüzde sorumlu olan da olmayanda birbirini uyarsın derdi. Bütün çalışanların güvenlik ekipmanları kendisine tutanak ile teslim edilmişti",
Sanık ...'nın; "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ediyorum. Ben inşaatın yapıldığı arsanın sahibiyim, inşaatı yapan ... da benim oğlumdur. İnşaatta gerekli malzemeler ile ilgili olarak bunları satan yerler ile anlaşmamızı yaparız ihtiyaç olduğunda sanık ... bu malzemeleri bu yerlerden teminini sağlar. Ben olay anında inşaatın yakınında idim. Haber verilince gittim ben vardığımda ...'ı bir kenara almışlar ve üzerindeki kıyafetleri çıkarmışlardı. Biz inşaatlarda herkese sorumluluk yükleriz. Güvenlik tedbirlerini almalarını söyleriz. Herkesi de uyarırız. Sanık ... inşaatta bulunup gelen malzemeler ve ihtiyaç olan malzemeler ile ilgili bize bilgi verir. Çalışanların güvenlikleri ile ilgili tedbirleri sözleşmeye göre ... inşaat alır. Biz inşaattaki kalıp işini bir kişiye, duvar işini bir kişiye şeklinde anlaşma ile yaptırıyoruz. Kalıp işi ile de ... inşaat ile anlaşmıştık. İşçileri biz tanımasak da çalışan işçilerin sigorta işlerini biz yaptırırız",
Sanık ...'nin; "Ben inşaatta ...'nın yanında çalışırdım paramı ondan alırdım sigortamı o yapardı ben kalıp ve duvar işinde çalışırdım usta başı idim, gerekli malzemeleri İrfan'a söylerdik o temin ederdi. Kazanın oluş anını görmedim iş yerinde çalışan işçilere kemer baret gibi güvenlik ekipmanları verilirdi. ...'ın inşaattan düşmesinden sonra olay yerine gittim kemeri ve bareti vardı. Kemeri takılı olmadığı için düşmüş olmalı. Kural olarak iş yerinde güvenliği iş sahibi denetler. Ancak biz kendi kendimizi denetlerdik sadece bir kaç defa ... gelip kontrol edip gitmişti",
Sanık ...'ın; "Suçlamaları kabul etmiyorum Kazadan İrfan bildirince haberim oldu. Ölen de dahil olmak üzere 10-15 kadar işçi ile birlikte3-3,5 yıldır çalışırım zaten daha öncesinde bizim şirketimizden de sigortalıkları vardır. Benim ... ile yaptığım anlaşma gereği yükümlülüğüm sadece kalıp malzemelerini temin etmekle sınırlıdır ayrıca talep olunması halinde iş güvenliği ile ilgili önlemlerin alınması bizim sorumluluğumuzdadır. İş güvenliği ile ilgili baret, kemer gibi malzemeleri temin etmek de bize aitti. Bunları da sözleşme gereği temin ettik. Çalışanlar bu kapsamda ölen de dahil olmak üzere ücretlerini ... İnşaattan alırlardı. Kazanın meydana gelmesinde bir kusurum yoktur. O tarihte çalışan hiç bir işçi bizim inşaatımızda sigortalı değildi, işimiz yoktu ... da bu durumu öğrenip kalıpları kiralamak isteyince kalıpları kiraladık. Bunun üzerine personeli de isteyince personelimi ona yönlendirdim",
Sanık ...'in; "Ben ... İnşatın iş yeri hekimi idim olay bana haber verilince hastaneye gittim ve ölenin sağlık durumunu takip ettim olayla başka bir bilgim yoktur",
Sanık ...'in; "Ben kazanın meydana gelmesinden 1 ay önce ... İnşaatla iş güvenliği ile ilgili sözleşme yaptım zaten bu ve benzer durumlarda iş güvenliği uzmanı bulundurma zaruriyeti yeni başlamıştı inşaata gittiğimde kolonlar arasında halat çekerek kemerleri bağlayıp baretleri de takılı vaziyette çalıştıklarını gördüm ve çalışanları bu nedenle kutladım. Risk analizlerini yaptım raporları hazırladım. İş güvenliği hususunda çalışanların aldığı eğitim bir yıl geçerlidir ölen ve orada çalışanlar daha önceden ... inşaatta çalışırken bu eğitimi almış olduklarından yeniden eğitim almalarını gerekli görmedim bizim ayda 3 saat hizmet vermemiz yasal zorunluluktur. Bunu da yerine getirdim. Ben inşaata gittiğimde öleni özel olarak tanımadım. Çalışma şeklini görmedim. Ancak ben bu inşaattaki güvenlik tedbirlerini başka hiç bir inşaatta görmedim kaza anında orada değildim daha sonra haberim oldu",
Sanık ...'nın; "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum. Ben ... Mühendislik Şirketinin sahibi ve yetkilisiyim. İnşaattaki kalıp işi ile ilgili olarak ... İnşaat firması ile yaptığımız bir sözleşme vardır o sözleşme gereği sorumlu olan bu şirketin yetkilisi ... dır. Ekipmanların teminden ve kullanımından o sorumludur. Ancak ölen işçi gerekli ekipmanları kullanmamıştır bu nedenle işçi asli kusurludur zira üzerindeki ekipmanı takmamıştır. Yani halata bağlantı yapmamıştır. Karışıklık olmaması için işçilerin sigortası benim şirketin üzerinden gösterilmektedir bu olayda da ölen benim şirketin üzerinden sigortalıdır. Ayrıca ... sözleşmemiz gereği sorumlu birisini bulundurmak zorunda idi. Gerekli güvenlik tedbirlerini bu firma almakla sorumlu idi" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
12. Ölenin oğlu ve eşi olan katılanlar ... ile ...'un, her aşamada sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri, 02/10/2014 tarihli duruşmada Mahkemece haklarında katılma kararı verildiği anlaşılmıştır.
13. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları, tanık anlatımları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Kusur Durumu Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen 20/08/2015 tarihli bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, inşaatta kalıp ustası olarak çalışan sanıklar ... ve ...'nin, ayrıca işyeri hekimi sanık ...'in kusurları bulunmadığından cezai sorumluluklarının olmadığı bu nedenle sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına ilişkin Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları, tanık anlatımları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili ile sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Kusur Durumu Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen 20/08/2015 tarihli bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği buna göre maktulün çalıştığı kalıp sökme işlerinin yapılması esnasında gerekli tedbirlerin alınmadığı, emniyet kemerinin takılması, bağlama halatının kullanılması, uç kısımlara düşmelere karşı korkuluk, güvenlik ağı gibi önlemlerin alınması gerekmesine rağmen bunların yapılmadığı, inşaatın kalıp ve demir işçiliğinin taşeron olarak ... İnşaat firmasına verildiği, ... İnşaat firmasının inşaatta iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurduğu, ölen ve diğer işçilerin ... İnşaat firmasının işçileri olduğu, bu sebeplerle kazanın meydana gelmesinde ... İnşaat firmasının da kusurlu olduğu, bu firmanın kusurundan firma sahipleri olan ... ile ...'nın sorumlu olduğu, ... İnşaat firması yetkilisi ...'ın da inşaatın kalıp ve demir işçiliğini sözleşme ile alıp öleni çalıştırması sebebiyle kalıp sökülürken gerekli tedbirleri aldırmadığından kusurlu olduğu, ...'in iş güvenliği önlemlerinin alınmasını sağlamaması, alınacak tedbirleri belirlememesi ve işverene, taşerona bunları bildirmemesi, güvenliksiz çalışmayı engellememesi sebebiyle kusurlu olduğu, ayrıca ... İnşaat firmasının işin yürütülmesi esnasında taşeron üzerinde denetiminin dolayısıyla da yetki ve sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili ile sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin ölmesine neden olan ve tali kusurlu oldukları Mahkemece kabul ve tespit edilen sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden
Mahkemece sanık ... hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "Mağdurun uğradığı maddi zararın giderilmemiş olması nedeni ile..." şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5.Suç Vasfı Yönünden
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 9. maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre, inşaatta yapılan kalıp işlerinin çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, 6331 sayılı Kanun'un 15 inci maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17 nci maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Meslek Eğitimlerine dair Yönetmelik hükümlerine göre de eğitim alma zorunluluğu bulunan inşaatta kalıp işlerinde çalışan maktul işçinin değinilen mevzuat hükümleri gereğince çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği, yüksekte çalışmanın ehil kimsenin gözetimi altında yapılmasının sağlanmadığı anlaşılmakla, sanıkların eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik ceza tayini sebebiyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür.
C. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili ile sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!