WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/3875 E.  ,  2023/4191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/39 Esas 2015/516 Karar
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bodrum 2. Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırlık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (62) inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;

1-Sanık hakkında ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2-Yapılan tadilatların tescilli yapıya zarar vermediğine,

3-Sanığın ruhsat harçlarının yüksek olması ve kiracı olması nedeniyle ruhsat alamadığını, bu nedenle yapılan tadilat ve onarımların suç vasfı taşımadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Yapılan yargılama neticesinde toplanan delillere göre; sanık ... tarafından ... Mahallesi, ... Caddesi üzerindeki özel mülkiyetine ait 34 pafta, 204 ada, 29 parselde kayıtlı kentsel ve III. derece arkeolojik sit alanı içinde kalan üzerinde tescilli sivil mimarlık örneği yapının bulunduğu taşınmazda, işyeri olarak kullanılan zemin katta batı cephesinin tamamının ve güney cephesinin bir bölümünün ahşap kaplama yapıldığının, yine aynı cephelerde bazı açıklık boyutlarının değiştirildiğinin ve vitrin düzenlemesi yapıldığının, üst kat batı cephesinde kapı doğramasının değiştirildiğinin, kapı açıklığının önünde balkon yapıldığının, iş yeri olarak kullanılan alanda asma tavan yapıldığının, döşemenin değiştirildiğinin, bu bölüm ile yapının güney cephesinden girilen merdivenin bulunduğu bölüm arasındaki duvarın güncel malzeme ile örüldüğünün, üst kata ulaşan betonarme merdivenin yıkılmış olduğunun ve merdivenin giriş açıklığına kepenk takılmış olduğunun tespit edildiği, sanığın yapmış olduğu bu uygulamaların aldırılan ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporuna göre; dava konusu olan yerin Bodrum Belediyesi sınırları içinde kaldığının, ilgili belediyece yapılan imalatlar için yapı ruhsatı verilmediği, mimari projesi olmadığı, 12.03.2013 tarihinde inşaat haldeyken belediye görevlilerince tutanak tutulduğu, yapılan uygulamanın 3194 sayılı İmar Kanunu 5 maddesine göre bina kapsamında yerin tamiri ve tadilatı olduğu, 241 envanter numarası ile sivil mimarlık örneği olarak tescilli sakız tipinde iş yeri konut olan bina kentsel ve III. derece Arkeolojik sit alanı üzerinde bulunduğu, Bölge Bodrum Antik Kentinin de en önemli merkezi kesiminde yer aldığı, Günümüzde ... Caddesi üzerinde bulunan yapının civarındaki binaların da büyük çoğunluğu tescilli sivil mimarlık eserleri olup tümüne yakını da işyeri olarak kullanıldığı ve tüm yapıların da kullanımlarına uygun olarak tadilat gördükleri, gerçekleştirilen imalatın K.T.V.Y Kurulu'nun 660 sayılı ilke kararına göre Muğla K.T.V.K.B Kurulunun kararlarını aşan imalatlar olduğundan dava konusu müdahalelerin K.T.V.K.Y Kurulu'nun 660 sayılı ilke kararı, Koruma Kurulu Kararlarını aşan bir şekilde gerçekleştirildiğinden 2863 sayılı Kanunun 9 ve 16 maddeleri kapsamında izinsiz inşai ve fiziki müdahale olduğu, keşif tarihi itibariyle kullanılır durumda olduğu, yasal hale getirilmediği, ve kullanıldığının tespit edildiği, yine mahkememizce aldırılan ek bilirkişi raporuna göre ise; Dava konusu olan yapılan uygulamaların tescilli binanın özgün yapısına ve diğer unsurlarına ait geri dönüşü mümkün olmayan zarar meydana getirmediğinin bildirildiği, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları, yapı tatil zaptı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanığın III. derece doğal sit alanı olması nedeniyle özel imar rejimine tabi olan yer içerisinde mimari projeye aykırı olacak şekilde bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde izinsiz inşai nitelikte müdahalede bulunmak suretiyle 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği sabit olduğundan sanığın müsnet suçtan eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65 inci maddesinin (b) fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren asgari hadden ceza tayin edilirken; sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri hafifletici neden kabul edilerek cezasında Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmıştır.

Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması ve duruşmalardaki hal ve tavırları göz önüne alınarak; cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "

B. Sanık savunmasında; "Suça konu yerde on yıldır kiracı olarak bulunuyorum, üst kata çıkan demir merdivenler eskimişti, inip çıkarken tehlike yaratıyordu, bu yüzden merdivenleri yenilemek istedim, binanın içinde olduğu için herhangi bir yerden izin almam gerektiğini bilmiyordum, bina eski taş bir binadır, arkeolojik sit alanında kaldığını bilmiyordum, bana işyerini kiralayan kişi arkeolojik sit alanı olduğuna dair herhangi bir şey söylememişti, hatta değişiklik yapabileceğime dair noterden vekaletnamede vermişti, bu vekaletnameyi dosyaya gelecek celse ibraz edeceğim, taşınmazın 3. Derecede arkeolojik sit alanında kaldığını da ayrıca yapılacak ruhsata tabi olmayan değişiklikler ve tadilatlar için izin almam gerektiğinden haberim yoktu, geçmiş yıllarda da ufak tefek tadilatlar yapmıştık, herhangi bir sorun olmamıştı, suç kastım yoktur, beraatime karar verilmesini istiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

C. Mahkemece 06.06.2014 tarihinde fen, inşaat ve arkeolog bilirkişiler refakatinde keşif yapılmış, keşif akabinde 03.12.2014 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Rapor içeriği incelendiğinde; tescilli binanın bulunduğu yerin kentsel III. derecede arkeolojk sit alanı içerisinde kaldığı, yapılan uygulamanın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararlarını aşan bir şekilde gerçekleştiğinden izinsiz inşai ve fiziki müdahale olduğu ancak uygulamaların binanın özgün yapısına ve diğer unsurlarına ait geri dönüşü mümkün olmayan zarar meydana getirmediği, keşif tarihi itibariyle kullanılır durumda olduğu ve yasal hale getirilmediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın kiracısı olduğu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesinde bulunan tescilli ve III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan yapıda izinsiz uygulamalar yapıldığından bahisle hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda zemin katında batı cephesinin tamamının ve güney cephesinin bir bölümünün ahşap kaplama yapıldığı, yine aynı cephe de vitrin düzenlemesinin yapıldığı, üst kat batı cephesinde kapı doğramasının değiştirildiği, kapının önüne seramik kaplama yapıldığı, iş yeri olarak kullanılan bölümde asma tavan yapıldığı, döşemenin değiştirildiği, üst kata çıkan merdivenin yıkılmış olduğu ve demirden merdiven yapıldığı, yapılan uygulamanın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun Kararlarını aşan bir şekilde gerçekleştiğinden izinsiz inşai ve fiziki müdahale olduğu ancak uygulamaların binanın özgün yapısına ve diğer unsurlarına ait geri dönüşü mümkün olmayan zarar meydana getirmediğinin bildirildiği anlaşılmakla;

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/39 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.