WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/3630 E.  ,  2023/3491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/375 E., 2015/568 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/375 Esas, 2015/568 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.09.2020 tarihli ve 2016/43257 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanığın kazıdan sonra müracaatta bulunmasının fiili suç olmaktan çıkartmayacağına,

3.Suçun tüm unsurları ile oluştuğuna,

İlişkindir.

B. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1.Sanığın soruşturma aşamasındaki beyanında önce izin almayı düşünmesine rağmen izin almaksızın kazı yaptığına dair beyanının, suç kastıyla hareket ettiği anlamına geldiğine,

2.Suçun tamamlandığına,

3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1."Sanığın savunmasında;dedesine ait mal varlığı gibi bir şey bulurum düşüncesiyle yarım metre kazı yaptığını daha sonra bu işin böyle olmayacağı aklına geldiğinden müze müdürlüğüne izin almak için gittiğini, yetkililerin kendisine taşınmazın hisseli olduğunu ve herkesin muvaffakatının olması gerektiğini söylediğini, bir kısım akrabalarıyla görüşüp bir sonuç almayacağını anlayınca izin almaktan vazgeçtiğini ifade ettiği, 05/06/2015 tarihli iki arkeolog tarafından düzenlendiği anlaşılan raporun ilk satırlarında ... isimli şahsın müdürlüğe gelerek evinin bahçesinde kazı yapmak istediğinden bilgi aldığının belirtildiği yani bu olayın sanığın başvurusuyla, bir başkasının ihbarı olmaksızın, ortaya çıktığı, sanığın bu yöndeki savunmasının doğrulanmış olduğu, sanığın aşamalardaki tutarlı beyanlarından görüleceği üzere suç kastıyla hareket etmediğinin anlaşıldığı, böylece yapılan keşif ve dosyada bulunan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanığın yüklenen suç açısından kasten hareket ettiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla CMK 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

2. Sanık savunmasında; "Annem ve ben dedemden kalma Oğulbağı Köyündeki evimizde ikamet etmekteyiz. Dedem çok varlıklı bir insandı. Köyde de bu konuda dedikodular vardı. Aynı eve ait olan bahçede ambarımızın ayaklarından biri çürümüştü ve onu başka bir tarafa kaydırmıştık. Bu sebeple ortaya çıkan yerdeki taşları gördüm ve konuşulan dedikodular aklıma geldi. Bir anlık düşünce ile dedeme ait mal varlığı gibi bir şey bulurum diye düşünerek yarım metre kazı yaptım. Daha sonra bu işin böyle olmayacağı aklıma geldi ve müze müdürlüğüne izin almak için gittim. Yetkililer bana taşınmazın hisseli olduğunu ve herkesin muvaffakatının olması gerektiğini söylediler. Bir kısım akrabalarımla görüştüm ve bir sonuç almayacağımı anlayınca izin almaktan vazgeçtim. Başkada herhangi bir kazı yapmadım. Keşif talebim vardır." demiştir.
3.Müze Müdürlüğü raporunda; sanığın Müze Müdürlüğüne gelerek, evinin bahçe kısmında define kazısı yapmak istediğini belirterek define kazısı hakkında bilgi aldığı, ayrıca bu alanda kazı yaptığını ve bir şey bulamadığını sonrasında da burayı kapattığını beyan ettiği, bununla birlikte bahçesinde eskiden beri küçük bir taş olduğunu ve incelenmesini istediği, ancak kazı için izin talebinde bulunmadığı, bahse konu yerde yapılan incelemede sit alanı olmadığı ve yasa kapsamında olmadığı belirtilmiştir.

4.Mahkeme mahallinde 04.11.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşifte, ev ve ahır arasındaki boşlukta kapatılmış çukurlar olduğunun gözlemlendiği belirtilmiştir.

5. Keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporu ile; dava konusu yerin 410 nolu parsel olduğu tespit edilmiş olup, dosya kapsamında bulunan tapu senedinin incelenmesinde, sanığın bahse konu taşınmaz hissedarlarından biri olduğu anlaşılmıştır.

6. Keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda; kapatılan kazı çukuru olduğu, kazı alanını kaplayan alana parke döşeme hazırlığı olduğu, hatta ev duvarına bitişik küçük bir alanda döşenmeye başladığı, alanın sit alanı ya da yasa kapsamında yer olmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
05.06.2015 tarihli Müze Müdürlüğü raporunda; sanığın Müze Müdürlüğü'ne gelerek, evinin bahçe kısmında define kazısı yapmak istediğini belirterek define kazısı hakkında bilgi aldığı, ayrıca bu alanda kazı yaptığını ve bir şey bulamadığını sonrasında da burayı kapattığını beyan ettiği, bununla birlikte bahçesinde eskiden beri küçük bir taş olduğunu ve incelenmesini istediği, ancak kazı için izin talebinde bulunmadığının belirtildiği, kolluk tarafından bahse konu yere intikal edildiği, sanığın oturduğu evin bahçesinde, eskiden ambar olan ve sonradan yıkılan alanda daha önceden kazı yapıldığı, kazı alanının 2-3 metrekarelik alanda 1 metre derinliğinde olduğunun tespit edildiği, sanığın kolluktaki beyanında, izin alarak kazı yapmayı düşünürken sonradan izinsiz olarak kazı yaptığını, yarım metre kadar kazdıktan sonra pişman olup usulünün nasıl olduğunu öğrenmek için Müze Müdürlüğüne gittiğini, duruşmadaki savunmasında da; dedesine ait mal varlığı bulma düşüncesi ile kazı yaptığını beyan ettiği dosya kapsamında, sanığın izin alması gerektiğini bildiği halde izin almaksızın, kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığı, sanığın kazı yaptıktan sonra Müze Müdürlüğü'ne sözlü olarak danışmasının suç kastını ortadan kaldırmayacağı ve üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/375 Esas, 2015/568 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.09.2023 tarihinde karar verildi.