WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/1360 E.  ,  2024/1174 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/376 E., 2016/950 K.
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2-1.cümle, 35, 53/1, 58/6 maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz sebepleri suçlamanın asılsız olduğuna, gıyabında hüküm tesis edildiğine vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ilişkilerini sona erdiren mağdureye tepki olarak, beraberlikleri döneminde kendisine gönderilen, ilişkinin varlığını ve boyutunu gösteren özel hayat kapsamındaki mesajları mağdurenin akrabalarına aksettirmek isteyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2-1. cümlesindeki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

UYAP kayıtlarına göre hüküm tarihinde Sincan 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu karar oturumunda hazır edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle CMK'nın 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Kabule ve uygulamaya göre de;

Sanığa isnat edilen TCK'nın 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. madde ve fıkrası uyarınca takibinin şikayete tabi olduğu, mağdurenin kovuşturma aşamasında 09.02.2016 tarihinde alınan beyanıyla şikayetinden vazgeçtiği anlaşıldığından, TCK'nın 73/6. madde ve fıkrası uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,

Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 19. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2013/470 Esas 2013/652 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının tanımı yapılan tehdit suçuna ilişkin olması; ayrıca hükümden sonra, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve TCK'nın 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 254 üncü maddesi uyarınca, aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanık hakkında bahsedilen ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.03.2024 tarihinde karar verildi.