WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/1345 E.  ,  2024/813 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde,

7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, dosya arasında bulunan 23.10.2015 tarihli T.C. Şahinbey Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısının ekinde bulunan 21.10.2015 tarihli tutanakta sanığın adresinin "Batıkent Mah. 09097 nolu sokak Çiçek Apartmanı No: 6 İç Kapı: 15 Şehitkâmil/GAZİANTEP" olduğunun bildirilmesi karşısında dosya kapsamından sanığın bilinen son adresinin bu adres olduğu ve bu adresin en son adresi esas alınarak bila tebliğ iade edilen tebligat bulunmadığı halde 02.04.2015 tarihli duruşmada beyanı alınırken bildirdiği "Alleben Mah. Şair Baki Sk. No:5 İç Kapı No:9 Şahinbey/GAZİANTEP" adresin en son adresi esas alınarak yapılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, "Batıkent Mah. 09097 nolu sokak Çiçek Apartmanı No: 6 İç Kapı: 15 Şehitkâmil/GAZİANTEP" adresine “Mernis Adresi” ibareleri ile çıkarılan ve mercii tarafından Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümleri kapsamında şerh düşülmeyen tebligatın, dağıtıcı tarafından, kendiliğinden, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesinin usule aykırı olmasından dolayı sanığın 12.07.2016 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair 13.07.2016 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel mahkemece sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1-3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'e yönelik hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 53/1-3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1. cümle, 53/1-3. maddeleri uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın müşteki Gönül'e yönelik hakaret suçuna ilişkin temyiz istemin reddi ile hükmün onanmasına, mağdur ...'ya yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal, katılan ...'e yönelik hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; mağdur ...'nun şikayetten vazgeçtiğine, temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; boşanma aşamasındaki eşi olan mağdur ...'nun rızası dışında cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini mağdurun kardeşi olan katılan ...'e internet üzerinden gönderen, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici ve vücut bütünlüğüne zarar vereceğine ilişkin mesajlar gönderen, mağdur ...'e onur, şeref ve saygınlığını rencide edici mesaj atan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 125/1 (iki kez), 106/1-1. cümlesindeki görüntü veya seslerin ifşa suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret ve tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
A)Mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından yukarıda ilgili bölümde öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B)Mağdur ...'ya yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Sanığa isnat edilen TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun aynı Kanun'un 139/1. maddesi uyarınca soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, mağdurun da 02.04.2015 tarihli sanığında hazır olduğu duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, sanığında vazgeçmeye açıkça karşı çıkmaması nedeniyle sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünde hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 139/1. 73/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,

C)Katılan ...'e yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Hakaret suçunun, suç tarihine göre uzlaştırma kapsamında bulunmayan TCK 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçu ile birlikte işlendiği iddia edildiğinden, CMK 253/3. maddesine göre uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk görülmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle sair yönleri incelenmeyen Gaziantep 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.02.2024 tarihinde karar verildi.