12. Ceza Dairesi 2020/1321 E. , 2024/3650 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2881 - 2018/2277
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat, Düzeltilerek esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteklerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün müşteki ...'nın temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan;
A.2863 sayılı Kanun'un 65/a, 5237 sayılı Kanunun 62/1,52/2, 51/3-7-8 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş,
B. 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Kanunun 62/1,52/2, 51/3-7-8 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
1.5271 sayılı CMK nın 280/2 maddesi uyarınca İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2096 Esas - 2016/441 Karar sayılı 13/12/2016 tarihli hükmünün sanıklar ... ve ... yönünden kaldırılmasına,
Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların yüklenen suçları işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine,
Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine,
2.5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesince 2012/2096 Esas - 2016/441 Karar sayılı 13/12/2016 tarihli, sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesi uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına,
Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından sanıkların 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine,
3.Sanıklar ... ve ... hakkında ilk derece mahkemesince 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesine muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüyle ilgili olarak CMK'nın 303/1 ve 280/2 maddeleri uyarınca,
a)Mahkumiyet hükmündeki "sanığın" olarak yazılan tüm ibarelerin "sanıklar ... ve ...'nın" olarak ve,
b)Hükmün 1. paragrafındaki "2863 sayılı yasanın" ibaresinden önce gelmek üzere "suç tarihinden sonra yasa maddesinde değişiklik yapılmış ise de ceza miktarında farklılık olmadığından suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5728 sayılı yasa ile değişik "ibareleri eklenmek suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
Müşteki vekinin temyiz nedenleri;suçun oluştuğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıklar ... ve ...'ın İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, Kuruçeşme Mahallesi 12 pafta, 1212 ada, 45 parselde tapuda kayıtlı gayrımenkulün maliki oldukları, gayrımenkulün Gayrımenkul Eski Eserler Anıtlar Yüksek Kurulunun 14.12.1974 tarih ve 8172 sayılı kararıyla Boğaziçi Sit Alanında kaldığı ayrıca da gayrımenkulün İstanbul III. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 06.09.1995 tarih ve 7618 sayılı kararıyla sivil mimarlık örneği olarak korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarından olduğunun tesbit edilmiş olduğunun anlaşıldığı,
Taşınmaz kültür varlıklarından olan gayrımenkulün sanıklar ... ve ...'ya diğer sanıklar malikleri tarafından kiraya verildiği bunlar tarafından kullanıldığı, ... Boğaziçi İmar Müdürlüğünce 05.05.2011 tarih ve 2927 sayılı yazılarıyla İstanbul 3. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna restorasyon projesi sunularak rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesinin değerlendirilmesi istenmesi üzerine, İstanbul 3. Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca 21.07.2011 tarihinde taşınmaz kültür varlığı gayrımenkulün yerinde yapılan incelenmesinde 27.07.2011 tarihli koruma bölge kurulu uzmanlarınca düzenlenen raporda belirtildiği üzere gayrımenkulde bulunan iki adet tescilli eski eserin restoran-cafe fonksiyonlu şeklinde tasarlandığı ve yapıların birleştirilerek işletme olarak kullanıldığı, gayrımenkulde doğuya bakan istinat duvarının oyularak restorant-cafenin ek mekanı şeklinde kullanıldığı, gayrımenkulün diğer kısmında kalan istinat duvarında Boğaziçi Sanat Gösteri Merkezi adı altında otoparak olarak kullanıldığının tespit edilmiş olduğunun bildirildiğinin anlaşılmış olduğu,
Sanıklar ... ve ...'ın sahibi oldukları taşınmaz kültür varlıklarından olan gayrımenkullerini diğer sanıklar ... ve ...'ya kiralayarak bilgileri dahilinde sanıklar ... ve ...'nın taşınmaz kültür varlığı gayrımenkulde izin alınmaksızın iki adet taşınmaz kültür varlığı binanın birleştirilip cafe- restarant olarak kullanıldığı ayrıca gayrımenkulden doğuya bakan istinat duvarının oyularak ek bir mekan yapılarak kullanılmasının sağlanarak, taşınmaz kültür varlığı gayrımenkulde izinsiz uygulamalar yaparak taşınmaz kültür varlığına niteliğinin geri dönülmez biçimde tahrip edilerek zarara uğramasına sebebiyet veren taşınmaz kültür varlığı gayrımenkul malikleri ... ve ... yaptıran sıfatıyla sanıklar ... ve ...'nın da yapan sıfatıyla hareket ederek 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Muhalefet ettikleri, her ne kadar sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemiş iseler de yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazda gerçekleştirilen inşaat faaliyetinin izin, onay ve ruhsat gerektirdiği fakat bunun yapılmadığının tespit edilmesi karşısında sanıkların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, bu şekilde eylemlerinin 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.
B. Mahkemece verilen karara karşı katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 25.09.2018 tarih 2017/2881 Esas 2018/2277 Karar sayılı kararı ile;
Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesi yönünden yapılan değerlendirmede; Dava konusu taşınmazın mülk sahibi olan bu sanıkların, taşınmazı 2008 yılında kiraya verdikleri, kira sözleşmesinde bu taşınmazda yapılacak değişiklikler yönünden Anıtlar Kurulu ve Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nden izin alınması gerektiği şartının getirildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor da bu taşınmazda sonradan yapılan değişikliklerin google-earth görüntülerine göre 2010-2011 yıllarında yapıldığının belirtildiği, dolayısıyla taşınmazdaki değişikliklerin kiraya verildikten sonra yapılması nedeniyle bu sanıklar tarafından yapılmadığı, kiralayan diğer sanıklar tarafından yapılan bu müdahalelere izin verdikleri veya iştirak ettikleri konusunda dosyada delil bulunmadığı gözetilerek, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri konusunda mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından bu sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraatlerine karar verilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesi yönünden yapılan değerlendirmede; Dosya içerisinde bulunan kira sözleşmesi, bilirkişi raporları, sanıkların beyanları ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın bu sanıkların ortak ve yetkilisi oldukları Meka İnşaat Ltd. Şti.'ne 01.08.2008 tarihinde kiralandığı, bu taşınmazın cafe - restaruant olarak işletilmesi amacına yönelik olarak tadilat ve ek yapılar yapıldığı, bu müdahalelerin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 2010 - 2011 yıllarında yapıldığı, bu tarihlerde taşınmazın sanıkların kullanımında olduğu, dolayısıyla bu müdahalelerin sanıklar ... ve ... tarafından yapıldığı kabul edilmiş, sanıklar Mehmet ve ... tarafından taşınmaza yapılan bu müdahalelerin, İstanbul 3 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun koruma altına aldığı kültür varlığına geri dönülmez şekilde zarar verdiği, bu müdahalelerin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasayla değişik 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesinde ve suç tarihinden sonra 08.10.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6498 sayılı Yasayla değişik 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesinde belirtilen inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, ceza miktarları yönünden yeni yasal düzenleme ile bir değişiklik yapılmadığı, bu nedenle sanıkların suç tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Yasanın 408. maddesi ile değişik 2863 sayılı Yasanın 65/a maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin bu sanıklar hakkında verdiği mahkumiyet kararının yerinde ve hukuka uygun olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun suç tarihinde yürürlükte bulunan yasa kısmı eklenmek suretiyle düzelterek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesi gereğince verilen mahkumiyet hükmü yönünden yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında ayrıca 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmiş ise de; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 408. maddesi ile değişik 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesinde "Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına, koruma amaçlı imar planlarına ve koruma bölge kurullarınca belirlenen koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar... cezalandırılır " hükmü gözetildiğinde, söz konusu düzenlemenin sit alanlarına ilişkin düzenleme olduğu, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından koruma altına alınan eserlere zarar verecek nitelikteki eylemlerle ilgili düzenleme olmadığı, bu davada sanıklara yüklenen eylemin, 3 nolu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından sivil mimarlık örneği olarak koruma altına alınan esere zarar verecek şekilde inşai ve fiziki müdahale olması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasa ile değişik 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesine uymadığı gibi, söz konusu madde de 6498 sayılı
Kanunda 08.10.2013 tarihinde yapılan değişiklikte bu düzenlemenin bulunmadığı, kısmen 65/a maddesine dahil edildiği, dolayısıyla sanıkların eyleminin 2863 sayılı Yasanın 65/b maddesine aykırılık teşkil etmediği, 65/b maddesinde belirtilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince tüm sanıklar hakkında bu madde gereğince verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Müşteki ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden müşteki ...'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden müşteki ... suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/a maddesi gereğince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/a maddesi gereğince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65/b maddesi gereğince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!