WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/1254 E.  ,  2024/330 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/278 E., 2016/205 K.
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.06.2020 tarihli ve 2016/362982 sayılı basının haber verme sınırlarının aşılması nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılanın özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi nedeniyle sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Muhabir olan sanığın Vatan Gazetesinin 10.09.2015 tarihli nüshasının ekinde bulunan Makaron adlı magazin bölümünün ilk sayfasında "BİTMEYEN BALAYI" başlıklı haber içeriğinde "Geçen Temmuz'da evlenen Sertap Erener-Emre Kula çifti ikinci balayı için Bodrum'u seçti" alt başlığı ile katılana ait mayolu ve dalış gözlüğü ile palet takmış olduğu hallde çekilmiş fotoğraflara yer verdiği iddiası ile sanık hakkında özel hayatın gizliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece; "Bitmeyen Balayı" adıyla yapılan haberde müdahil üç adet resmine yer verildiği, haber içeriğinde müdahilin kısa süre önce evlendiği, Emre K. ile Bodrum'da yeniden bir tatil yapmaya başladığı, sabah kahvaltısı sonrası çiftin denize girdiği geçen Temmuz'da İzmir'de evlenen çiftin balayına İskoçya'ya gittiğini bildirilmektedir., haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, ayrıca kamuoyunda bilinen ve geniş bir hayran kitlesi bulunan sanatçı müdahilin haberden kısa bir süre önce evlenmesi ile yeniden gündeme gelmesi ile üzerinde kamuoyu ilgisinin olduğu, haberde kullanılan ifadelerin müdahili küçültücü bir yanı olmadığı gibi müdahilin resimde verilen kıyafet tarzı ve resmin verilmesi şekline göre örneğin, pornografik bir görüntü de mevcut olmadığı, sanık taraf müdahilin bu şekilde mayolu resim ve tatil görüntülerinin birçok medya kuruluşunda zaten yayınlanmış olduğunu bildirerek delillerini sunduğu, bu durumda müdahilin kamuoyu nezdinde bilinen bir kişi olarak haberden bir süre önce evlendiği ve kamuoyu ilgisinin yeniden üzerinde yoğunlaştığı, bu konu ile ilgili haberlerin haber değerinin bulunduğu, haberin verilme şekli ve verilen resimlere göre rencide edici bir durumun bulunmadığı, verilen haberin sanatçının bu güne kadar çizdiği portrenin dışında bir algı yaratmadığı, ayrıca haberin veriliş şeklinin yerine göre gazetelerin mevcut haliyle bu tür tabloit eklerinin uygulamada mevcut olup kapsamlarının da benzeri haberlerle doldurulduğu ve bunun artık toplum tarafından benimsenmiş bir hal oluşturduğu bu haliyle suçun maddi unsurlarının oluşmayacağı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

3. Sanık 12.04.2016 tarihli duruşmada; "... ben yazılı savunmamı mahkemesine sunuyorum, kamuya açık bir alandı. Biz fotoğrafı çekerken etrafta tur tekneleri de vardı. Çırağan Kempinski isimli otelin iskelesinin önünde idi. Bu fotoğrafları bu şekilde çektik. Sertap Erener evlendiği gün evlilik fotoğraflarını kendisi sosyal medyadan servis etti, 3-4 gün sonra balayı için Bodrum a gittiklerini öğrendik, o şekilde gidip fotoğrafları çektik, aslında Sertap hanım ın evinde Hürriyet gazetesi özel mülkünde fotoğraf çekti, onu dava etmedi, biz özel mülk diye orada çekmedik, ama dava edildik.." şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; sanığın muhabirliğini yaptığı ulusal yayın yapan Vatan Gazetesinin 10.09.2015 tarihli nüshasının ekinde bulunan Makaron adlı magazin bölümünün ilk sayfasında "BİTMEYEN BALAYI" başlıklı haber içeriğinde "Geçen Temmuz'da evlenen Sertap Erener-Emre Kula çifti ikinci balayı için Bodrum'u seçti" alt başlığı ile katılana ait mayolu, dalış gözlüğü ve paleti olduğu halde çekilmiş fotoğraflara yer verilip "Sertap Erener ile eşi Emre Kula iş yoğunlukları biter bitmez soluğu Bodrum'da aldı. Teknede tatil yapan çifte Model grubunun solisti Fatma Turgut eşlik etti. Sabah kahvaltısı sonrası sıcak havadan bunalan çift, dalış gözlüklerini ve paletlerini takarak denize girdi. Erener kendisinden 18 yaş küçük eşine dalma dersleri verdi. Geçen Temmuz'da İzmir'de evlenen çift balayına İskoçya'ya gitmişti." ibareleriyle haber yapılmasına konu olayda;

Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece içinde bulunulan fiziki çevrenin özelliklerine bakılmamalı, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler de göz önüne alınmalı; ayrıca, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşup oluşmadığının tespiti için, her somut olayda, hukuka uygunluk sebeplerinin bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında; dosya içeriğine göre; ses sanatçısı olan mağdurenin, olaydan yakın bir tarih öncesinde evlendiği ve tatilini geçirdiği Bodrum'da, aksi ispat edilemeyen sanık savunmasına göre bir otelinin iskelesine bağlı olan tekne çevresinde gizliğini korumadan üzerinde mayosu olduğu halde dalış gözlüğü ve paleti ile yeni evlendiği eşi ile beraber denize girdiklerinin haber yapılmasında konu olayda, kamuya mal olmuş mağdurenin, yeni evlenmiş olduğu ve haberin görünen gerçeği uygun güncel olduğu, toplumun bilgilendirilmesi ve basının haber verme hakkı sınırlarının aşılmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir ancak;

Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/278 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "beraatine" ibaresinden önce gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.