WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/12195 E.  ,  2024/801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/576 E., - 2016/139 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2, 53. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanık tarafından, 3. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda 117,41 metrekare ölçüsünde, zemin katta kısmen duvar örülü, kısmen de kolon ilaveli olarak betonarme karkası tamamlanmış, devam eden, kalıpları sökülmemiş yapı inşa edildiği tespit edilerek 02.01.2013 tarihli yapı tatil tutanağı tanzim edilip Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması üzerine sanık hakkında 26.10.2013 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, yargılama devam ederken ilgili belediyece 11.03.2014 tarihinde yapılan kontrollerde 02.01.2013 tarihli durdurma tutanağı ve mühre rağmen inşaata devam edilerek yapının duvarlarının tamamının briketle örüldüğüne dair yeni bir tutanak tutulduğu ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, sanık hakkında bu kez 22.09.2014 tarihli iddianame ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçlarından dava açıldığı ve her iki dava dosyasının birleştirildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, "ilk tutanağın 02.01.2013 tarihinde tutulduğu ve sanık hakkında 26.10.2013 tarihli iddianame ile dava açıldığı, ilk davanın keşfi sırasında sanığın inşaata devam ettiğinin anlaşılması üzerine belediye ekiplerince 11.03.2014 tarihinde tutanak tutulduğu, sanığın yaptığı inşaatın niteliği, kolonlardaki kalıpların sökülmesi ve duvarlardaki eksik kalan briketlerin tamamlandığı göz önüne alındığında inşaata ilk tutanak sebebiyle açılan davadan sonra devam edildiğinin sabit olmadığı, tutanak tarihi ile iddianame tarihi arasındaki zamanın uzunluğu göz önüne alındığında inşaata devam fiilinin 26.10.2013 tarihinden önce olma ihtmalinin çok daha yüksek olduğu, kaldı ki ilk tutanakta sökülmediği belirtilen kalıpların bu kadar uzun süre sonra sökülmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle ilk iddianamenin öncesinde sanığın fiziki müdahalesine devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle de sonraki eyleminin yeni bir suç değil, zincirleme suç kapsamında kaldığı" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesi uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, hükümde, 2863 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/b maddesi yerine, suç tarihinden önce yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1 maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “65/b” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine, “65/1” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.