WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/12151 E.  ,  2024/1537 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan ...'nın temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından, mühür bozma suçundan kurulan hükmün Katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3-7-8 ve 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,

Sanık hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 203/1,62,1/1-3-7-8 ve 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri;sanığın cezalandırılmasının yerinde olduğuna ancak cezanın ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer nedenlere ilişkindir.

B. Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri;Erteleme şartlarının oluşmadığına, sanık hakkında teşditli ceza verilmesi gerektiğine, diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık tarafından, arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda izinsiz mevcut binaya kat çıkmak suretiyle fiziki ve inşai müdahalede bulunulduğu dosya kapsamında mevcut tüm tutanaklar ve bilirkişi raporları ile sabit görülerek sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

Mahkemece mühür bozma suçunda asıl olanın mührün konuluş amacına aykırı davranmak olduğu, mührün bizatihi kendisinin kırılmamış olması halinde dahi, mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi halinde de mühür bozma suçunun oluşacağı, olayda ise; mühürlenmiş binanın kullanılması halinde de mühür bozma suçunun oluşacağı dikkate alınarak sanığın mühür bozma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

17.04.2012 tarihli yapı tatil zaptı ile izinsiz zemin artı 1 katlı bina üzerine profil çatı yapılarak çinko ile kapatıldığı ve tuğla duvarlar örülerek oda yapıldığı sıva boya badana yapıldığı , kapı pencere ve camların takılı olduğu tespit edilmiş, inşaat mühürlenerek durdurulmuştur.

21.09.2012 tarihli tutanak ile 3. katın tamamen yapılarak kullanılmakta olduğu herhangi bir mührün olmadığı tespit edilmiştir.

Mahkemece 31.05.2013 tarihinde keşif yapılmış, keşif akabinde alınan fen bilirkişi raporu ile suça konu alanın III. Derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmiş, inşaat bilirkişi raporunda sonradan ilave edilen ikinci katın yığma kagir olarak inşa edilmiş, üzeri profil demirden yapılmış çatılı olduğu , binanın kullanılmakta olduğu ve 2012 yılında yapıldığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

IV.GEREKÇE VE KARAR
A. Katılan ... Vekilinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Açısından;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan ... Vekilinin Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Açısından;
T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısında uygulanamayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı Vekilinin 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talebi Açısından;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceğinden, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle il özel idaresi veya büyükşehir belediye başkanlığı bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin suç tarihinde koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu araştırılarak kapsadığının tespiti halinde, 2863 sayılı Kanunun 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamadığının tespiti halinde ise aynı Kanunun 65 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.