WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/12057 E.  ,  2024/1529 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-3-7. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.12.2020 tarihli, 2016/243096 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dava konusu eylemlerin sanık tarafından yapıldığına dair delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, mahallinde keşif yapıldığı, keşif sonrası 04/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu tarihi eser olan taşınmaz üzerinde yapılan inşai ve fiziki müdahalelerin ruhsatsız olarak yapıldığı, yapılan aykırı uygulamalardan kaynaklı durumun, malzeme ve teknik açıdan kolayca düzeltilebilecek tarzda olmadığının bildirildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, sanıkların kaçamaklı ikrarları, mahallinde yapılan keşif, keşif sonrası bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu rapor, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre, İstanbul ili, Fatih (Eminönü) ilçesi, Hobyar mahallesi 15 Pafta, 423 ada, 9 ve 10 sayılı parsellerde yer alan İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12/07/1995 gün ve 6848 sayılı kararı ile belirlenen tarihi yarımada kentsel ve tarihi sit alanı içerisinde ve İstanbul 4 Numaralı Kültür ve tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 11/08/2011 gün ve 4728 sayılı kararı ile düzeltmelerle uygun bulunan 1/5000 ölçekli tarihi yarımada koruma amaçlı nazım imar planı ve İstanbul 4 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25/07/2012 gün ve 788 sayılı kararı ile uygun bulunan tarihi yarımada (Fatih) 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında 2. derece koruma bölgesi sınırları içerisinde ve geleneksel ticaret alanlarında kalan, İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 06/06/1990 gün ve 1821 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilen, İstanbul 4 numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 26/01/2007 gün ve 974 sayılı kararı ile koruma grubunun 1 olarak belirlenen Vlora Han'da sanık ...'ın Tarihi Eminönü Dürümcüsü olarak işletilen iş yerini, sanık ...'un da Bikahve isimli iş yerini kiraladıkları, sanıkların iş yerlerinde tadilat yaparak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulundukları, böylece üzerlerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmayarak, tebliğnamedeki düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.''

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak, "Hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceği hususunun ihtarına karar verilirken ilgili Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi," ve "Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi," hususları
Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (6) nolu bendinin (3.) paragrafının başına "5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi, hükmün (6) nolu bendinin (3.) paragrafının devamına "TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususlarının sanığa ihtarına” cümlesinin eklenmesi cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2024 tarihinde karar verildi.