WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/12050 E.  ,  2023/2692 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/215 E., 2016/144 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1-Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2-Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3-Diğer temyiz sebeplerine ilişkin.

Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;
Sanığın herhangi bir izin almaksızın fiziki müdahalede bulunduğunun arkeolog bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu halde kanuni olmayan gerekçelerle beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin.

III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel Mahkemenin Kabulü

İddia, sanık savunması, mahallinde icra edilen keşif, alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan sair belge ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 2863 sayılı Yasanın 65. maddesine göre atılı suçun maddi unsurunun tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet vermek ve koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapmak yahut yaptırmak olarak hüküm altına alınmış olduğu; mahkememizce yapılan yargılama ve varılan kanaat neticesinde mahallinde yapılan keşif, keşif sırasında dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları ve mahkememiz gözlemi ile de sabit olduğu üzere bahsi geçen yerde fen bilirkişisinin raporunda belirttiği A ve B harfleri ile gösterilen kum alınan yerlerin oluşturduğu alanın binlerce metrekareye tekabül ettiği, yıllardır kurumlar ve şahıslar tarafından kum alımı yapıldığının anlaşıldığı, mahkememizce gözlemlendiği üzere zaten sanığın kum alımından evvel başkaları tarafından yıllardır kullanımla oluşan tahribatın söz konusu olduğu; sanığa isnat olunan kum alımının ise doğal şartlar gereği yağışlar ile oluşan göletin önünü açmak amacı ile olduğu, bu hali ile sanığın iddianameye konu yerin tahribine ve zarar görmesine kasten sebep verme amacının olmadığı, bu nedenle atılı suç yönünden kastının bulunmadığı ve suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

B. Sanık Savunmasında;" Üzerime atılı suçlamayı anladım, benim iddianame konusu yerin yakınında eşime ait arazimiz bulunmaktadır, ben aynı zamanda Seltem Kum ocağının sahibiyim, bahsi geçen yerden dere yatağında oluşan göletlerin önüne açmak amacıyla belediyeden Servet isimli şantiye şefi ile durumu görüştüm, oda bana su birinkintisini gidermek amacıyla kendiniz açın dedi bu nedenle fotoğraflarla tespit edilen araçlarım orada bulunmakta idi, araçlarla her ne kadar kum aldı isek yine aynı ş ekilde aşağı kısmına döktük, zaten o kumları işletmemde kullanmak söz konusu olamaz, olay yeri fotograflarla tespit edildiği ve bildiği üzere belediyenin araçları bulunmaktadır, belediye buradan yıllardır kum alır ve aldığı kumları taş döşeme işinde kullanır, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, Suçsuzum, beraatime karar verilmesini talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Nevşehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne telefon ile yapılan ihbar neticesinde yapılan araştırmalarda; Nevşehir ili Gülşehir ilçesi Gölyeri Mevkiinde 1. derece doğal sit alanı içerisindeki taşınmazdan ve çevresinden izinsiz kum alındığının tespit edildiği, yapılan araştırmalar neticesinde suç mahallinden kum alma işleminin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılması üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan iddianame düzenlendiği, açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; mahkemece 25.03.2016 tarihinde fen ve arkeolog bilirkişi refakaetinde keşif yapıldığı akabinde arkeolog bilirkişisinin raporunu sunduğu, ancak raporda kültür varlığında zarar meydana gelip gelmediği, herhangi bir fiziki ve inşai müdahale yapılıp yapılmadığı hususunda bir tespit yapmadığı anlaşılmakla, mahallinde fen ve bağımsız arkeolog bilirkişisi refakate alınmak suretiyle yeniden keşif icra edilerek, aykırılık nedeniyle kültür varlığında zarar meydana gelip gelmediğinin, fiziki ve inşai müdahale yapılıp yapılmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi akabinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/215 Esas, 2016/144 sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi.